FERHAT ÜNLÜ
Santralİstanbul’un antik Roma’da gladyatör dövüşlerinin yapıldığı Colosseum arenasını andıran büyük amfilerinden birinde, üniversitenin saygın profesörlerinden biri Charles Bukowski’nin Kadınlar adlı romanını ‘karşılaştırmalı soft porn’ başlıklı bir derste sesini tüm öğrencilere duyurmak için gırtlak patlatırcasına anlatıyor. Yahut tarih bölümünde ‘antik çağda pornografi’ başlıklı bir başka derste yaklaşık 2 bin yıl önce, insanlığa ait derin, köklü hazların uç sınırlarda yaşandığı bir kadim kentin, Pompeii’nin her ücra köşesine yayılmış pornografinin laneti yüzünden helak edildiğine inanılan halkının ibretlik hikâyesi psikanalitik yaklaşımla irdeleniyor.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Freud’un üşenmeden kalkıp gittiği ve Vezüv Yanardağı’nın külleriyle taşlaşmış yüzükoyun yatan hamile kadınları ve yerde debelenirken donup kalan köpekleri saatlerce izlediği bu kentin, insanlığın bilinçdışını simgelediğini söylüyor hoca. Yanardağ, arzunun ve hazzın üzerini kalın bir kül tabakası ile örtmüş ve bilinçdışı, geçmişin derinliklerine hapsedilmiştir artık.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
2011’İN İLK KAMUSAL PORNOSU
Her ikisi de hayali birer sahneden ibaret olan bu derslerin hocalarda, öğrencilerde, hatta dersten bir şekilde haberdar olan velilerde şiddetli tiksinti uyandıracağı söylenemez. Hocalar, Bukowski’nin yekten bir cinsel ilişkiyle başlayan romanının ilk sayfasını sansürsüz bir biçimde okusalar da veya slayt gösterisi eşliğinde Pompeii Genelevi’nin küçük odalarındaki taştan yatakların yanındaki duvarlara çizilmiş pozisyon resimlerini gösterseler de yapılan iş, bir entelektüel faaliyet olarak nitelendirilip hoş görülebilir. Ne de olsa yazı ve resmin neredeyse iktidarsız cinselliği, görsel pornografiğin haz veya tiksinti uyandıran damardan, şiddetli iktidarı kadar etki yaratamaz.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Türkiye’nin en özgür üniversitelerinden biri, belki de birincisi olarak kabul edilen Bilgi Üniversitesi’nde geçtiğimiz günlerde patlak veren porno tez skandalının bu kadar yankı yaratmasının sebebi bu nüansta saklı. Filmi çeken ve filmde oynayan Deniz Özgün ile Elif Şafak Urucu’nun konuyu görsel açıdan işlemeleri işin rengini değiştiriyor. 2011’in kamusallaşan ilk porno olayı yüzünden üniversitenin Görsel Tasarım Bölümü’nün kurucusu Prof. Dr. İhsan Derman ile birlikte bölümde çalışan Ali Pekşen ve Ahmet Atıf Akın’ın okulla ilişiği kesildi. Bir anda Türk akademi tarihinin en medyatik tezi haline gelen ‘Porn Project’in yeşerdiği kampusu anlamak için üniversitenin tarihini incelemekte yarar var.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Bilgi, ziyadesiyle genç ama akademik kalitesi ve halkla ilişkilerdeki başarısıyla kısa sürede öncü üniversiteler arasına girmiş bir üniversite. Üniversitenin kurucu vakfı olan Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı 31 Ekim 1994 tarihinde kuruldu. Üniversitenin kurucuları arasında Oğuz Özerden, Halit Kakınç, Zafer Mutlu ve babası Latif Mutlu ile Bülent Akarcalı, Yiğit Ekmekçi, Asaf Savaş Akat, Uğur Alacakaptan, Toktamış Ateş, Gülten Kazgan ve Lale Duruiz gibi isimler yer alıyor.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Şimdilerde rektörlüğünü Prof. Dr. Halil Güven’in yürüttüğü Bilgi’nin yaratılmasında öncülüğü Oğuz Özerden’in yaptığı söylenebilir. Bu parlak gazeteci ve işadamı, 24 yaşında şirket, 37 yaşında üniversite sahibi oldu. Özerden, 900’lü telefon hatlarını Türk iş hayatına kazandıran isim. Bu projeyle iyi para kazanan Özerden, kazandığı parayı Bilgi Üniversitesi’nin temelinin harcında kullanacak ve bu durum, Bilgi’nin tarihinin ‘900’lü hatlardan porno film tezine’ kolaycılığıyla anlatılmasına malzeme olacaktır. Başlangıçta İstanbul School of International Studies (ISIS) adıyla kurulan ve 7 Haziran 1996’daki resmi açılışında şimdiki adını alan Bilgi Üniversitesi, kendini ‘farklı yaşam ve düşünce tarzları, inançları olan çeşitli bireyler arasında hoşgörü ve saygıyı teşvik eden ve toplumun tüm kesimleriyle güçlü bağlar kuran’ bir kurum olarak tanımlıyor.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Toplumun tüm kesimleriyle güçlü bağlar kurmuş olma iyimser bir yanılsamadan ibaret. Ama Türkiye’de ilk kez Kürt konferansı düzenleyen, Boğaziçi Üniversitesi’nin baskılar nedeniyle yapamadığı ‘İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri’ başlıklı konferansı Eylül 2005’te gerçekleştiren, başörtüsüne özgürlük vererek ilk cesur adımı atan Bilgi’nin özgürlük ve hoşgörünün hakkını vermiş bir kurum olduğunu teslim etmek gerek. Bununla birlikte okulun 10 Şubat 2010’da ABD menşeli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı’nın bir parçası olduktan sonra eski özgürlük ortamını kaybettiği söyleniyor. ABD’den Fransa’ya, İspanya’dan Çin’e 21 ülkede eğitim veren Laureate’in tüm dünyada 550 bin öğrencisi ve 15 bin öğretim üyesi bulunuyor. Satıştan sonra değişen Bilgi yönetiminin büyüme stratejileri geliştirdiği biliniyor.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
OTTO’DA ‘YAŞAM İÇİN ÖĞRENMELİYİZ’ MOTTOSU
Bilgi Üniversitesi, hayata diyalektik alternatif olabilecek, kendi içinde minyatür yaşamlar kurulabilecek bir kampusa ancak Eylül 2007’de kavuşabildi. Santralistanbul, dâhi çocuk Oğuz Özerden’in yaratıcı projesiyle mimarlık harikası bir merkeze dönüştürüldükten sonra üniversitenin önemli bölümleri buraya taşındı. Porno tez hadisesiyle gündeme gelen Görsel İletişim Tasarımı Bölümü de Santralistanbul’daki E1 binasında.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Santralistanbul’da öğrenciler, İstanbul’un pek çok bar ve restoranına rakip olabilecek kalitedeki Otto’da Cabernet Sauvignon ve Merlot’lardan mamul şaraplarını yudumlayıp ‘Non scholae sed vitae discimus’ (Okul için değil, yaşam için öğrenmeliyiz) mottosunu koro halinde tekrarlayarak hayata hazırlanıyorlar. Kimbilir belki de Deniz Özgün ile Elif Şafak Urucu’nun aykırı tez projesi de Otto’da yemek yerken ansızın ortaya çıkan bir fikirdi. Bu fikir sayesinde sakatlanmış cinsel ahlâkından ötürü ara ara pornografik hikâye ve imgelerle sınanan bir toplumun yeni sınavı da akademideki derin gırtlak skandalı oldu.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
MEZARLIK ÜSTÜ ÜNİVERSİTE
1980’li yıllarda cinselliği, izlediği ucuz porno filmlerden öğrenen yeni yetmelerin ya da kösnül arzuları maddi imkânlarının hep önünde olmuş lümpenlerin, kendi sınıflarının son derece sınırlı olanaklarıyla doyurmaya çalıştıkları cinselliklerini yaşadıkları yer olan, koltukları kauçuk ve hatta tahtalarına kadar parçalanmış varoş sinemaları pornografinin ‘underground’ olarak var olduğu mekânlardı. Bu ucuz ‘hardcore’ kültürü sayesinde henüz kitle kültürünün kamusal bir pornografi atmosferi yaratmadığı dönemlerde kuvvetli cinsellik güdüsü kendi gettosunda tatmin ediliyordu, dolayısıyla kontrol altındaydı.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Bir başka deyişle pornografik şiddet, kamuda hiddet duygusu yaratacak şekilde gözönünde yaşanmıyordu. Günümüzdeyse toplum, alt sınıfların libidosunu temsil eden Şahin K. gibi figürler üzerinden pornonun sevimlileştirilmeye çalışıldığı, Fatmagül’ün Suçu Ne? dizisindeki gibi tecavüz vakaları ya da Deniz Baykal ve Cübbeli Ahmet Hoca’ya ait olduğu iddia edilen seks kasetleriyle ilgili tartışmalar ekseninde meşruiyet kazandırılmış, kontrollü biçimde yerüstüne çıkarılmış postmodern bir erotik kültürü yaşıyor. Yunancada fahişelerle ilgili yazılar anlamına gelen ‘porne graphein’ ifadesinden türeyen ve arkeolojik bulgulara göre en az 7 bin yıllık tarihi olan pornografinin Türkiye’de geldiği son nokta bu.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
2011’in ilk ‘kamusal porno’ olayının yaşandığı Bilgi Üniversitesi’nin ilk kampusu, Roman vatandaşların yoğun olarak yaşadığı Şişli Kuştepe’de 7 bin metrekarelik arsa ve 10 bin 500 metrekarelik kapalı alan üzerine kuruldu. Uygun bir fiyatla 49 yıllığına kiralanan bina, rivayete göre eski bir mezarlığın üstüne inşa edilmişti. Üniversitenin bir diğer kampusu de Dolapdere’de kuruldu. Kampusların, civarda her an bir esrar satıcısına rastlanabilecek, kavga gürültünün hiç eksik olmadığı kenar semtlerde kurulmasının yalnızca maddi avantajlarla ilgili olduğu ya da varoşları, liberal hoşgörüyle kent kültürüne entegre etmek gibi daha derin, entelektüel manalar taşıdığı yönünde muhtelif yorumlar mevcut. Okul yönetimi, varoşlarda kampus projesiyle öğrencileri hayata daha iyi hazırlayacağına inanıyor da olabilir.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Ancak kampus, hayatta pek de karşılığı olmayan suni özgürlük ve mutlulukların dışarıdan yalıtılmış alanı olduğu için insanı bir parça savunmasızlaştırır. Bu yönüyle bebek için anne rahmi neyse üniversite öğrencisi için de kampus odur. Kampus steril ve güvenlidir. Sınav dönemleri dışında çalışmaksızın kazanma, para kazanmadan ebeveynin kesesinden beslenme gibi daha sonraki yıllarda özlemle hatırlanacak altın çağa özgü olanaklar sunar. Hayatını kampusa göre kurgulayan, haz alma ve savaşma yöntemlerini kampusun cennetsi atmosferine göre belirleyen bir öğrenciyi dışarıda bekleyen sayısız tehlike vardır.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Bu bağlamda kız öğrencilerin pornoyu bir tez olarak icra etmelerinin alt metninde, “Tehlikelerin farkındayız ve bu tehlikelerden korkmuyoruz,” mesajı da saklı. Porno tez sunmayı, ebeveynlerden siyasal iktidara kadar geniş bir yelpazede iktidarı temsil eden okul yönetimine karşı bir isyan olarak yorumlamak da mümkün. Proje, bu yönüyle Bilgi’nin 2006 yılı mezuniyet töreninde kepler atıldıktan sonra çalınan meşhur Pink Floyd şarkısı Another Brick in The Wall’un sözlerindeki anarşist hisleri yansıtıyor.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Anarşist porno tezinin yarattığı kaosun etkisiyle özgürlükçülüğüyle övünen Bilgi Üniversitesi’nde adeta darbe rüzgârlarının esmeye başladığı görülüyor. Yöneticiler başta olmak üzere herkes, suçu kendi üzerinden atmak için birbirini suçluyor. Galiba Adorno’nun dediği gibi cinsel ahlâkın ilk ve tek ilkesi üniversitedeki porno hadisesine de uyarlanabilir: “Suçlayan her zaman suçludur.”
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Benzersiz bir PR başarısı
Bilgi’deki porno tezi olayı Türk ve hatta dünya basınında geniş yankı buldu. Bilgi Üniversitesi’nin dergisi Dergi Bilgi’nin amatör yazarlarından, 2002’de Reha Muhtar’ın, toplumun porno ihtiyacını nasıl karşıladığını uzun uzadıya anlattığı yazısının bir kısmını aynen alıntılayarak yedi büyük yazarlık günahından biri olan ‘kendinden aşırma’ (self plagiarism) günahını işleyen usta yazara kadar pek çok kişi porno skandalı hakkında kalem oynattı.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Arada “Ya tez kabul edilmemeliydi ya da edildikten sonra yönetim, hocaları okuldan kovmamalıydı,” cümlesiyle özetlenebilecek sağduyulu öneriler ise hiç işitilmedi. Sonuçta ‘Porn Project’, “Reklamın iyisi kötüsü olmaz,” fikrine iman edenler için Bilgi Üniversitesi lehine güçlü bir PR çalışmasına dönüştü. Gerçekten de aralarında bu yazının da bulunduğu bahisler sayesinde porno skandalının Bilgi Üniversitesi için benzersiz bir PR başarısına tahvil edildiği söylenebilir.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Liberal üniversitede bir kozmik oda
Tezin varlığının medyaya yansımasından sonra üniversitede yaşananlar liberalliğiyle meşhur okulu bu konu özelinde bir totalitarizme sürüklediği için de anlamlı. Üniversite yönetimi tezin dışarıya sızmaması için E1 binasını zapturapt altına aldı ve tezin bulunduğu binadaki odaların kilidini değiştirdi. Bundan böyle tezin bulunduğu oda, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın kozmik odası Genelkurmay için ne ifade ediyorsa Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti için onu ifade ediyor. Kader herkesi en çok övündüğü şeyle imtihan edermiş.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"
Toplumun çocuksu, erotik merakını daha da gıdıklayan bu tedbir, hem kampusta hem de kampus dışında muhtelif rivayetlerin dolaşmasına neden olacak. Kampusta “Acaba eser tematik miydi?” kahvehanelerde ise “Konulu porno muydu acep?” soruları sorulacak. Kimileri Watergate skandalını basına sızdıran ‘ABD derin devletinin gırtlağı’ ile ülkenin beş eyaletinde yasaklanan, tarihin en çok tartışılan porno filmi Inside Deep Throat ve akademideki derin gırtlak arasında, kimileri hayal gücünün elverdiği ölçüde vaktiyle underground sinemalarda izlediği parça filmlerle benzerlikler kuracak. Sonuç olarak ‘Porn Project’ insanlığın binlerce yıllık porno kültürüne mütevazı bir katkı olarak tarihin raflarında şimdiden yerini aldı.
FİLMİN KADIN OYUNCUSUNUN ŞOK KARELERİ
KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU: "BEDEN BENİM BEDENİM"