Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)

  • 1
  • 21
Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)

"Kanal İstanbul bu yıl ihale sürecine girebilir"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Kanal İstanbul'la ilgili son gelişmeleri değerlendirdi. Başkan Topbaş "Çevre etkileri dikkate alınmakta. Karadeniz'in Marmara'ya, Ege'nin Karadeniz'e etkileri gözden geçiriliyor. Yoğun bir çalışma var. Bu yıl bir ihale sürecine girebilir. Ama netleşmeyen bazı konular var" dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 3. boğaz köprüsünde devam eden çalışmaları 65 ülkenin büyükelçi ve konsolosları ile birlikte inceledi. Köprünün '0' noktasında, diplomatların köprünün Avrupa ve Asya tarafları arasındaki geçişleri renkli görüntülere sahne oldu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 26 Ağustos'ta açılacağını ilan ettiği 3. boğaz köprüsünün Sarıyer Garipçe Köyü ayağında 65 ülkenin büyükelçi ve konsolosları ile kahvaltılı toplantıda bir araya geldi. Yavuz Sultan Selim adının verileceği açıklanan köprünün şantiyesinde kurulan platformda önce kahvaltı yapan yabancı temsilciler, daha sonra 3. Köprü'deki çalışmaları inceledi.

3. KÖPRÜ'NÜN AÇILMASIYLA 2. KÖPRÜ ŞEHİR İÇİ KÖPRÜSÜ OLACAK

3. köprü ve Kanal İstanbul gibi İstanbul'un geleceğini ilgilendiren mega projeler hakkında elçilere bilgi veren İBB Başkanı Kadir Topbaş, "3. köprü bir anıt yapı. İstanbul'a çok önemli katkı sunacak' diye konuştu. 3. Köprünün tamamlanması ile İstanbul trafiğinde rahatlama yaşanacağını belirten Topbaş, "Köprüden günde 40 bin TIR ve kamyon geçmekte, trafiği çok ciddi etkiliyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü devreye girdiğinde, Fatih Sultan Mehmet köprüsü İstanbul'a şehir içi köprüsü olarak hizmet verecek. Normal araç trafiğini göreceğiz, ağır taşıtlar kuzeye kayacak. Kenti rahatlatacak" ifadelerini kullandı. 3. köprünün çevre değerlendirilmesinin yapıldığını vurgulayan Topbaş, "Burada bazı noktalarda ağaçlar kesildi ama bunun belki on katı ağaç dikildi. Çevresi daha düzeni hale getirildi" dedi.

KANAL İSTANBUL İÇİN TEKNİK ÇALIŞMALAR HALA DEVAM ETTİĞİ İÇİN İHALE HENÜZ YAPILMADI

Kanal İstanbul'la ilgili bilimsel çalışmaları halen devam ettiğini belirten Topbaş, "Kanal İstanbul için yaklaşık bundan 2 yıl önce çalışma başladı. Hala ihale yapılmamasının sebebi güzergahlar üzerinde araştırmalar yapılıyor. Çevre etkileri dikkate alınmakta. Karadeniz'in Marmara'ya, Ege'nin Karadeniz'e etkileri gözden geçiriliyor. Yoğun bir çalışma var. Bu yıl bir ihale sürecine girebilir. Ama netleşmeyen bazı konular var" dedi. Kanal İstanbul'u çevresinde inşa edilecek yeni yapılara da değinen Topbaş, "Kanal İstanbul çevresindeki yeni yapılarda çok daha yoğunluk olmadan, çevreye saygılı, akıllı yapılar dediğimiz çevreci yapılarla mimari ortaya çıkartılacak. Kent yoğunluğu da kısmen boşaltarak kent içinde kullanılacak alanlar ortaya çıkartılacak" dedi.

  • 2
  • 21
Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)

MB: Çekirdek enflasyondaki iyileşme sınırlı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantı özetlerini yayımladı. Özetlerde "Enflasyondaki azalışa karşın çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşme mevcut durumda sınırlı" denildi.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantı özetlerini yayımladı.

Özetlerde "Enflasyondaki azalışa karşın çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşme mevcut durumda sınırlı" denildi.

Özetlerde diğer öne çıkan başlıklar ise şöyle:

- 2016 yılı ilk çeyreğine ilişkin veriler iktisadi faaliyetteki artış eğiliminin korunduğuna işaret etmekte.

- Tüketim harcamalarının ilk çeyrekte iç talebin sürükleyicisi olduğu değerlendirilmektedir.

- Son dönemde enflasyonda, temelde işlenmemiş gıda fiyatları kaynaklı olarak, belirgin bir düşüş gözlenmekte.

- Yabancı turist sayısındaki düşüşün hizmet gelirlerini sınırlaması cari açık üzerinde aşağı yönlü bır risk unsuru.

- Önümüzdekı dönemde ücret artışları ve manşet enflasyonda gıda kaynaklı düşüş vasıtasıyla gelir kanalının yurt içi talebi destekleyecek.

- Son dönemde enflasyonda gözlenen düşüşün kalıcı olması için likidite politikasındaki sıkı duruşun korunması gerekmekte.

- Politika duruşunun enflasyon görünümüne karşı sıkı, dövız likiditesinde dengeleyici ve finansal istikrarı destekleyici niteliği korunacak.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) 2016 yılı ilk çeyreğine ilişkin verilerin iktisadi faaliyetteki artış eğiliminin korunduğuna işaret ettiğini dile getirdi.

TCMB tarafından açıklanan 24 Mayıs 2016 tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinin tam metni şöyle:

"ENFLASYON GELİŞMELERİ"

Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 0,78 oranında artmış ve yıllık enflasyon 0,89 puan azalarak yüzde 6,57 olmuştur. Tüketici enflasyonu işlenmemiş gıda fiyatları kaynaklı olarak yavaşlamaya devam etmiştir. Bu dönemde çekirdek göstergelerin yıllık enflasyonları yüksek seviyesini korurken ana eğilimlerindeki iyileşme sürmüştür.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu yıllık enflasyonu Nisan ayında 3,20 puanlık azalışla yüzde 1,38'e gerilemiştir. Gıda enflasyonundaki yavaşlamada yıllık enflasyonu yüzde -5,94'e gerileyen işlenmemiş gıda fiyatları etkili olmuştur. Bu grupta taze meyve ve sebze fiyatları artan ürün arzına bağlı olarak bir önceki yıl düzeyinin altında seyrederken kırmızı et fiyatları alınan tedbirlerin etkisiyle ılımlı bir görünüm sergilemektedir. Öte yandan işlenmiş gıda enflasyonu, ekmek ve tahıl ürünlerinin de etkisiyle yüksek seyrini korumaktadır. Enerji grubunda ise fiyatlar uluslararası petrol fiyatlarına bağlı olarak yüzde 0,34 oranında artarken yıllık enflasyon yüzde 1,74 ile olumlu görünümünü sürdürmüştür.

Hizmet fiyatları Nisan ayında yüzde 0,64 oranında artmış, yıllık enflasyon 0,10 puan düşüşle yüzde 8,76 olmuştur. Hizmet enflasyonunun yüksek seyrinde öne çıkan lokanta-otel ile diğer hizmetler kalemlerinde son aylarda yavaşlama kaydedilmiştir. Gıda fiyatlarındaki ılımlı seyir lokanta-otel fiyatlarına olumlu yansırken
Türk lirasındaki birikimli değer kaybı etkilerinin zayıflaması diğer hizmetler grubu enflasyonundaki yavaşlamayı desteklemektedir. Öte yandan bu dönemde ulaştırma hizmetleri enflasyonundaki yukarı yönlü seyrin sürmesi ve kira enflasyonunun yüzde 8,39'a yükselmesi dikkat çekmiştir. Bu çerçevede, Nisan ayında hizmet grubu ana eğilimi bir miktar zayıflasa da yüksek seviyesini korumuştur.

Temel mal grubu yıllık enflasyonu Nisan ayında yüzde 10,11 ile yatay seyretmiştir. Yıllık enflasyon giyim grubunda yükselirken diğer gruplarda sınırlı bir oranda düşmüştür. Dayanıklı tüketim malı fiyatları aylık bazda yüzde 0,43 ile ılımlı bir artış göstermiş, ancak alt gruplar itibarıyla mobilya ve beyaz eşya fiyatlarında süregelen yukarı yönlü seyir dikkat çekmiştir. Bu dönemde temel mal grubu ana eğilimindeki zayıflama sürerken giyim grubu dışlandığında iyileşmenin daha belirgin olduğu kaydedilmiştir. Döviz kurlarının birikimli etkisinin azalmasıyla temel mal grubu yıllık enflasyonunun yılın ikinci yarısında yavaşlayacağı tahmin edilmektedir.

Özetle, son dönemde enflasyonda, temelde işlenmemiş gıda fiyatları kaynaklı olarak, belirgin bir düşüş gözlenmektedir. Enflasyondaki azalışa karşın, Kurul, çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmenin mevcut durumda sınırlı olduğunu belirtmiştir.

ENFLASYONU ETKİLEYEN UNSURLAR

2016 yılı ilk çeyreğine ilişkin veriler iktisadi faaliyetteki artış eğiliminin korunduğuna işaret etmektedir. Sanayi üretimi bir önceki çeyrek ortalamasına göre yüzde 1,5 oranında artarak 2014 yılı ilk çeyreğinden beri en yüksek artış oranını kaydetmiştir. Temel eczacılık ürünleri imalatı dönemlik büyümeye en yüksek katkıyı veren sektör olurken gıda, giyim ve tekstil ürünleri gibi temel sektörlerin de büyümeye katkı vermesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracattaki istikrarlı artışın da sanayi üretimi artışını destekleyen bir unsur olduğu görülmektedir.

Harcama tarafına ilişkin veriler, ilk çeyrekte iç talebin artış kaydettiğine işaret etmektedir. Özel tüketime ilişkin göstergelerden tüketim malları üretimi ve ithalatı güçlü artışlar kaydetmiştir. Benzer şekilde, otomobil, beyaz eşya ve konut satışları da ilk çeyrekte yükselmiştir. Yatırımlara ilişkin göstergelerden, sermaye malları üretimi azalırken ithalatı artmıştır. Yatırım malları üretimindeki düşüşün taşıt üretiminden kaynaklandığı, taşıt hariç bakıldığında üretimde artış olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra, normalden daha ılımlı geçen kış ayları ile metalik olmayan mineral maddeler üretimi ve ithalatındaki artışlar inşaat faaliyetinde ilk çeyrekte artış yaşanmış olabileceğine işaret etmektedir. Bu gelişmeler çerçevesinde, ilk çeyrekte özel tüketim harcamalarının yatırımlara kıyasla daha güçlü seyrettiği ve tüketim harcamalarının söz konusu dönemde iç talebin sürükleyicisi olduğu değerlendirilmektedir.

Dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyri cari dengedeki iyileşmeyi desteklemektedir. Avrupa Birliği ülkelerinin talebindeki artışın ihracat üzerindeki olumlu etkisi sürmektedir. İhracatımızın pazar değiştirme esnekliği jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan aşağı yönlü baskıları sınırlamaktadır. Bu doğrultuda, Avrupa Birliği ülkelerindeki talep artışının devamı, emtia fiyatlarındaki mevcut seyir ve süregelen makroihtiyati politika tedbirleri çerçevesinde cari işlemler dengesindeki iyileşme eğiliminin devam etmesi beklenmektedir. Diğer taraftan, yabancı turist sayısındaki düşüşün hizmet gelirlerini sınırlaması cari açık üzerinde aşağı yönlü bir risk unsuru olarak ortaya çıkmaktadır.

2016 yılı Şubat döneminde mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranları bir önceki döneme göre gerilemiştir. Bu gelişmede işgücü arzındaki zayıf seyir ve tarım dışı sektörlerdeki ılımlı istihdam artışı etkili olmuştur. Alt sektörler itibarıyla incelendiğinde, tarım dışı istihdam artışının temel belirleyicisi hizmetler sektörü olurken inşaat sektöründe de istihdam artmaya devam etmiştir. Sanayi istihdamı ise Ocak döneminden sonra Şubat döneminde de sınırlı bir oranda azalmıştır. Üretim ve anket göstergeleri ışığında, kısa vadede istihdamın ılımlı seyrini koruması beklenmektedir. İşgücü piyasasındaki bu görünümün 2016 yılında büyümeyi destekleyici bir rol oynayacağı tahmin edilmektedir.

Özetle, mevcut göstergeler iktisadi faaliyetteki ılımlı ve istikrarlı artış eğiliminin sürdüğüne işaret etmektedir. Önümüzdeki dönemde ücret artışları ve manşet enflasyonda gıda kaynaklı düşüş vasıtasıyla gelir kanalının yurt içi talebi destekleyeceği düşünülmektedir. Jeopolitik gelişmeler aşağı yönlü risk oluşturmaya devam etse de, Avrupa Birliği ülkelerinin talebindeki artışın ihracat ve dolayısıyla üretim üzerindeki olumlu etkisi sürmektedir.

  • 3
  • 21
Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)

Başkent EDAŞ, arızalarda aldığı bedelleri geri ödeyecek

Başkent Elektrik Dağıtım AŞ'nin (Başkent EDAŞ), bağlantı hattı arızalarında abonelerden aldığı "haksız bedeller" ile onarım maliyetlerini 90 gün içinde geri ödeyeceği bildirildi.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) alınan bilgiye göre, Başkent EDAŞ'ın yapı bağlantı hatlarında ortaya çıkan arızalarda, şirketin yapması gereken onarım işini yapmadığı, arıza tespit ve ölçümlerinden ücret alarak da ilgili kanun ve yönetmeliklere aykırı hareket ettiği belirlendi.

İŞTE İADE ALACAK İLLER

Bu nedenle şirketin, kullanıcılar tarafından karşılanan veya kullanıcılara fatura edilen bedelleri, 90 gün içinde abonelere geri ödemesine karar verildi.

Ankara, Bartın, Çankırı, Karabük, Kastamonu, Kırıkkale ve Zonguldak illerinin elektrikdağıtımından sorumlu şirketin, mevzuatta net olarak tanımlanmadığı ve buna ilişkin bütçe ayrılmadığı gerekçesiyle arızalara müdahale için gerekli çalışmaları yerine getirmediği ifade ediliyor. Şirketin, yapması gereken arıza tespit ve ölçümlerinden ücret aldığı belirtiliyor.

SAVUNMAYI YETERLİ BULMADI

EPDK tarafından, Başkent EDAŞ'ın konuya ilişkin kuruma yaptığı yazılı savunmanın ardından, savunmada belirtilen hususların ilgili kanun ve mevzuata aykırı davranmayı haklı gösterecek gerekçeler olmadığına karar verildi.

90 GÜNLÜK SÜRE TANIDI

İlgili kanunun yürürlüğe girdiği 30 Mart 2013 tarihinden itibaren yapı bağlantı hatlarının bakım onarım ve arıza işlemlerine ilişkin şirkete ulaşan taleplerden reddedilen, kullanıcılara fatura edilen veya kullanıcılar tarafından karşılanan bedellerin abonelere geri ödenmesi için şirkete 90 gün süre tanındı.

Ayrıca, yapı bağlantı hatlarının bakım, onarım ve arıza işlemlerinin yerinde ve zamanında yapılması ve bu işlemler için kullanıcılardan herhangi bir ücret talep edilmemesi konusunda Başkent EDAŞ'a ihtar verildi.

  • 4
  • 21
Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)

Enerji Bakanı Berat Albayrak'tan BEDAŞ ve AYEDAŞ'a uyarı



BEDAŞ ve AYEDAŞ üst yönetimiyle ayrı ayrı bir araya gelen Albayrak, çağrı merkezlerinin yeterli personel istihdam edecek şekilde görev üstlenmesini istedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, İstanbul'un iki yakasının elektrik dağıtımını yapan şirketlere, abonelerin şikâyetlerini azaltacak, memnuniyeti artıracak sonuçları en kısa sürede görmek istediğini söyledi.

Albayrak, abonelerin dağıtım şirketlerine erişmede ve muhatap bulmada yaşadığı sıkıntıya da işaret ederek abone ile dağıtım şirketi arasında interaktif ilişki kurulmasını sağlayacak çağrı merkezlerinin uygun altyapıda ve yeterli sayıda personel istihdam edecek şekilde görev üstlenmesini istedi.

Albayrak, hafta sonu İstanbul'da Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ (BEDAŞ) ve Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım AŞ'nin (AYEDAŞ) üst yönetimiyle ayrı ayrı toplantı yaptı. Toplantıda EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ile Enerji Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez de hazır bulundu.

İstanbul'un elektrik iletimine ve dağıtımına ilişkin altyapı sorunlarının değerlendirildiği toplantıda, Albayrak'ın gündeme getirdiği müşteri memnuniyetiyle ilgili şu tespitlerde bulunuldu:

"MEMNUNİYET ARTMALI"

"Elektrik abonelerinin elektrik dağıtım sektörüne yönelik şikâyetleri ve sıkıntıları var. Arızadan, elektrik kesintilerine kadar uzanan çok sayıda şikâyet söz konusu. Müşterilerin sıkıntılarını aşacak adımları atalım. Memnuniyeti artıralım. Öncelik, mutlak memnuniyet. Müşterilerin gözünde dağıtım şirketlerinin olumsuz bir algısı var. Bu algıyı tersine çevirelim. Sorunların asgariye indiğini görmek istiyorum."

'ÇAĞRI MERKEZİ MÜDAHALEYİ HIZLI YAPMALI'

Bakan Albayrak, müşterilerin şikâyet, talep ve sorunlarını iletecekleri çağrı merkezlerinin çok önemli olduğuna dikkat çekerek "Uygun altyapıda çağrı merkezleri kurulmalı. Merkezlerde yeterli personel bulundurulmalı. Müşterilerin şikâyetlerini alalım ve bunlara hızla müdahale edelim" dedi.

  • 5
  • 21
Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)

Çiftçilere 6 milyar liralık destek

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik, yılın ilk 5 ayında çiftçilere yaklaşık 6 milyar liralık destekleme ödemesi yapılmış olacağını bildirdi.

İLK YARIDA 6 MİLYAR LİRA DESTEK ÖDEMESİ

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, bu yıl için üreticilere toplam 11 milyar 644 milyon liralık tarımsal destek ödemesi yapmayı planladıklarını belirterek, yılın ilk 5 ayında çiftçilere yaklaşık 6 milyar liralık destekleme ödemesi yapılmış olacağını bildirdi.

3 GÜNDE 600 MİLYON LİRA!

Bu yıl tarımsal destekleme ödemeleri kapsamında, 27 Mayıs ve 30 Mayıs tarihlerinde çiftçilere toplam 592 milyon liralık hibe desteği ödemesi yapıldığını belirten Çelik, yağlı tohumlu bitkiler desteği için 480 milyon lira, kırsal kalkınma desteği için 46 milyon lira, süt tozu desteği için 27 milyon lira, hayvan hastalık tazminatı ve hastalıktan ari işletme için 17 milyon lira, çoban istihdam desteği için 15 milyon lira, sertifikalı tohum üretim desteği için 3 milyon lira, sertifikalı fidan kullanım desteği için 2 milyon lira ve lisanslı depoculuk desteği için 2 milyon lira hibe desteğinin üreticilerin hesaplarına aktarıldığını kaydetti.

Çelik, bugün 196 bin 252 anaç koyun keçi yetiştiricisine 481 milyon lira, 292 bin 169 buzağı yetiştiricisine 105 milyon lira ve Adıyamanili yağlı tohumlar desteği için 15 milyon lira hibe desteğinin hesaplara aktarılacağını ifade etti.

  • 6
  • 21
Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)
Günün ekonomi haberleri(31.05.2016)

Merkez Bankası finansal istikrar raporunu açıkladı

Merkez Bankası, Finansal İstikrar Raporu'nda döviz likiditesinde yaşanacak dalgalanmalara karşı bankaların yeterli likidite tamponlarına sahip olduğunu belirtti.

EKONOMİ İSTİKRAR POZİSYONUNDA

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2016 yılı Mayıs ayı 'Finansal İstikrar Raporu'nu açıkladı. Rapora göre, geçtiğimiz rapor döneminden bu yana küresel risk iştahında bir miktar iyileşme gözlenmekle birlikte genel olarak küresel piyasalardaki oynaklık devam etti. Bu doğrultuda, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımları da dalgalı seyrini sürdürdü. Son yıllarda alınan makroihtiyati önlemler ve mali disiplinin devamı ekonominin küresel şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirdi. Bu çerçevede, küresel sermaye akımlarındaki yüksek oynaklığa rağmen son dönemde Türkiye ekonomisi istikrarlı olarak büyümeye devam etti.

ENFLASYON TAHMİNLERİ HEDEF BANDINDA

Türkiye ekonomisine ilişkin yakın dönem makroekonomik gelişmeler finansal istikrar açısından genel olarak ılımlı bir tablo çizdi. 2015 yılında beklentilerin üzerinde bir büyüme performansı gözlenirken, yurt içi ekonomiye ilişkin üretim ve tüketim dinamikleri, bu performansın 2016 yılında da devam edeceğine işaret etti. Enflasyonun resmi yıl sonu tahminleri doğrultusunda ilerlediği gözlendi. Kamu maliyesindeki disiplin devam etti. Dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmelere ve makroihtiyati politikaların da etkisiyle tüketici kredilerinin ılımlı seyrine paralel olarak cari dengede iyileşme devam etti. Cari açığın finansmanı ağırlıklı olarak doğrudan sermaye yatırımları ve diğer uzun vadeli kaynaklarla sağlandı.

DÖVİZ KURU RİSKLERİ AZALDI

Hanehalkı finansal kaldıraç (yükümlülük/varlık) oranı gerilemeye devam etti. Bireysel kredi büyüme hızı ılımlı seyrini sürdürürken, hanehalkı varlıkları büyük oranda mevduat ve emeklilik yatırım fonları kaynaklı olarak artış gösterdi. Bu doğrultuda, hanehalkı borçluluğu makul ve sürdürülebilir düzeylerde seyretti. Reel sektör borçluluğunda özellikle kur artışı kaynaklı sınırlı bir artış gözlendi. Ancak, bu süreçte yabancı Para (YP) kredi vadelerinin uzaması ve YP kredi kullanımının risk yönetiminde daha başarılı olan büyük ölçekli firmalarda yoğunlaşması reel sektörün döviz kuru kaynaklı risklere maruz kalma ihtimalini azalttı. Hanehalkı kesiminde olduğu gibi firmalar kesiminde de basiretli borçlanmaya dikkat edilmesi Türkiye ekonomisinin küresel dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artıracağı belirtildi.