X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Üzgünüm, iyi bir anne olamadım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Üzgünüm, iyi bir anne olamadım

  • Giriş Tarihi: 18.10.2014
Üzgünüm, iyi bir anne olamadım
Üzgünüm, iyi bir anne olamadım

60'ların güzellik ve seks sembolü Brigitte Bardot, dört kere intihara kalkıştı, ilk kocasını onlarca kez aldattı, oğluyla mahkemelik oldu. 80. yaşını kutlayan Bardot'nun hayatı, itirafları ve bilinmeyenleri Brigitte Bardot: The Life, The Legend, The Movies'de

2. Dünya Savaşı sonrası 60'larda Fransa'da cinsel özgürlüğün, dünyada dişiliğin sembolü oldu. Kalın dudaklarına onlarca şarkı yazıldı. Cinselligin ilgi olduğu dönemde filmlerde sade giyinmesine rağmen her haliyle en çok arzulanan kadınlardan biri olmayı başardı. 1956'da oynadığı Ve Tanrı Kadını Yarattı ile dönemin popüler kültür ikonu oldu Brigitte Bardot... Bugün 80 yaşında olan Bardot hâlâ güzelliği ve skandallarıyla konuşuluyor. Neredeyse her yıldızın yaptığı gibi o da bir biyografide günah çıkardı. Fransız Prof. Ginette Vincendeau, Brigitte Bardot ile yaptığı söyleşilerden yola çıkarak Brigitte Bardot: The Life, The Legend, The Movies adında bir biyografi yazdı. Kitapta Bardot hakkında bilinmeyenler ve itiraflar da yer alıyor. Yazar Vincendeau'nun seks bombası olarak anlattığı Brigitte Bardot için "O ne oyunculuğu ne de güzelliğiyle şöhretlendi. Bardot'yu şöhrete kavuşturan farkındalığı ve skandallarla dolu yaşam tarzı oldu" diyor. Biz de kitaptan Bardot'nun bilinmeyenlerinin izini sürdük.

SADAKATSİZ VE ARZULU

Brigitte Bardot Elle dergisine kapak olduğunda sadece 15 yaşındaydı. Bir film setinde Roger Vadim ile tanıştı ve âşık oldu. Ailesi bu aşka karşı çıkınca mutfaktaki ocağı açık bırakarak intihara kalkıştı. Babasının son anda fark etmesiyle kurtuldu. Ailesi durumun ciddiyetini anlayınca tedavi olması ve kendini toparlaması için İngiltere'ye gönderdi. Ama istediğini elde etmek konusunda o kadar başarılıydı ki 18 yaşında Roger Vadim ile evlendi. Vincendeau kitapta "Bardot onu istedi ve aldı" diye özetliyor olayı. 1956'da kocası Vadim'in yönettiği Ve Tanrı Kadını Yarattı filmde başrolde oynayan Brigitte Bardot, güzelliği ve özgür davranışlarıyla dikkatleri üzerine topladı. Ve kısa sürede en çok arzulanan kadınlardan biri oldu. Bardot kocasına olan aşkını anlatmaya doyamıyordu ama bu aşk uzun sürmedi. Kocasını sette ya da partilerde tanıştığı erkeklerle aldattı. Bardot, kocasının onu dört kere öldürmeye kalktığını söylüyor kitapta. Roger Vadim ise "Sadakatsizlik konusunda çok yetenekliydi. Ama beni aynı anda birden fazla erkekle aldatmayacak kadar iffetliydi" diye anlatıyor eski karısını. Bunu bile bile yanında olmasının sebebini de "Ne olduğunun farkındaydım. Ben ruhu olan, maceracı ve cinsel merakı olan bir kadın istedim. Bardot'da bu nitelikler fazlasıyla vardı" diyor.

ÇOCUĞUNU ALDIRMAK İSTEDİ
Dört yıl sonra Bardot, sette Jean Louis Trintignant ile tanıştı. Hiç düşünmeden Vadim ile boşanıp onunla aşk yaşadı. Etrafında o kadar çok onu istediğini belli eden erkek vardı ki bunu değerlendirmek istedi. Artık genç bir kız değil, çok güzel ve her şeyin farkında bir kadın olmuştu. Üstelik neye nasıl sahip olacağını da çok iyi biliyordu. Kitaba göre bu dönemde Bardot'nun 100'den fazla sevgilisi olmuş. Brigitte Bardot kitapta çocuk doğurmayı istemediğini ve pişmanlıklarını da anlatıyor. Fransız aktör Jacques Charrier karşısına çıktığında Vadim'e hissettiği tutkuyu tekrar hisseti ve evlendi. "Hamile olduğumu duyduğumda çılgına döndüm" diyor Bardot. 25 yaşında anne olmak ve vücudunun formunun bozulacağı düşüncesi Bardot'yu çok korkutmuş. İnsanların ona vücudu ve tavırları için taptığının farkında olduğunu ve bu gücü kaybetmek istemediğini söyleyen Bardot "1959'du... Hafif şişmiş karnımı açıp aynaya baktım. Sanki çok yakın bir dostuma bakıyormuş gibi. Onu tabuta koyacağımı düşündüm" diye anlatıyor o zamanları. Hamilelik sırasında doktorundan karnına morfin vurup çocuğu düşürmesini istemiş ama doktoru yapmamış. Sonunda Nicolas doğdu ve doğduktan sonra Bardot onu sevmeyi denese de başaramadığı gibi tekrar intihara kalkıştı ama eşi durumu fark edip onu kurtardı. Charrier, Bardot'nun akıl sağlığından şüphe ettiği için önce eşinden boşandı sonra oğulları Nicolas'ı alıp büyüttü. Eski kocası ve oğlu annelik yapmadığı gerekçesiyle Bardot'ya dava açtı ve o oğluna tazminat ödemeye mahkum edildi. Nicolas annesiyle görüşmedi hatta düğününe bile davet etmedi. Fakat Bardot torunu olduğunu öğrenince adım attı. Böylece kucağına torununu alan Bardot sonunda oğlundan özür diledi. Yıllar sonra Bardot bu kitapta bir itirafta da bulunuyor: "Ben bir anne olmak için doğmamışım. Hamile kaldığımda yeterince yetişkin değildim. Bu yaşadıklarımın korkunç olduğunu biliyorum. Üzgünüm..." 40 yaşında sinemayı bırakan güzel kadın, yaşı ilerledikçe şöhretten uzaklaşmak için elinden geleni yaptı. Bugün 80 yaşında olan Bardot, Fransa St. Tropez'de tenha bir tesiste dördüncü kocası politikacı Bernard d'Ormale ile birlikte sessiz sakin bir hayat yaşıyor.