Dünyanın en otoriter ülkelerinden olan Kuzey Kore, her türlü iletişimi yasaklayarak gizemini koruyor.
Yalnız üst düzey devlet görevlileri, spor grupları ve benzer statüde olanlar ülke dışına çıkabiliyor.
Ancak bu seyahatin de şartları var: mutlaka en az iki devlet görevlisi eşliğinde gerçekleşiyor; cep telefonu, GPS cihazları ve benzeri elektronik eşyalar ülkeye girmeden alınıyor.
Karşılığında geri dönerken geri alabilmeniz için kupon veriliyor; her yere serbest gitmek ve her yerde fotoğraf çekmek yasak. Bu yasaklar daha katı şekilde yabancı turistler için de geçerli.
Yalnız rehberlerin eşliğinde onların izin verdiği yerlere gitmek ve onların izin verdiği yerlerde fotoğraf çekmek mümkün. Özellikle asker fotoğrafı çekmek yasak.
Bu zaman söz konusu vatandaşın tüm şeceresi, sosyoekonomik geçmişi, Kore savaşındaki tutumu, dış dünyada her hangi yakınının, Güney Kore veya Çin'de akrabalarının olup-olmaması dikkate alınıyor.
Devletin resmen varlığını kabul etmediği Songbun, eğitim ve çalışma hayatı için de belirleyici. Çünkü ülkede vatandaşın mesleğine de devlet karar veriyor ve bu karar verilirken Songbun puanı dikkate alınıyor.
Puanı düşük olanlar daha ağır işlerde çalıştırılıyor, puanı yüksek olanlar ise üst düzey görevlere yükselebiliyor.
Konut, devlete ait. Çocuklar evlenene kadar aileleriyle yaşamak zorundalar. Evlenince çiftlere 30-50 metrekarelik küçük bir ev veriliyor ve bu zaman tabi ki yine de Songbun puanı dikkate alınıyor.
Başkent Pyongyang'da yaklaşık 3 milyon insan yaşıyor. Bölgelerden başkente taşınmanın tek şartı iş yerinde değişiklik.
Kuzey Kore'de en sorunsuz alan trafik. Çünkü ülkede neredeyse otomobil yok. Otomobil satışı yok, sabah saat 7'de siren ve ardından Enternasyonel marşıyla uykudan uyanan vatandaşlar işe bir kızıl bayrak eşliğinde, yürüyerek gidiyor.
Korelilerin ise bu bilginin doğru veya yalan olduğunu öğrenmek imkanı yok. Gerçi istekleri de yok. Çünkü her hangi yabancı radyo dinleyerek dünyada olup-biteni öğrenmek isteyeni en az 15 sene hapis bekliyor.