YAZARLAR
SEVİLAY YÜKSELİR
SEVİLAY YÜKSELİR
Yazıyı Dinle
Bu haberin ses dosyası henüz hazır değil.
İletişim
SMS: SY yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
SEVİLAY yazıyor
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
Kim yandaş? Kim kime yandaş bi bakali?
Hatırlamamız için illa deprem mi olması lazım?

Hatırlamamız için illa deprem mi olması lazım?

1999 depreminin yarattığı tahribatı en yakın bilenlerdenim. Çünkü ben İstanbul'da depremin en fazla etkilediği Avcılar'da büyüdüm. Dolayısıyla depremde hayatını kaybeden bazı kişilerle bir şekilde tanışıklığım, yakınlığım vardı. Çok acıydı yaşananlar. Çok dramatikti.
Eski yaşadığım bölge olduğu için çok iyi biliyorum ki Avcılar Belediyesi ilk zamanlarda yıkılan binaların yerine yeni binaların yapılmaması konusunda bir ilke kararı almıştı. Ben gönülden destekliyordum o kararı.
Çünkü talihsiz bir şekilde yıkılan o binaların yerinin, yeşil alan yaratmak için fırsat olduğunu düşünüyordum. Ben bir şehrin nefes alması, daha güzel görünmesi için yeşil alanların taş yığınından daha fazla olması gerektiğine inanırım.
Çok doğru ve yerinde bir karardı. Ancak neden sonra bilmiyorum, birkaç yıl içinde belediye aldığı ilke kararını bozdu ve o arazilerin üzerine yeni binalar dikilmeye başlandı. Ve tamamına yakını çok hoş ve güzel apartmanlarla dolduruldu.
Ancak bu arada 1999'da hasar alan onlarca bina aynı biçimde ikamet merkezi olmaya devam etti.
Geçen ay Bursa'ya giderken gördüm ki bu durum sadece Avcılar'a özel değilmiş.
On binlerin hayatını kaybettiği Yalova'da ve İzmit'te de yıkılan binaların yerine yenileri yapılmış.
Kusura bakmasın sayın belediye başkanları ama uzmanların muhakkak bir başka büyük depremin olacağını her fırsatta haykırmasına ve söz konusu bölgelerde yeşil alanların azlığına rağmen bu yeni bina dikme çabalarını kavrayamıyorum.
Neden bu iştah? Niye?
O araziler orada öylece bomboş kalsa ve hatta geçmişteki hataları hatırlatmak adına her birine bir anıt dikilse fena mı olur?
Yani İstanbullunun, ya da İzmitlinin deprem kuşağında yaşadığını algılayabilmesi ve en kısa zamanda bir büyük depremin kapımızda olduğunu anlamamız için illa ki memleketin bir başka şehrinde deprem mi olması gerekiyor?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

Yazarın Önceki Yazıları
7 yıl ömür biçilen eşine 18 yıldır hayat veriyor ( 08.03.2010 )
"Oyuna gelmeyiz THY'nin imajını zedeletmeyiz!" ( 07.03.2010 )
Anlat bize Nuray Mert! Ne oldi sana, ne oldi? ( 05.03.2010 )
Faşizme karşı omuz omuza! ( 03.03.2010 )
'Bizdeki statükocular gerginlikten besleniyor' ( 28.02.2010 )
Çok korkuttunuz bizi Paşam! ( 26.02.2010 )
Sitcom gazeteciliğinin gençler üzerindeki etkisi ( 24.02.2010 )
Herkes iyi, bir tek sen mi kötüsün İsmail? ( 19.02.2010 )
Hangi siyasetçi Alevilerin korkusundan salona giremedi? ( 17.02.2010 )
Bahçesaray'dan Meclis sıralarına ( 14.02.2010 )
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol