AYŞE FERHANGİL
BAZI meslek dalları kendi modasını yaratıyor, bu kaçınılmaz. Alaturka icra eden ses sanatçılarını (buna Bülent Ersoy kadar Usher ve 50 Cent de dahildir) taşlarından, takılarından; dünyanın dört bir yanındaki mankenleri, siyah opak çorapları ve çorapların ağ yerini bile kapatmayan kazaklarından; silikon vadisi çalışanlarını da, spor ayakkabıları ve yüksek belli jeanlerinden tanıyoruz. Ama bir de öyle bir meslek var ki moda konusunda sınıflar üstü bir klasmana oturtulması şart: Futbolcu, giyim kuşam işini Valentino’dan da, Tom Ford’dan da daha fazla ciddiye alıp, konu üzerinde herkesten daha fazla mesai harcıyor. İşte tam da bu yüzden bana sorarsanız kılık kıyafet denilince futbolculara ciddi bir imtiyaz tanınması şart. Ekmek parası icabı, gelişen vücutlarını solaryumla parlatıp, epilasyon odalarında ciddi mesai harcayan futbolcular hayatlarının büyük bölümünü geçirdikleri formalara inat, günlük yaşamda en büyük eforu kıyafetleri için harcıyor. Renk-desen şımarığı bir kombinasyona bir de koca koca logolar, devasa kemer tokaları ve bolca mücevher ekleyerek ‘futbolcu stilini’ oluşturuyorlar.
BECKHAM VE RONALDO GERÇEĞİ
Her ne kadar dünya, David Beckham’ın bukalemun görüntüsü, Maradona’nın iflah olmaz talepleri ve Cristiano Ronaldo’nun siyaha boyadığı ayak tırnaklarına şaşırsa da aslında bu üçlünün birleşiminden doğuyor ortalama futbolcu stili. Futbolcuyla karşılaşma olasılığının yüksek olduğu AVM kafelerinde ya da koridorlarında metrelerce öteden bile parmakla gösterilebilecek derece belirgin, hatta çığırtkan kıyafetlerle dolaşıyor futbolcular.
Dar gömlekler, cepleri düşük jean pantolonlar, tercihen markasının logosunu taşıyan ayakkabılar, üzere tam oturmaktan bir adım ilerde düğmeleri zor iliklenen ceketler ve kaşkol, futbolcuların değişmez kıyafetlerinden. Acetobalsamico.blogspot.com’dan öğrendiğime göre Louis Vuitton bavullar ve çantalar, Jacob&Co marka saat, Cesare Pagiotti marka ayakkabılar, Dolce&Gabbana logolu kıyafetler futbolculuğun namından sayılıyor. Bana sorarsanız bu listeye bir de Ed Hardy tişörtlerle Emporio Armani ve Roberto Cavalli kıyafetlerin eklenmesi şart. Futbolcunun ‘İtalyan esintisi’ sandığı giyim tarzı, genel arasında ‘Futbolcudur, ne giyse yeridir’ hissi uyandırıyor. Paranın varoluş nedenini anlamakta karmaşa yaşayanlar, saatleri, bavulları ve kıyafetleri bir yatırım aracı sanmaya devam ediyor. Aradan tek tükleri Hagi gibi alışveriş merkezine parasını yatırıp, mülk sahibi olurken futbolcuların büyük çoğunluğu AVM’lerdeki mağazaları zengin etmeye devam ediyor.
TÜRKİYE’NİN TOP 5’İ
Emre Belözoğlu: Aslına bakarsanız Emre Belözoğlu, ortalama futbolcudan çok daha şık, çok daha iyi çalışılmış kıyafetlerle çıkıyor basının karşısına. Bunda kendisinin Avrupa görmüşlüğünün de etkisi var. Yalnız önü kapanmayan ceketler ve modası çoktan geçen poşular Emre’nin meslektaşlarıyla aynı kefeye konmasının nedeni oluveriyor.
Arda Turan: Arda Turan’ın halis muhlis futbolcu stilinin üzerine, bir de ciddi bir ‘uyumlu giyinme’ takıntısı var. Arda, renk kombinasyonları kadar marka uyumunu da abartmış durumda. Genelde tek renk ve tek marka üzerinden kıyafet şeçimi uygulayan futbolcunun bacaklarını kısa gösteren pantolon kullanmakta da üzerine yok.
Guti Hernandez: En ciddi sorunu saçlarıyla yaşayan İspanyol futbolcu Guti, geçtiğimiz günlerde bir alışveriş merkezinde hızla harcadığı 33 bin lirayla gündeme geldi. Kendisi için ‘Bir aynaya sahip olmadığı kesin’ yorumları yapılan Guti, çarpraz taktığı çanta ve dev tokalı kemerden asla vazgeçmiyor. Yalnız hakkını yemeyelim, Guti, İspanyol moda eleştirmenleri tarafından abartısız renkler kullandığı için tebrik bile ediliyor.
Ricardo Quaresma: Yabancı transferlerimizin büyük bölümünün yaşadığı talihsiz saç kesiminden Potekizli futbolcu Quaresma da nasibini ciddi ölçüde almış. Quaresma bir de taş bağımlılığından musdarip. Kulak memelerinden taşan pırlanta küpelerle, duvar saati olma yolundaki dev saatler takan futbolcunun vücuduna yapışan kıyafetleri de futbolculuğun namına yakışır cinsten.