SONAT BAHAR / CUMARTESİ SABAH
FOTOĞRAFLAR: ERKAN SEVENLER
Tahtakale’de sessiz sedasız bir şeyler oluyor. Bölgenin trafiğe kapatılmasından sonra Tahtakale’nin bir anlamda yüzünü oluşturan esnafın da profili değişmeye başladı. Birkaç kuşaktır bölgenin alışveriş nabzını tutan esnafa komşu olarak daha şık yerler açıldı.
Tahtakale, İstanbul’un toptan ve perakende ticaret merkezi. Bugünlerde bir makyaj yenileme arifesinde. Bunun bölgenin yapısını ne kadar değiştireceğini ise önümüzdeki günler gösterecek. Bölgede bir yandan insan profili değişirken, fiziki çehresi de yenileniyor. Ama bu yenilik tepkiyle karşılanıyor. Örneğin, Fatih Belediyesi tarafından esnafa gönderilen tabela sökme uyarısı, henüz kimse tarafından uygulanmamış, esnaf pek de uygulamaya niyetli değil.
“Yıllardır buranın bir yapısı, dokusu var. Bizi adresle değil, tarifle bilen insanlar var, tabelalarımızı sökmek istemiyoruz,” diyorlar. Tahtakale’nin dar sokaklarının üstünü kapatma projesi de benzer tepkileri alıyor. Şeffaf tavan, birçoklarında korku yaratmış, “Çıkacak bir yangında, facia yaşanır,” endişesi taşıyorlar. Bu değişim tamamlanmadan önce, Tahtakale’yi eski haliyle hatırlamak için tek tek sokaklarını gezdik, alışveriş yaptık.
Tahtakale, insanları gözlemekten, sokak hareketliliğinden, bir roman sayfasını sadece okumaktan değil, yaşamaktan ve tabii alışverişten keyif alıyorsanız doğru adres...
Keşmekeş, aşırı renklilik, zaman zaman Ortadoğu’da gezermiş gibi bir his, etrafa yayılan kokular, çok farklı insanlar, birbirine dokunmadan veya çarpışmadan yürümenin mümkün olmadığı daracık sokaklar, insana bir film karesindeymiş hissi yaşatıyor. Burada satılan ürünlerin fiyatı ise şaşırtacak kadar ucuz.
Mesela, gıcır gıcır kuşe kağıda basılmış bir dekorasyon dergisinde gördüğünüz, cicili bicili bir çamaşır sepetini, en şık mağazadan almaya kalksanız, en az 80 lirayı gözden çıkarmanız gerekirken, Tahtakale’de aynı ürünü, 10 liraya almak mümkün.
Çocuğunuza evde yılbaşı partisi organize etmek için, bir organizasyon firmasına 250 lira vermek yerine, Tahtakale’de, aynı ürünleri kendi zevkinize göre seçip, bu organizasyonu 50 liraya tamamlayabilirsiniz.
Ara sokakları tek tek gezerek keşfetmek gerekiyor. İstanbul’un en eski sokak dokusunun iyi korunduğu az sayıdaki semtinden biri burası. Çoğu yokuş ve dar sokaklarında, girift bir araç ve insan trafiği var.
Bizans’tan bu yana ticaret merkezi
İstanbul Eminönü’nde, Mısır Çarşısı’nın güneybatısında, Mercan’la Rüstem Paşa Camii ve Hasırcılar Caddesi arasında kalan semt Tahtakale. Bizans döneminden günümüze kadar bir ticaret ve iş bölgesi olma özelliğini sürdürdü.
1980 öncesinde gayrıresmi döviz işlemleriyle de ünlü olan semt, ‘Tahtakale Borsası’ teriminin doğmasına neden olsa da 1980’lerin ortasından itibaren döviz işlemleri üzerindeki yasağın kalkmasıyla bu özelliğini kaybetti.
ESKİ VE YENİ ESNAF YAN YANA
Faruk Os, Tahtakale’nin 25 yıllık esnaflarından. Geçimini çelik atölyesinden kazanıyor.
Deniz Eskier ise geçen yıl hediyelik eşya dükkanını açmış. Bu zamana kadar Kemerburgaz’da dükkanı olan Eskier, Tahtakale’de ticaret yapmanın daha kolay olduğunu söylüyor.
ZİHNİ SİNİR EŞYALAR
DEV ÇAKMAK: Bir çakmak için olabilecek en absürd dizayn, sanırım onu taşınmayacak kadar büyük yapmaktır. Kimin dev bir çakmağa ihtiyacı olur ki? Kaşını gözünü yakmak isteyen birinin mi? Yoksa onu amacı dışında meşale gibi kullanmak isteyenin mi? Bu dev çakmağı kullanacak bir yer bulursanız fiyatı 1 lira.
OKUMA GÖZLÜĞÜ: Sokakta ayaküstü bir muayeneyle gözlük almak nerede mümkün? Tabii ki Tahtakale’de. Üstelik bu muayene için doktora da gerek yok, kendi kendinize yapıyorsunuz. Elinize tutuşturulan bir kağıt parçasındaki okuyabilme kapasitenize göre tanesi 10 lira olan numaralı gözlüklerden istediğinizi seçebilirsiniz.
SARIMSAK ÜRÜNLERİ: Tahtakale’de sarımsakla ilgili aklınıza gelebilecek, hatta gelmeyecek kadar çok ürün var; sarımsak ezici, sarımsak serpici, sarımsak doğrayıcı, sarımsak soyucu. Bir noktada üretici, sarımsak konusunda kopmuş gitmiş, ama nerede tam olarak belli değil. Örneğin; sarımsak kokusu elinize bulaşmadan, cacığınızın üstüne rahatça serpiştirmek istiyorsanız, sarımsak ezicinin fiyatı 4 lira. Sarımsak sıkacağı ise 2 lira.
MASAJ ALETLERİ: Tahkaleleli üreticinin kendine hakim olamayıp üretip durduğu diğer bir konu da masaj aletleri. Sırt kaşıyıcıdan tutun, ayak masajına kadar Taylandlı masörlerle yarışacak çeşit var. Ayak masaj aleti, uzun bir yürüyüşün ardından ayakları rahatlatmaya yarıyormuş. Fiyatı 3 lira.
KÜLLÜK: İskeletor küllük manidar, mesaj içerikli, uyarıcı. Sigaranın zararlarını vurgulayıp bir yandan da tiryakinin külünü dökmesine yarıyor. Bu, sağlığa önem veren küllüğün fiyatı 10 lira.
ELEKTRİKLİ SU POMPASI: “Damacana sular hayatımıza girdi gireli kadınların en büyük çilesi suyu sürahiye doldurmakmış,” diyeceğim, yalan olacak. Bunun nesi zor olabilir? Yine de olaya bu açıdan yaklaşmayan bir üretici evdeki damacanayı eliyle pompalamaktan yorulanlara elektriklisini yapmış. Fiyatı 25 lira.
MEYVE SOYMA ALETİ: Siz de üşenenlerdenseniz, elmayı, armutu, patatesi soymaya yarayan ama bir o kadar da teknik bu aleti, kaçırmayın derim. İlk bakışta ne olduğunu anlamakta güçlük çektiğimiz bu cihaz, elmaları bir çırpıda soyuveriyor, fiyatı 25 lira. “Yok, ben o kadar para veremem,” derseniz, 5 liraya bu kadar teknik olmayanı da var.
BEYZBOL SOPASI: Hiçbir metrekaresinde beyzbol oynanmayan güzel ve yalnız ülkemin vatandaşları, niçin beyzbol sopasına bu kadar meraklı, anlamıyorum. Otomobillerin bagajında tutup silah olarak kullanmak için mi? Fiyatı 10 lira.