Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kendimle yüzleştim ve rahatladım

Giriş Tarihi: 6.12.2014
Kendimle yüzleştim ve rahatladım

Uzun süredir ortalarda görünmeyen Murat Yıldırım, Kırımlı isimli filmde başrol olarak karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Bir süre önce oyuncu Burçin Terzioğlu'ndan boşanan Yıldırım, bir dönüşüm yaşadığını ve kendini dinlediğini söylüyor

Murat Yıldırım dizi sektörünün jönlerinden. Âşık, zengin adam rollerinin ardından Suskunlar'daki performansıyla oyunculuk adına farklı uçlara nasıl gidebildiğini kanıtlamıştı. Başrol oynadığı yeni bir film vizyona giriyor, ismi Kırımlı ve bu film Yıldırım'ı farklı bir karakterde görmek için bir şans. Yıldırım'la ilk röportajım değil bu. Popülaritesinin tavan yaptığı dönemde bir araya gelmişliğimiz vardı. O zamankiyle şimdiki Murat Yıldırım arasında epey fark gördüm. Daha rahat, daha neşeli, kendini kasmayan bir Murat Yıldırım'la röportaj yapmak keyifliydi. Bir süre önce oyuncu Burçin Terzioğlu ile evliliğini bitiren Yıldırım, değişen hayatını, kendi içinde yaşadıklarını ve filmini anlattı. Biraz da filmden söz edelim... Bugüne kadar izlemediğiniz bir Murat Yıldırım'ı beyaz perdede görmek istiyorsanız, 12 Aralık'ta vizyona girecek Kırımlı'yı kaçırmayın. Filmin başrol oyuncusu Yıldırım, Almanlar için Ruslara karşı savaşan bir Kırım askerini canlandırıyor. Film, İkinci Dünya Savaşı yıllarında geçiyor... Türk sineması için konu dönem olunca bir dakika düşünüyor insan. Oysa bu düşünmeden izlenesi bir film. Kostümler, mekanlar, sahneler, oyunculuklar çarpıcı. Hiçbir şey sakil durmuyor. Filmde Murat Yıldırım, Kırımlı Teğmen Sadık Turan'ı canlandırıyor... Ve Almanca konuşuyor!
- Aşk ve Ceza zamanı röportaj yapmıştık. Böyle değildiniz, farklı görünüyorsunuz...
- Daha stresliydim. O zamanlar kendimle alakalı sıkıntılarım vardı. Bir buçuk senedir daha rahat hissediyorum kendimi. Bazıları bunu boşanmama bağlıyor ama doğru değil. Bir insan içini dışına çıkarmalı, kendisiyle yüzleşmeli.
- Boşanma süreci de buna yol açmış olabilir. Bunda yanlış bir şey yok ki...
- Tabii ki ama bu çok öncesinde başlamış bir durum.
- Anı yaşama noktasına geçtiniz yani...
- Her günün kendine ait testleri var. Bir şeye konsantre olup önce onu halletmek gerekir. Sonraki hedefe daha sonra kilitlenilir. Yoksa algı dağınıklığı oluyor.
- Tüm evliliğiniz süresince popüler biri oldunuz. Boşandınız. Yeni bir düzene geçtiniz mi?
- Geçmeden olur mu? Alıştığınız bir hayattan bambaşka bir hayata geçiyorsunuz. Yeni bir hayat, yeni karşılaşılacak durumlar...
- Bitişler hep zordur. Boşanma süreciniz zorlu muydu?
- Olmaz olur mu? Herkes için zor. Ama bazen hayatta iki tarafında iyi olması bir ilişkinin bitmeyeceği anlamına gelmiyor. Siz iyi biri olabilirsiniz, karşı taraf da iyidir ama bazen o bir aradalık uzun süre devam edemez hale gelir. Önemli olan o zaman zarfı içinde, siz sorumluluklarınızı yerine getirdiniz mi? O vicdanla baş başa kaldığımda rahatım.
- 20 Haziran'da evlenmişsiniz. 30 Haziran'da boşanmışsınız. Tesadüf mü?
- Tarih insanların uydurduğu bir kavram. Sizin kendi koyduğunuz kurallar denk geldiğinde tesadüf oluyor.
- 'Sencil' diye bir kelime türetmişsiniz ve sencil biri olmaya başladığınızı söylüyorsunuz. Nedir bu sencil?
- Ben kendi için seven biri değilim. Birisini seviyorsam, o kişiyi o olduğu için severim. Yani ben o kişinin yanında çok iyi hissediyorum diye sevmek biraz bencilce geliyor bana. İnsan tabii ki rahat eder sevdiği kişinin yanında olursa. "Artık bana iyi davranmıyorsun, kendimi senin yanında iyi hissetmiyorum", gibi cümleler bencilce. Bu karşı tarafı değil, kendinizi sevdiğiniz bir ilişki. Kendi doğrularım doğrultusunda, sevdiğim kişi o doğrularıma uyduğu için severim. Karşılık beklemeden seviyorum. Anne karşılık beklemeden sever çocuğunu, çocuğu hata yapsa bile görmezden gelir. Bazen bu kadınla erkek arasında da olur. Sevgi çok acayip bir şey...
- Bundan sonra sizi nasıl bir hayat bekliyor, bekar ve popüler olarak?
- Ben öyle günlük ilişkiler yaşayan biri değilim. Hiç olmadım da. Kendi ruhuma karşı öyle bir şey yapmam. İnancımla alakalı bu durum. Günlük ilişkileri olan biri değilim, birini seversem âşık olursam o bu saatten sonra evleneceğim kişi olur zaten. Öbür türlüsü yorar. 50-60 tane sevgilim olsa, 65'incinin kim olduğu fark etmez. Bir ya da iki fark eder.
- 'Az bulunan erkeklerdenim' diyorsunuz yani... Hele modern yaşamlarımızda...
- Bunu erkek kadın olarak değerlendirmeyelim. Anlık keyifler uzun zamanlı keyiflerin canına okur. Ben uzun zamanın keyfinin tadına varmak istiyorum.
- Hep böyle düşünen biri miydiniz?
- İnandığım şeyleri yaşıyorum ve onları konuşuyorum. Yaşamadığım hiçbir şeyi konuşmuyorum.
- Savaşın eskiden kuralları belliymiş. Günümüzde her an bir savaşın içindeyiz ama kuralları yok...
- Fight Club filminde geçen bir tanım var; 'Bizim neslimiz büyük depresyonu ya da büyük savaşı yaşamadı. Bizim savaşımız ruhsal bir savaş, bizim depresyonumuz kendi hayatlarımız.' Çok güzel bir cümle bence. Bir tane doğru vardır; değer bilmek! Acınızın da, yaşayacağınız güzel şeylerin de kıymetini bilmek gerekir.
- Siz dirençli biri misiniz?
- Şimdiki hayatımda biraz daha öyleyim diyebilirim. İnsan inandığı şeyin arkasından gitmeli.

ARKADAŞINA GÖNDER
Kendimle yüzleştim ve rahatladım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz