Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Schuster Türkiye'den büyük!..

EVET.. Aynen öyle.. Schuster adlı Alman Türkiye'den büyük.. Çünkü adam ısrarla, inatla "Ben üstün ırktanım. Bu ikinci sınıf ülkenin kurallarına uymam" diyor ve bu kuralları koyan ve uygulatmaktan sorumlu olan Futbol Federasyonu'ndan "Gık" çıkmıyor..
Bakın.. Lig başlayalı 11 hafta oldu.. Sahaya giren, kenarda, kulübede oturan her teknik, ya da idari adam akredistasyon kartını boynuna asmak zorunda, ama Schuster bir kere bile takmadı. "Bana iş veren, para kazandıran ülkenin kuralıdır, uymam lazım" demedi.
Tam bir faşist Alman kafası ile bu ülkeyi ve insanlarını küçümsedi.
Türkiye'yi sömürge kabul etti. "Onların kuralı bana sökmez. Ben keyfimi yaparım" dedi.
Daha acısı.. Türkiye Futbol Federasyonu, yazılı, sözlü onca uyarıya rağmen ses çıkarmadan bu rezilliğe göz yumdu.
Olayın üstüne nasılsa giden Milliyet, iki günde, hem de bir yalan haberle tornistan etti.
Efendim "Schuster bu ülkede tanındığı için kart taşımasına gerek yokmuş. Temsilciler Kurulu Başkanı Kemal Dinçer ona bu izni vermiş.."
Vay anasını Sayın Seyirciler..
Aykut Kocaman Kadıköy'de, Şenol Güneş Trabzon'da tanınmıyorlar da, Schuster efendi, Dolmabahçe'de tanınıyor öyle mi?.
"Böyle aptalca gerekçe mi olur" demedi Milliyet. Kendi manşetini yuttu.
Oysa şu anda elimde Kemal Dinçer'in imzalı yazısı var..
"Haklısınız. Kurallar herkese uygulanır. Uygulanırsa kuraldır. Uygulanmazsa zaten kural değildir. Her hafta bir maça giderim, boynumda akreditasyon olmadan stadın bir bölümüne adım atmam. En önce kendim örnek olmam gerektiğini bilirim. Ben 'Akreditasyon takılmasın' demedim.
Zaten böyle bir yetkim de yok. Bu bölüm benim başkanı olduğum Temsilciler Kurulu'na bağlı değil." diyor..
Dahası..
"Bu konuların takipçisi olarak sizin gibi kamuoyunun nabzını belirleyen birinin konuyu gündeme getirmesinden de çok mutlu oldum" diyor..
Buyrun burdan yakın şimdi..
Kemal sadece ilgili birimdeki arkadaşlarına "Daha şık bir kart tasarlasanız" diye fikrini söylemiş, o kadar..
O zaman..
O zaman sorumlu meydanda..
Mahmut Özgener.. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı..
Bir başka Sevgili Dostum, bu ikinci defadır, bir yabancı önündeki eyyamcılığı ile Türkiye'nin onuruna gölge düşürüyor.
Hiddink'in sözleşmesi, adamın isteğiyle gizli..
"Niye gizli" sorusuna Mahmut yanıt vermiyor. Veremiyor.. Adam vergi mi kaçırıyor?. Karanlık işler mi peşinde?. Değilse niye gizli?. Koca Türkiye Federasyonu böyle karanlık işlere alet olur, imza atar mı?. Kim Hiddink?. Adam gibi imza atmazsa ilk uçağa koyar gönderirsin. Mahmut, Hiddink'e boyun eğiyor.. Mahmut, Schuster'e boyun eğiyor. Mahmut herkese boyun eğiyor..
Sevgili Dostum, üzülerek söylüyorum.. Oturduğun koltuğu dolduramıyorsun.. Eyyamla koltuk korunmaz. Senin eyyamın, benim ülkemi küçük düşürüyor üstelik, bir takım küçük adamların önünde..
Federasyondan umut kestim. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bu rezilliklerin hesabını, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı'na yöneltecek bir, tek bir milletvekili arıyorum şimdi..
Türkiye'nin Hiddink'ten de, Schuster'den de büyük olduğu bilincinde tek bir adam..
Elime fener alıp gündüz vakti sokaklara mı düşmem gerek?..


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA