Amerika Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İngiltere Başbakanı Teresa May'in ilk kez katıldıkları NATO zirvesinde DAEŞ ile mücadele gündemi dışında Türkiye'nin önemli dosyaları da masada. Türkiye'nin AB ilişkileri, İncirlik tartışmaları, FETÖ ve PKK-PYD ile mücadele gibi konularda hangi adımlar atılacak, Taha Dağlı sabah.com.tr için değerlendirdi.
AB'NİN BAŞLATTIĞI KRİZ SÜRECİNDE ERDOĞAN İLK KEZ BRÜKSEL'DE
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan referandum zaferi sonrası Brüksel'de.
Cumhurbaşkanı Erdoğan AB Komisyonu Başkanı Juncker ile AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan en son Ekim 2015'te Brüksel'e gitmişti. Bu süreçte AB, Türkiye'ye yönelik sert politikalar uyguladı, terörle mücadelede Türkiye'ye destek vermediği gibi engellemeye çalıştı, müzakereleri durdurmakla tehdit etti, 16 Nisan sürecinde de hayır propagandası yaptı, Türk bakanlara ise sansür uyguladı. Bunun yanı sıra OHAL'e karşı çıktı, FETÖ ve PKK teröristlerine kucak açıldı.
TÜRKİYE BU SALDIRILARI BERTARAF ETTİ, AB ŞİMDİ KRİZİ DURDURMAK İÇİN NE YAPMALI?
Türkiye-AB ilişkileri son birkaç yıldır çalkantılı bir süreç geçiriyor, 16 Nisan referandum sürecinde de AB, bu krizde tansiyonu iyice yükseltmişti. AB'nin artık bu agresif politikadan vazgeçip, Türkiye ile masada diyalog kurması gerek. Zirve öncesi de AB kaynakları bu duruma dikkat çekti, aksi taktirde krizin daha da derinleşmesi gündeme gelebilir.
AJANDADA NELER VARDI?
AB'nin Türkiye'nin terörle mücadelesine yönelik dayatma ve tehditleri oldu. 16 Nisan'da referandum için hayır faaliyetleri ve Türk bakanlara yönelik sansür uygulamaları oldu. Tüm bu saldırıların karşısında galip gelen bir lider var karşılarında. Türkiye'nin terörle mücadelesine destek vermeleri gerek, destek olmasalar bile en azından engel olmamaları şart. Bunun içerisine FETÖ ve PKK-PYD dahil, tüm bu terör örgütlerine sahip çıkıp, teröristlerine yataklık eden Avrupa ülkelerinin bu tutumdan vazgeçmeleri gerek.
ALMANYA İLE İNCİRLİK KRİZİ?
Alman milletvekillerinin İncirlik'te görevli Alman askerlerini ziyaret etmesine izin verilmedi, Almanya İncirlik'ten ayrılmakla rest çekti, Türkiye'nin cevabı ise "güle güle" oldu. Almanya'nın alternatif arayışı vardı özellikle de Ürdün'de. Ama gerek maliyet gerek güvenlik gerekçeleriyle en mantıklı yer İncirlik. Kaldı ki gitseler bile bunda Türkiye'nin bir kaybı olmaz.
TÜRKİYE'NİN AB'YE TAVRINI NASIL DEĞERLENDİRMEK GEREK?
Eskiden karşılarında her denileni yapan bir Türkiye vardı. Şimdi yok. Aksine onların hamlelerine hamleyle karşılık veren bir Türkiye var. Müzakere tehdidinde de aynı tepkiyi verdik, İncirlik restinde de aynısını. AB bu duruma alışmaya çalışıyor.
AVUSTURYA İLE NATO KRİZİ?
Avusturya meselesinde de aynısı oldu. Avusturya'nın Türkiye'ye, evet oyu veren Türk vatandaşlarına yönelik tavrını biliyoruz. Türkiye karşıtı kampanya yürüttüler, terör örgütlerine destek verdiler. NATO üyesi olmamakla NATO projelerinde yer alıyorlardı, Türkiye'nin burada bir vetosu gündeme geldi. Yani sen düşmanlık yaparsan, bu karşılıksız kalmaz.
NATO, TÜRKİYE'YE KARŞI İNCİRLİK'TE HANGİ HAMLELERİ YAPABİLİR?
Eğer NATO, DAEŞ'le mücadele koalisyonuna katılırsa, burada İncirlik'in rolü artacak. Böyle bir durumda Almanya'nın etkinliği de gündeme gelecek. Bazı yorumcular, bu durumda Alman milletvekillerinin İncirlik ziyaretinin önünün açılabileceğini savunuyor. Ama bu konu NATO'nun adımlarıyla değil direk Almanya Başbakanı Merkel'in çabalarıyla çözülmeli.
NATO AVUSTURYA KONUSUNDA TÜRKİYE'NİN HAMLESİNE KARŞI NE YAPACAK?
Türkiye İncirlik konusunda Almanya'ya, NATO üyesi olmadan ortak projelere katılımı veto konusunda da Avusturya'ya diplomasi yoluyla mesaj verdi. Avusturya konusunda NATO, her üye ülkenin ayrı ayrı diğer ülkelerle anlaşma yapabileceğine dair kararla bu krizi atlatmayı planlıyor.
ALMAN VEKİLLERİN TÜRKİYE ZİYARETİ?
Bir de Alman milletvekillerinin Türkiye'ye gelmekten vazgeçmeleri vardı gündemde. Federal Meclis Başkan yardımcısı Claudia Roth başkanlığında bir heyet Türkiye'ye gelecekti, iptal edildi. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel de bu ziyaretin iptaliyle ilgili Türkiye'yi suçladı. Türkiye aslında burada Alman vekillerinin niyetini biliyor ve onların hangi amaçla buraya gelip, ne yapmak istediklerinin farkında olduğundan ona göre karşılık veriyor.
MÜLTECİ ANLAŞMASI?
AB ile Türkiye arasında 2016 Mart ayından bu yana devam eden bir mülteci anlaşması süreci var. AB taahhütlerini yerine getirmedi, Türkiye ise geri kabul dahil tüm maddelere uydu. Bu konuda Türkiye'nin tavrı açık, taahhütler yapılmadığı gibi bir de Türkiye'ye yönelik saldırı politikası uygulandı, AB kendisi için kritik önem taşıyan Suriyeli mülteciler konusunda üzerine düşeni acilen yapmalı, Türkiye'ye de saygı göstermeli.