X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Beyaz zehir'den nasıl kurtuluruz?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Beyaz zehir'den nasıl kurtuluruz?

  • Giriş Tarihi: 8.2.2014

Obezitenin en önemli nedenlerinden biri şeker. Bilimadamları kimi kişilerin 'şeker bağımlısı' olduğunu söylüyor. Peki şeker bağımlılığından kurtulmak mümkün mü? İşte dokuz adımda şekeri bırakma rehberi

Şekerin vücudumuz için bir nevi zehir olduğu artık herkesin malumu. Beyaz zehri hayatımızdan çıkarmamız gerek, orası kesin ama bunu nasıl yapacağız? Çaya kahveye şeker atmayı kesmek ya da tatlıdan uzak durmak o kadar kolay değil. Hadi bunu başardık, fakat elimize attığımız hemen her yiyecek ve içecekte şeker var... O zaman şekersiz hayata nasıl geçeceğiz? İşte adım adım yapmanız gerekenler...
1- Düşmanını tanı
Otoriteler, obezite sorununun kişilerin bilinçsiz olmalarından kaynaklandığını sanıyor. Oysa bilgi eksizliği söz konusu değil, hatta hangi gıdanın ne kadar kalori içerdiğini en iyi obezler biliyor. Yine de bu yiyecek içecekleri tüketmekten kendilerini alıkoyamıyorlar. Kişilerin kendilerine sorması gereken soru şu: Şekere bağımlısı mıyım? Eğer yanıt "Şekeri gereğinden birazcık fazla seviyorum" minvalindeyse rahatlayabilirsiniz, ciddi bir sorun yok ortada. Tek yapmanız gereken 'beyaz'ı azaltmak. Fakat şeker bağımlısı olduğunuzu düşünüyorsanız, atmanız gereken başka adımlar (bkz 2-9) var.
2- Şok tedavisi
Şeker bağımlılığında 'ikame tatlılar' işe yaramaz. Uyuşturucu ve alkol bağımlılığında olduğu gibi tek yapılacak şey 'şok tedavisi', yani bağımlı olunan maddeyi tamamen kesmek.
3- Meyvelere dikkat
Çok sağlıklı oldukları söylendiği için pek çok kişi meyve yemeyi abartıyor. Ancak meyveler de fruktoz (meyve şekeri) içeriyor. Elbette, fruktoz meyvelerin içerdiği lif ve vitaminlerle 'paket halinde' geldiği için glikoza (basit şeker) tercih edilir ama tek başına ele alındığında, glikozdan üstün bir yanı yok. Bu nedenle de meyve yerken, yanında tohum veya fındık fıstık gibi kuruyemişler tüketmekte yarar var. Amaç, insülinin yükselişini yavaşlatmak. Daha az miktarda şeker içeren meyvelerden yana tercih yapılabilir. Kural şöyle: Meyve ne kadar suluysa, o kadar az şeker içerir; örneğin portakal muzdan iyidir.
4- Kimden yardım alıyorsunuz?
Şekeri kesmek, kilo vermek için bir uzmandan yardım almanızda fayda var. Sizi yönlendirecek kişinin bu alanda gerekli eğitim ve donanıma sahip olması önemli. Ayrıca 'aynı dil'i konuştuğunuzdan emin olun!
5- Alkole veda
Düzenli olarak alkol içenlerin büyük bir kısmı, tatlıyı pek de sevmediklerini iddia eder. Ama bilmedikleri veya unuttukları bir şey var, o da alkolün ciddi oranda şeker içerdiği! Birkaç gün içmeye arar verdiklerinde, canlarının nasıl da tatlı çektiğini anlayacaklar.
6- Karbonhidrattan uzak durun
Sindirim sistemi karbonhidratı glikoza dönüştürür. Karbonhidratları çok kabaca yararlı ve zararlı, yani rafine edilmiş ve rafine edilmemiş olarak ikiye ayırmak mümkün. Fırından yeni çıkmış poğaça gözünüzü döndürür mü? Yanıt çoğunlukla evet oluyor... Peki ya bulgur pilavı? Pek çok kişi buna 'hayır' diyecektir. Karbonhidratlı yiyecek ne kadar 'zararlı'ysa, ona karşı duyduğunuz iştah o kadar fazla oluyor. Bu yiyeceklerden uzak durun.
7- Doku da önemli
Şeker sadece ağzınızı tatlandırmaz, 'dokusuyla' da kendini hissettirir. Bir kek düşünün... Sağlıklı olsun diye kepekli undan yapılmış, üstelik şeker yerine meyve kullanılmış. Ortaya çıkan kekin tadından ziyade ağzınızda bıraktığı tuhaf his sizi rahatsız eder. Buna alışın! Şekeri bırakacaksanız, sadece bildiğiniz tatlara değil, alıştığınız 'doku'lara da veda etmeniz gerekir.
8- Taş devri beslenmesi
Şekersiz beslenmeye en uygun beslenme rejimi, atalarımızın zorunlu olarak uyguladığı taş devri diyeti. Çok az meyve ve tahıl, bol bol et ve çokça hareket...
9- Şekersiz hazır yiyecekler
Şekersiz yiyecekler artık hemen her yerde bulunuyor. Ne var ki, iddia edildiği gibi tatları şeker içeren asıllarıyla aynı olmuyor. Bu hayal kırıklığı nedeniyle pek çok kişi eski alışkanlıklara geri dönüyor. Bu yiyeceklere baştan mesafeli yaklaşmakta fayda var.

BAĞIMLILIK VE GENETİK YATKINLIK
Geçtiğimiz haftalarda yeni bir kitap yayımlandı. Adı Why Diets Fail; diyetlerin neden işe yaramadığını anlatıyor. Kitap, finans yazarı John Talbott ve şeker bağımlığı üzerine çalışmalar yapan nörobilimci Nicole Avena tarafından kaleme alınmış. Talbott, hayatından şekeri çıkarıp sadece fazla kilolarından değil, anksiyete, vesvese ve halsizliğinden de kurtulunca, Avena ile birlikte bu konuda kitap yazmaya karar vermişler. Yazarlara göre insanların kilo almasının altında yatan sebep şeker bağımlılığı: "Diğer bağımlılıklarda olduğu gibi insanlar kilo aldıkları için çoğunlukla kendilerini suçluyor, çevresel faktörlerin ne kadar etkili olduğunu, hazır gıdaların çok fazla miktarda şeker içerdiğini kadar etkili olduğunu hesaba katmıyorlar" diyen Avena ve Talbott, şeker tüketildiğinde ve sert uyuşturucular kullanıldığında beyindeki 'ödüllendirme' merkezinin aynı oranda aktive olduğuna dikkat çekiyor. Yazarlar, şeker tüketimine son verildiğinde, uyuşturucuyu bırakırken ortaya çıkan belirtiler görüldüğünü söylüyor. Ayrıca, kimilerinin şekerli yiyeceklere genetik olarak daha yatkın olduklarının altını çiziyorlar.

HORMONLAR KİLO ALDIRIYOR
Kitapta diyeti bıraktığınızda kilo almanızın kaçınılmaz olduğu da vurgulanıyor. Nitekim 31 farklı diyetin incelendiği bir araştırmaya göre, diyet yapanların büyük çoğunluğu son kertede daha fazla kilo alıyor. Bunun çeşitli sebepleri olabilir. Diyet yaparken hormon seviyesinin değişmesinin iştahımızı açıyor olabileceği üzerinde duruyor bilimadamları.