İşte gerçek Alice!

Geçtiğimiz hafta "Alice Harikalar Diyarında" filmi gösterime girdi. Biz de bu ünlü masalın yazılış öyküsünü Sunay Akın'a sorduk.

Deklanşöre basma anıyla fotoğrafın çekilme anı arasına sıkışmış bir hikâyedir bu. Eğer fotoğraf makineleri, ilk kullanıldıkları yıllarda, anı yakalamakta şimdiki kadar hızlı olsalardı belki de Alice Harikalar Diyarında masalı hiçbir zaman yazılmayacaktı. Sunay Akın, yaptığımız söyleşide bu meşhur masalın içyüzünü bizimle paylaştı.

İşte ünlü şair, yazar, gazeteci, araştırmacı, tiyatro oyuncusu Sunay Akın'ın kelimeleriyle gerçek Alice'in öyküsü...

* "ALICE HARİKALAR DİYARINDA" FİLMLERİ İÇİN TIKLAYIN

HER ŞEY FOTOĞRAF MAKİNESİNİN KEŞFİYLE BAŞLADI
"Alice Harikalar Diyarında" masalının yazarı Lewis Carroll'ın asıl ismi Charles Lutwidge Dodgson'dır. Bu adam aslında bir deha: bir matematikçi, aynı zamanda şair... Böyle sanatçı ruhlu bir bilimadamının fotoğraf makinesine ilgisiz kalması beklenemezdi elbette. Çünkü fotoğraf makinesi hem sanayi devriminin gerçekleştiği yıllarda ortaya çıkan önemli bir buluş hem de anı yakalıyor. Tıpkı şiir gibi... Şiirde de amaç anı yakalamak değil midir?

Romanın yazım süreci de fotoğraf makinesinin keşfiyle ilgilidir aslında; çünkü fotoğraf makinesinin ortaya çıktığı ilk yıllarda bir poz fotoğraf elde etmek için dakikalarca kımıldamadan durmanız gerekiyordu. Küçük çocukları fotoğraflamayı seven Lewis Carroll da bu süre boyunca çocukları makinenin önünde kımıldamadan oturtmak için, onlara çeşitli masallar anlatıyor, "kımıldarsan masal bozulur" diyerek onları ikna ediyor. Fotoğrafını çektiği çocuklar arasında, kimi kaynaklara göre komşusunun kızı, kimilerine göreyse görev yaptığı okuldaki müdürün kızı olan Alice de yer alıyor. Alice'in fotoğrafına baktığında orada çok değişik bir şey görüyor: Alice, Carroll'ın anlattığı masaldan o kadar etkilenmiş ki, fotoğrafta da, oturduğu koltukta sabit bakışlarla bir noktaya dalmış halde gözüküyor. Fotoğrafı görünce bu sefer Lewis Carroll etkileniyor: "acaba ben masal anlatırken bu çocuk nerelerde geziniyor" diye düşünmeye başlıyor. Alice'in o bakışından yola çıkarak da "Alice Harikalar Diyarında"yı kaleme alıyor.

JULES VERNE'LE AYNI DÖNEMDE YAZILDI
Bence "Alice Harikalar Diyarında" masalının yayımlandığı yıla da dikkat etmek gerekiyor. Kitabın piyasaya çıktığı 1865 yılı aynı zamanda Jules Verne'in "Aya Seyahati"nin de yayımlandığı yıldır. Yani o dönemde başka dünyalara ve hayallere yolculuk, çok ilgi gören bir konu... Bunları okuyan bir okuyucu kitlesi var. Jules Verne, bilinmeyen bir dünyaya, Ay'a seyahati anlatırken Carroll, bilinçaltına yolculuk yapıyor.

"Alice Harikalar Diyarında" bir çocuk kitabı olarak bilinir ama hiç de öyle değildir. Zaten bugüne kadar herkes bu hikâyenin broşürünü okudu. Romanın orijinali, kitapçılarda satılan özetinin özetinin özetinin özeti şeklindeki kitaptan çok farklıdır. Hikâye, beyaz bir tavşanla başladığı için herkes bunun bir çocuk masalı olduğunu sanıyor. Halbuki Playboy'un tavşanı ne kadar çocuksu bir masal anlatıyorsa Carroll'ın tavşanı da o kadar çocuksu bir masal anlatır. Kısacası "Alice Harikalar Diyarında" tam anlamıyla büyüklere yazılmış bir masaldır.

HALÜSİNASYON GÖRDÜĞÜNE İNANMIYORUM
Lewis Carroll'ın bilinçaltına yaptığı bu yolculuğu bazı bilim insanları, yazarın kullandığı bir ağrı kesicinin hammaddesinde afyon bulunmasına bağlıyorlar. Güya bu ilacı içtiğinde Carroll halüsinasyonlar görüyor, yazılarını da öyle yazıyormuş. Bunların hepsi varsayımdır. Ben bu iddialara inanmıyorum. Carroll; çocukların o yaratıcı dünyasına ve sınır tanımaz hayalgücüne hayran bir yazar... Hep onların dünyasında geziniyor, oralarda keşfe çıkıyor. Örneğin "Alice Harikalar Diyarında"da bir dodo kuşu vardır. O kuş, yazarın kendisidir. Kekeme olan Lewis Carroll, asıl soyadı olan Dodgson'ın ilk iki harfini tekrar ederek bu ismi türetmiştir. Yazar aslında bütün eserlerine kendisini yerleştirir. Jules Verne, serüveni denizlerin dibinde veya Ay'da ararken yine bir serüvenci olan Carrol çocukların dünyasına dalıyor.

kalan karakter 1000

Tolga T Tolga T // İSTANBUL

Aynı zamanda dönemin monarşik sistemine karşı insanların ayaklanmaları gerektiğini direkt olarak gerçek hayatta anlatamayan Caroll; bunu genç bir kızın rüyasında anlatmıştır. Bundan dolayı kitaptaki pek çok karakter abartılıdır; kraliçe koca kafalı ve makyaj dolu, onun çevresindekiler takma uzuvlarıyla sahtekar, ona hizmet edenler de kurbağalara benzetilmiştir. Diğer yandan halktan insanlar tavşan, tırtıl, kedi veya fare gibi küçük ve güçsüzdürler. Fakat zekalarını kullanarak kraliçeyi alt etmeyi başarırlar. Sürekli hiç bir şeyin imkansız olmadığı vurgulanan kitapta,güçsüz olan halkın zekalarıyla ve inançlarıyla kendilerine uygulanan zulmü ortadan kaldırabilecekleri anlatılmıştır. Küçükken kitabın özetinin özetinin özetini okuyup onu bir masal zannetmiştim. Tekrar okuyunca kitapta anlatılana inanamadım. Gerçekten şahane.

Aynı Görüşte misiniz?
evet8
hayır0
cevapla 08.01.2011 16:34
sol.invictus sol.invictus // VAN

yapmayınS unay bey siz de mi alice harikalar diyarında oxford bünyesinde yaşanan çirkin olayları hicvederek anlatan dünyanın alegorik eser tipinde ki en önemli eserlerden biridir. kraliçe korkuluk aslan figürleri üniversitede ki ön yargılı tipleri ifade eder. Ama yazınızı da beğendim. bende sözü alis harikalr diyarında nın son cümlesiyle bitireyim. Sonu iyi biten her şey iyidir.

Aynı Görüşte misiniz?
evet6
hayır6
cevapla 12.03.2010 09:16

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
Diğer Kitap - Edebiyat Haberleri
ABD
Aşka dair tüm sorular
Aile bazen öldürücü olabilir
Tren istasyonundaki kütüphane
Bazen küçüklerin de büyük sorunları olur
Türkiye
Devrim, seks ve insan öyküleri
Kemal Safa Güntekin: Kadınlardan yanayım
Kahramanların aşkı büyük olur
'Aşkla yazdım, aşkla okuyun'
'Kasa'da 10 yıldır sanat birikti
İstanbul 2010'u dergisinden takip edin
Dünyanın dört bir yanından denizci öyküleri
Avrupa edebiyatının yeni durağı Antalya!
Tezer Özlü'den Ferit Edgü'ye mektup var
Bursa bu hafta kitaba doyacak
Tarkan ve Kurt yeniden yollarda
Edebiyat meclisi yeniden toplandı
Wordsworth'ün Prelüd'ü Türkçede
Rowling'e 'hırsız' suçlaması
Memlekent'te sıra İstanbul'a geldi
100 yıl sonra Türkçede!
Bilgi Yayınevi'nin sahibi son yolculuğuna uğurlandı
Gönülçelen, SABAH Kitap'ta
Beat, keşfedilmeyi bekleyen bir kuşak
Orhan Pamuk: İstanbul artık hüzünlü değil mutlu bir şehir
Feminist şair Lucielle Clifton yaşamını yitirdi
Rıfat Ilgaz'ın oğlundan dizilere eleştiri
Eğlensin öğrensin
Hayvanlar alemi
www..com.tr
Facebook’un en iyi gazetesi
SABAH’ı beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/Sabah
Son dakika haberlerini
Twitter’ın en iyi gazetesi
Sabah’da takip et
twitter.com/sabah
Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
ÜCRETSİZ SABAH BÜLTEN ÜYELİĞİ

Üye olun, son dakika haberleri e-postanıza gelsin.

Adı Soyadı :
E-posta :
Üye Ol