Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SEVİLAY YAZIYOR SEVİLAY YÜKSELİR

Böyle bir acı varken bu yapılır mı?

Olay sıcağı sıcağına, yani cuma günü Genelkurmay Başkanı'nın Afyonkarahisar'ı ziyaretinden hemen sonra yansımış kamuoyuna aslında ama benim haberim dün sabah oldu.
O fotoğrafı görünce ben de gözlerime inanamadım.
Her vicdan sahibi ana gibi benim de içim büzüldü.
Baktıkça deliye döndüm.
Bin tane laf ettim içimden hem Afyon Valisi İrfan Balkanlıoğlu'na, hem de Necdet Özel'e!
Sonra internete girdim.
Gördüm ki laf saydıran sadece ben değildim.
Fotoğrafı gören ağzına geleni dökmüştü klavyesine.
Edilen bedduaların haddi hesabı yoktu.
Haklıydı insanlar. Çünkü böyle bir acının üzerine böyle bir fotoğraf ancak insanlıkla alakası olmayanların verebileceği bir fotoğraftı. O fotoğrafa bakıp, "Afyon mermeri satranç takımınız da, Afyon kiliminiz de, plaketiniz de başınızda paralanır inşallah!" dememek için başka bir türden, cinsten falan olmak lazımdı.
Neyse...
Fotoğrafa tepkiler cephanelik patlaması kadar etki yaratınca kamuoyunda fotoğrafın çekilmesine zemin hazırlayan Genelkurmay Başkanı Özel ve Afyon Valisi ardı ardına açıklama yapmak zorunda kaldılar. Özel, "Sayın Vali'nin şahsına ve makamına nezaketsizlik olmasın düşüncesiyle ani gelişen davranış karşısında herhangi bir reaksiyon gösteremedim" diyerek mahcup olduğunu anlatmaya çalıştı kamuoyuna. İyi de oldu. Çünkü kendisine büyük öfke duyan kamuoyunun yüreğini birazcık da olsa soğutmayı başardı o açıklamasıyla. Doğrusunu isterseniz sonradan fotoğrafa bir daha bakınca Özel'in samimi olduğuna ben de kanaat getirdim. Siz de bi daha bakın hak vereceksiniz. Balkanlıoğlu gayet rahat fotoğrafta.
Sanki Afyon'un düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümünü filan kutluyor gibi muhterem. Gülümsüyor pek bir mutlu. Yaşanılan o anlara anlam verememenin sıkıntısıyla kaskatı olmuş Genelkurmay Başkanı ise öyleceee duruyor karşısında. Belli ki zorlanmış olanı biteni anlamakta adamcağız.
Olabilir böyle şeyler. İnsanız hepimiz. Bir anlık tutukluk, bir anlık zafiyet hepimizin başına gelebilir. Anlayış göstermek lazım.
Keşke Balkanlıoğlu da çıkıp deseydi ki; "Kusuruma bakmayın. Bi eşeklik, düşüncesizlik yaptım. Özür dilerim" filan.
Onu da anlardık.
"Olur böyle insan hataları" der kapatırdık konuyu.
Ama o izin vermedi bunu yapmamıza.
Sanki 2 gün önce pisi pisine 25 şehit vermiş olan kentin valisi olan o değil de kalktı dedi ki; "Tepkilere anlam veremiyorum. Acımız tarifsiz ancak hayat da devam ediyor!"
Ondan sonra da iyice kıyamet koptu zaten. Öfke patlaması yaşandı resmen. Bunun üzerine birileri de bir yerlerde, "Koşun! Koşun! 28 Şubatçılara direniş gösteren, Afyonkarahisar'da içkiyi yasaklayan valiyi yemeye çalışıyorlar! Hükümete bindirmeye çalışıyorlar!" diyerek karşı atağa geçti.
Asabım öyle bozuldu ki o dakikalarda. Aradım bi kaç yeri. Alamadım hırsımı tweet atmaya başladım. "Adam vali. Ama düstursuz, düşüncesiz ve kifayetsiz! Bütün bunlar ortadayken, 'Vayy valiyi yemeye çalışıyorlar' diyebilenlere aşk olsun!" dedim.
Daha diyecek çok şey vardı ama buraya sakladım.
Soruyorum şimdi, 'Valiyi yemeye çalışıyorlar!' diyen o arkadaşlara;
Pardon ama ne diyecekti bu millet o abuk sabuk fotoğrafın üzerine yapılan o abuk sabuk açıklama üzerine? Ne bekliyordunuz? Paramparça olmuş 25 gencecik askerin cesetleri bile ailelerine teslim edilememişken 'lay lay lom' derdine düşmüş bir ilin valisini alkışlamalarını mı? Kabul. Her daim muhalif olanlar mal bulmuş mağribi misali eline geçirdiği bu kozu hükümeti yıpratma amacıyla milletin gözüne gözüne sokmaya çalıştı. Allah onların da belasını versin! Sadece onların değil! Böyle bir acı üzerinden öyle ya da böyle siyaset yapan herkesin belasını versin! Bunu yapanların ne bu dünyada, ne de öbür dünyada yatacak yeri yok zaten. Adam değiller. Adam olan o 25 gencin talihsiz ölümünü siyaset malzemesi yapmaz çünkü. Ama... O fotoğrafa hükümet mükümet, siyaset muhalefet umurunda olmayan, meseleye ana yüreğinden, baba yüreğinden, kardeş ya da evlat yüreğinden baktığı için tepki gösteren bi çoğunluk da vardı! Benim de aralarında olduğum çoğunluk! İşte o çoğunluğun isyanı ne valinin geçmişine, ne de geleceğineydi.
İsyanımız, o fotoğraf ve sonrasındaki açıklamaların duygusuzluğuna, şuursuzluğuna ve vurdumduymazlığınaydı!
Anlatabildim mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA