İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 64 sayfalık iddianamede, 24'ü tutuklu 29 şüpheli polis yer alıyor. İddianamede, şüpheli polislerin Emniyet Genel Müdürlüğü ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün talimatına rağmen darbecilere direnmedikleri ya da onlarla işbirliği yaptıkları ayrıca direnen meslektaşları ya da vatandaşları caydırmaya çalıştıkları yani "bozgunculuk" yaptıkları belirtiliyor.
İddianamede, Eyüp Şahin isimli şüphelinin telefonundan çıkan ve FETÖ abisince gönderildiği belirtilen bir mesaja da yer veriliyor. Mesajda, "Askerlerin müdahalesine yardımcı olunmasını temin edin, direnenlerin direnci kırılsın, emniyetten gelen emirler yerine getirmesin, direnen herkesi indirin" ifadeleri dikkat çekiyor.
Darbe iddianamesinde, Cumhurbaşkanlığı'na ait Huber Köşkü'ne 15 Temmuz gecesi Özel Harekat polislerini taşıması için görevlendirilen fakat bu görevi reddeden 3 helikopter pilotu da şüpheli olarak yer alıyor. Söz konusu polislerin "Darbenin tarafı olamayız" diyerek uçuş yapmadıkları belirtiliyor. Bu polislerin FETÖ ağabeylerinden talimat aldıkları anlatılıyor.
Fethullahçı Terör Örgütü tarafından yeltenilen 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili İstanbul'daki ilk dava açıldı. 29 polis hakkında açılan davanın iddianamesinde, şüpheli polislerin amirlerinin talimatına rağmen darbeci askerlere direnmeyip işbirliği yaptıkları, ayrıca halkın direncini kırmaya çalıştıkları belirtildi.
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Evliya Çalışkan tarafından hazırlanan iddianamede, çeşitli rütbelerde ve birimlerde görevli 29 şüpheli polis yer aldı. Emniyet Genel Müdürlüğü ve İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan tarafından darbe girişimi olduğu yönünde bilgi edinilmesinin hemen ardından bütün polislerin görev başına geçmeleri talimatı verildiği belirtilen iddianamede şüpheli polislerin ya göreve gelmedikleri ya da geçseler de darbeye direnen arkadaşları ve vatandaşları vazgeçirmeye çalıştıkları öne sürüldü.
İddianamede, Şüpheli Eyüp Şahin'in telefonunda ele geçirilen ve FETÖ/PDY yöneticileri tarafından gönderildiği anlaşılan bir mesaja da yer verildi. Mesajda şu ifadelerin yer alması dikkat çekti:
1- "Şu an askerler yönetime müdahaleye başladı. Herkes işini gücün bıraksın bulunduğu yerde arkadaşlarını yönlendirsin ve askerlerin müdahalesine yardımcı olunmasını temin etsin. Direnmesinler, direnen emniyet güçlerine engel olsunlar.
2- Askere direnmesin arkadaşlar, direnenlerin dirence kırılsın, özellikle Özel Harekat ve Çeviktekiler askere teslimiyet gösterin, direnenlerin direnci kırılsın, herkese ulaşalım, Emniyetten gelen emirleri de yerine getirmeyin.
3- Ankara'da kim varsa silahını alıp genkur, dgm, ankara emniyet, kom, tem ve yıldızın önüne giderek direnen herkesi indirsin, bu konuda askere yardımcı olsun kimse evinde durmasın, duran veballidir herkese duyurun"
ÖRGÜTTEN SON TALİMAT: HÜKÜMETE VE TAYYİP'E KARŞI...
Darbe başarısız olunca darbeye destek veren polislere gönderilen mesaj ise bir başka şüpheli Ersan Gönül'ün telefonundan ele geçirildi. 16 Temmuz 2016 günü 05.20'de " bölge imamları" kaydıyla gönderilen mesajda şu ifadeler yer alıyor: "Çok acil duyuru…Durum kötü. Tüm il ve ilçe imamlarını, abilere, ablalara, kurum imamlarına iletin, tüm hizmet mensupları darbeyi şiddetle kınayan açıklama yapsın. Meydanlara inip kendisini kamufle etsin, resim çekilip sosyal medyada yayınlasın, Demokrasi Seçilmiş irade falan desinler, ama asla muhterem hoca efendinin adı geçmesin. Asla hükümete ve Tayyip'e karşı olumsuz bir paylaşım yapmayın."
HUBER'E ÖZEL HAREKATI GÖTÜRMEDİLER
Hakkında dava açılan polisler arasında üç helikopter pilotu da bulunuyor. Cumhurbaşkanlığı'na ait Huber Köşkü'nü korumak üzere özel hareket polislerinin köşke sevkini gerçekleştirmesi talimatı verilen bu polislerin görevi yerine getirmedikleri kaydedilen iddianamede, Bylock kullancısı çıkan Ende Küçükağ isimli pilotun, "Şuan darbe söz konusu kimden talimat alacağımı bilmem, ben darbenin tarafı olamam" diyerek uçuş yapmadığı belirlendi. Helikopteri uçurması söylenen Tolga Gültekin ve Mehmet Barış Aktaş da benzer gerekçe ile helikopteri kaldırmadı.
İddianamede, 24'ü tutuklu şüpheli polislerin, darbe teşebbüsü sırasında terör örgütüne yardım ve onun nihai amacına hizmet anlamı taşıyan eylemleri tamamen örgütün talimatıyla ve kendilerine verilen görev kapsamında icra ettikleri belirtildi. Şüpheli polislerin büyük bölümünün FETÖ iletişim programı Bylock kullanıcısı çıkmaları dikkat çekti.
İddianamede 29 polis için "Darbeye teşebbüs", "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs", "silahlı terör örgütü üyeliği", "terör örgütü propagandası yapmak" gibi suçlardan çeşitli cezalar istendi. Şüpheliler, terör suçlarına bakan İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanacak.