Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SÜLEYMAN YAŞAR

Ankara, İstanbul'dan daha hızlı büyüyor

Dünyanın en dinamik şehirleri arasında İstanbul ve Ankara yer alıyor. McKinsey Global Institute'nun 2650 şehir arasında yaptığı araştırma, 2010 ve 2025 arasında şehirlerin üretim gelişmesi projeksiyonunu dikkate alıyor. Ve Foreign Policy dergisinin eylül-ekim sayısında yayımlanan bu araştırmaya göre, dünya toplam gelirinin yüzde 60'ını 600 şehir yaratıyor.
Araştırmanın sonucuna göre bu şehirler arasında ilk sırada 2025'de 1.1 trilyon dolar gelirle Şanghay, ikinci sırada 1.0 trilyon dolar gelirle Pekin, üçüncü sırada 624.4 milyar dolar gelirle Tiyenşan yer alıyor. Bu şehirlerin gelirleri önümüzdeki 15 yılda yüzde 300'ün üzerinde çoğalıyor.
Bugünün en büyük şehirleri New York ve Tokyo ise sırasıyla 1.5 trilyon dolar ve 2.2 trilyon dolar gelire ulaşmalarına rağmen yüzde 32 ile yüzde 18 arasında büyüyebilecekleri için en dinamik 75 şehir içinde 7'nci ve 10'uncu sırada kendilerine yer bulabiliyorlar. Londra da aynı şekilde 2025'te gelirini yüzde 29'luk artışla 972.9 milyar dolara çıkartarak ancak 21'inci sırada geliyor.
Yapılan projeksiyonda dinamik ilk 75 şehir arasında, İstanbul, 2010'da 188.2 milyar dolar olan gelirini 2025'e kadar yüzde 155'e çoğaltarak 479.7 milyar dolara ulaşıyor ve İstanbul en dinamik 75 şehir arasında 14'üncü sırada yer alıyor.
Ankara'ya gelince... Ankara, İstanbul'dan daha hızlı büyüyerek 2010'da 64.9 milyar dolar olan gelirini yüzde 162 artırarak 2025'te 170.3 milyar dolar gelire ulaşıyor. Bu iki şehrin nüfusları da şöyle gelişiyor. İstanbul'un 2010'da 11 milyon olan nüfusu 2025'te 14.9 milyon, Ankara'nın 4.1 milyon olan nüfusu 5.7 milyon kişiye ulaşıyor.
İlk 75 şehir arasında kara Avrupası'ndan sadece İstanbul, Ankara, Moskova ve Almanya'daki sanayi bölgesi Rhine -Ruhr bulunuyor. İlk 75 dinamik şehir sıralamasında 2025'te ABD'den 13 şehir, Çin'den de 29 şehir yer alıyor.
Durumu özetlersek, gelişmekte olan ülkeler 2025'te hem üretimleriyle hem de şehirleriyle artık dünyada önemli bir yer işgal edecekler. Çin'in nüfusunun 2010'da yüzde 48'i şehirlerde yaşarken, 2025'te yüzde 64'ü şehirlerde yaşayacak. Ve Çin'de 221 şehrin her birinin nüfusu bir milyonu geçecek. Dolayısıyla artan şehirli nüfusun otomobil talebi nedeniyle dünyanın en büyük otomobil piyasası Çin olacak. Çin'de 2030'da petrol talebi de bugünün üç katına çıkacak.
Anlayacağınız artık önümüzde farklı bir dünya var. Ve "dünyada ekonomik kriz var, fırtına var" diyerek Türkiye'de toplumu ve yöneticileri korkutmaya çalışanlara kulak asmamak gerekiyor.
Evet, dünyada bir kriz var ama bir kez daha söyleyelim, bu gelişmekte olan ülkelerin krizi değil. Bu kriz, zengin ülkelerin bunalımı.
Zaten bugünle veya gelecekle ilgili her araştırma bunu ortaya koyuyor.
Artık gelişmekte olan ülkeler eskisi gibi gelişmiş ülkelerin arkasından sürüklenmiyorlar. Farklı bir yola girdiler. Üretimlerini çoğaltıyorlar ve refahlarını hızla artırıyorlar. Eksen kaymasından bahsedenlere, kriz var diye bağıranlara duyurulur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA