Türkiye'nin en büyük el yazması eserler merkezi Süleymaniye Kütüphanesi'nde özenle korunan, ancak zamanın yorgunluğundan yıpranan yüzlerce yıllık nadide eserler restore ediliyor. Süleymaniye Kütüphanesi bünyesindeki Yazma ve Nadir Eserler Patoloji ve Restorasyon Araştırma Merkezi, adeta bir hastane gibi çalışıyor. Kimyagerler ve biyologlar, zarar gören nadide eserin önce 'hastalığını' belirliyor, sonra da özel çözeltilerle 'ilaç tedavisi' uyguluyor. Uzmanların, zarar gören eseri kurtarmak için yaptığı bazı operasyonlar iki yıl boyunca sürüyor. Kurtarılmayı bekleyen eserler bazen 800 yaşında bir tıp kitabı, bazen bir padişah fermanı, kimi zaman nadide bir el yazması Kuran-ı Kerim oluyor.
BÖCEKLER BİLE ZARAR VERİYOR
Eserlerin yıpranma sebebi ise çeşit çeşit. Kimi zamanın yıpratıcı etkisiyle, kimi rutubetten kimi de böcekler tarafından zarar görmüş. Eserler, ilk olarak laboratuarın kimya bölümüne geliyor. Bu bölümde görev yapan kimyager, kimya mühendisi, biyolog ve kağıt teknikeri uzmanları, restorasyonun nasıl yapılacağına karar veriyor. Restorasyon bölümündeki uzmanlar ise, yıpranmış eseri aslına uygun olarak onarıyor. 20 yıldır kütüphanedeki laboratuarda çalışan Hatice Karagöz, "Bugüne kadar elimizden 800 yıllık tıp kitapları, Hz. Muhammed'in hırkası için yazılmış Kaside-i Bürde, binlerce padişah fermanı geçti. Toprak altında Beylikler döneminden kalma bir Kuran-ı Kerim bulunmuştu. Sayfaları birbirine yapışmış, 250 sayfası bir taş gibiydi. Onu uzun bir çalışmanın ardından orijinal haline döndürmüştük. Üç yıl önce Batman'daki selde bir vatandaşın eline bazı yazma eserler geçmiş. Kendisi bize ulaştı. Biz de hemen Konya Yazma Eserler Kütüphanesi'ne haber verdik ve o eserler kurtuldu. O kişinin bu eserleri kurtarmak için gösterdiği davranış beni çok etkilemişti" dedi. Kimyager Ayşegül Belet ise, British Library, Vatikan Kütüphanesi ve ABD Kongre Kütüphanesi'ndeki yazma eserler üzerinde yapılan çalışmaları takip ettiklerini kaydetti. Laboratuarın yurtdışındaki yeni teknolojilerle yenileneceğini belirten Belet, "Kimsenin dokunamayacağı eserler üzerinde çalışıyoruz. Bu işe yüreğinizi vermeniz gerekiyor. Esere hiç zarar gelmemesi gerekiyor. Eser üzerinde çalışırken çok değişik duygulara kapılıyorum" diye konuştu.
* 2009 YILININ EDEBİYAT OLAYLARI İÇİN TIKLAYIN