X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Racon kesen delikanlılar onun önünde süt dökmüş kedi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Racon kesen delikanlılar onun önünde süt dökmüş kedi

  • Giriş Tarihi: 28.11.2015
Racon kesen delikanlılar onun önünde süt dökmüş kedi
Racon kesen delikanlılar onun önünde süt dökmüş kedi

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinin en çok konuşulan karakterlerinden biri Hayriye Hanım. Tipik bir Karadeniz kadını... Üstelik gücüyle kudretiyle birçok insana korku salan bir adamın, Hızır Çakırbeyli'nin annesi. Belki de o adama lafını geçirecek tek kişi! Hayriye Hanım'ı canlandıran Sabina Toziya, aksanı ve tavrıyla seyirciden tam puan aldı. Sokakta görenler Toziya'yı gerçek bir Karadenizli sanıyor

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'ın otoriter annesi Hayriye Hanım'ı canlandıran Sabina Toziya

atv'nin iddialı dizisi Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'ın erkek dünyasında en az onlar kadar güçlü ve her şeye meydan okuyan Hızır ve İlyas Çakırbeyli'nin anneleri Hayriye Hanım... Makedon olmasına rağmen senaryo gereği tam bir Karadenizli anne ruhunu yansıtan Sabina Toziya bu güçlü karakteri anlatırken, "Tüm aile fertlerini kurtarmak için savaşır. 'Ben olmazsam bunlar sokaklarda ölecek' sözü benim için bu karakteri yansıtan anahtar ifadedir" diyor. Dizide yeraltı dünyasının en güçlü karakterlerinden Hızır Çakırbeyli'yi canlandıran Oktay Kaynarca: "Sabina'nın annelik duygusunun izleyiciye bu kadar geçmesinin nedenini, bizim onu benimsediğimiz gibi onun da bizi benimsemesine bağlıyorum." Ozan Akbaba ise dizideki anneyi "Otoritesinden taviz vermeyen, anaç ve aynı zamanda dediğim dedik bir kadındır. Hükümet gibi kadın derler ya, aynen öyle işte" sözleriyle tanımlıyor. Türk kültüründe annenin yeri özeldir. Anne görünmez bir güç olarak aileyi yöneten, idare eden kişidir. Hayriye Hanım'ı canlandıran Makedon tiyatro sanatçısı Sabina Toziya da rolün hakkını sonuna kadar veriyor. İzleyenleri kendine hayran bırakan Tozina şivesi, hali ve tavrıyla sanki gerçek yaşamında da Hayriye hanım gibi. Hayriye Hanım'ı canlandıran Sabina Toziya Makedonya Üsküp doğumlu. 1950'li yıllarda, Makedonya'dan Türkiye'ye göç eden Türklerin aksine, ailesi göç etmemeye karar verince hayatı şekillenmiş. Anadili Türkçe olmasına rağmen, eğitimini Makedonca almış. Ekonomi okumaya başladığında, ailesi sakin ve sağlam bir mesleğe sahip olacağı inancıyla çok mutlu olmuş. Oysa tiyatro virüsü çoktan Sabina Toziya'nın kalbinin derinliklerine kadar ulaşmış. Ve böylece tiyatrocu olmuş. Bundan sonrasını ondan dinleyelim...

- Oyunculuk hayatınıza nasıl girdi?
- Ağabeyim Üsküp'te Türk tiyatrosunda bir aktördü ve bu nedenle genç yaşımdan itibaren sahne benim ikinci evim haline geldi. Devamlı temsilleri izlemeye gidiyordum. İzleyiciler salonda temsili keyifle izlerken, ben perde arkasında gizlendiğimi hatırlıyorum. İşte o an orada mastekst (Sakal ve bıyık yapıştırıcısı) kokusu hissettim. Bir tiyatro efsanesi diyor ki: Bu kokuyu bir defa aldıktan sonra hiç kimse o büyüden kurtulamaz. Sahnede canlandırılan olaylar gerçek hayatta yaşananlara kıyasla bana daha gerçekçi geliyordu. Öğrenciyken birçok gösteride oynadım, aktrist olmaya karar verdim. Başarılı bir audition sonucunda Üsküp Drama Tiyatrosu üyesi oldum ve emekli oluncaya kadar o tiyatroda çalıştım. Aktörler için emeklilik sadece idari bir süreçtir, elimiz kolumuz yettiği kadar sanatımızı icra etmeye devam ediyoruz. Makedonya'daki diğer tiyatrolarda konuk sanatçı olarak görev aldım. Ancak Türk tiyatrosunda sahne almam, benim için özel bir anlam ifade ediyor.

ANNELER HAYATTA ACI ÇEKİYOR

- Yetiştiğiniz kültürle kıyaslanacak olursa Türk annelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Türkiye ve Makedonya kültürleri birbirinden çok farklı değil. Aksine birçok yönden aynı medeniyet kalıplarını paylaşıyoruz. Benzer değerler söz konusu olunca anne kavramını algılama hususunda da benzerlikler söz konusu oluyor. Anne tüm mutlu çocukluk anılarımızın temel direğidir. Annesiz yaşanan çocukluk dönemi çoğu durumlarda mutsuz hatıralarla doludur.

- Dizide çok güçlü bir anne karakterini canlandırıyorsunuz. Anne böyle güçlü bir figür müdür?
- Annelerin çoğu, genellikle hayatta acı çekiyor. Dizide canlandırdığım anne karakteri de buna benziyor. Geçmişte yaşadığı acı dolu deneyimlerinden ders alarak, oğullarını ve yeğenlerini korumak için aşırı derecede dikkatli ve hassas davranmaya çalışıyor. Bunu yapması için mevcut bütün imkanlarını zorluyor hatta bazı toplumsal normları bile ihlal ediyor. Aile soyunu devam ettirecek oğulları üzerinde etrafındaki tüm tehlikeleri aşmak için elinden gelen her şeyi deniyor.

- Karakterinizi canlandırırken size ilham olan bir anne var mıydı?
- Bir karakteri bütün hal ve huylarıyla canlandırırken, kalıplaşmış belli prototip kişilikleri örnek almak zararlı olur. Biz sanatçılar farklı karakterlerin belirli kişilik özelliklerini birleştirmeyi yeğliyoruz. Günlük hayattan karakterlerin yanı sıra edebiyattan tipleri de örnek alıyoruz. Farklı kişilik özelliklerinden oluşturduğumuz ideal kişilik yine belirli filtrelerden geçirilir. Karakteri canlandıran sanatçının da özel yeteneği ile ortaya ideal bir karakter çıkar.

- Aile yönetmenin sırları nedir?
- Aile, belirli bir ortamda; ülkede, şehirde veya kültürde yaşam boyu tüm hoş ve hoş olmayan olaylara rağmen başarılı ya da daha az başarılı işleyen bir topluluktur. Ailenin rolü değişkendir, özellikle son zamanlarda... Buna rağmen ailenin asıl amacı hiçbir zaman değişmeyecek. Edebiyat, tiyatro, film ve özellikle televizyon dizilerinde canlandırılan aile anlayışı örnek olarak alınabilir.

BEN OLMAZSAM SOKAKTA ÖLÜRLER

- Bu ailenin reisi siz misiniz? Neden ve nasıl?
- Bu dizide anne karakteri bir aktris olarak benim için tam anlamıyla bir meydan okuma fırsatıydı. Onun dizideki "başrolü" kendi seçimi ya da tercihi değil aslında. Burada kabul etmek zorunda kaldığı bir durum söz konusu. Kocasının hapishanede ölmesi ve sonrasında almış olduğu darbeler ve oğlunun mafya tarafından öldürülmesi, hayatta kalma ve kendisini koruması için içgüdülerini uyandırmış. Sadece kendisini değil yavrularını korumak için bu şekilde davranıyor. Anne tüm aile fertlerini, tek sözle kurtarmak için savaşır. "Ben olmazsam bunlar sokaklarda ölecek" sözü benim için bu karakteri yansıtan anahtar ifadedir.

- Karadeniz annelerine dair bir araştırma yaptınız mı?
- Kafamda birçok soru vardı. Onların cesareti, gururu, titizliği ve acılara göğüs germe becerileri hakkında ön bilgiye ihtiyacım vardı. Ailenin emniyeti söz konusu olduğunda, onların etik anlayışı modern dünyanın alışkanlıkları ve anlayışı ile kirlenmiş değildir. Genetik kodu değişmemiştir. Sokakta yürürken bazı izleyicilerin beni durdurup dizide canlandırdığım karakterin anneleri ya da büyükannelerinin karakteri ile aynı olduğunu söylemelerinin benim için en büyük bir iltifat olduğunu belirtmem gerekir. Hayriye karakterini canlandırırken Karadeniz annelerinin tüm özelliklerini tek kişi üzerinde birleştirmeye gayret gösteriyorum.

- Erkek çocuk sahibi olmak bir kadını nasıl etkiliyor ya da etkiliyor mu size göre?
- Hayriye aslında 'erkek kadın'dır. Çocuklarına karşı sergilediği koruyucu rolü, tavrı hiç değişmiyor. Sadece süreçler değişiyor. Sadece bu sürecin gerçekleştirilmesine ilişkin fikirleri değişiyor. Bu özelliği şu ana kadar yayınlanan bölümlerde net bir şekilde görüldü. Yavrularını korumak için annelik tavırlarını sergilerken, varını yoğunu kaybetmeye razı olduğunu ve bir anne için, bu duygudan başka hayatta hiçbir şeyin önemli olmadığını hatırlatıyor.