Bir askeri müdahale (12 Mart 1971), bir darbe (12 Eylül 1980), bir post-modern darbe (28 Şubat 1997) yaşamış ve çilelerini çekmiş bir Lider'e veda ediyoruz.
Üç koalisyonda (CHP-MSP, MC-1 ve MC-2) Başbakan Yardımcılığı, bir hükümette (RP-DYP) Başbakanlık yapmış bir "Siyaset Çınarı" nı uğurluyoruz.
Nice pırıltılı isimler (Turgut Özal, Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Korkut Özal'la başlayan uzun, upuzun bir liste) yetiştirmiş bir Hoca'ya son görevimizi yerine getiriyoruz.
28 Şubat'ın 14'üncü yıldönümüne 24 saat kala hayata gözlerini yumdu. Son birkaç yıldır çözülen diller, açılan dosyalar, yapılan itiraflar, o post-modern darbenin nasıl bir "Dezenformasyon" ve "Manipülasyon" ürünü olduğunu olanca çıplaklığıyla, hayır olanca dehşetiyle gözler önüne serdi.
Erbakan ayrıca 28 Şubat sürecinin tetikleyicisi kabul edilen ve post-modern darbenin ilk gerekçesi olarak gösterilen 1996 Ekim'indeki Libya gezisinin patavatsız ve küstah ev sahibi Kaddafi'nin can derdine düştüğü bir sırada hayata gözlerini yumdu. Birkaç gün daha yaşasaydı, herhalde Kaddafi'nin sonuna da tanık olacaktı.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.