Çocuk edebiyatında 'hakkında en çok konusulan eser' unvanını kimselere kaptırmaya niyeti olmayan
Alice Harikalar Diyarında, Tim Burton'ın filmiyle bir kez daha gündeme oturdu. Film, her ne kadar kitabın ötesine geçerek, devam niteliginde bir kurguyla karsımıza çıksa da, eski dostumuz Alice'le birlikte seneler sonra eski günleri yad ettigimiz bir çay partisi veriyormusuz duygusu yasatmayı basarıyor. Bu vesileyle gözlerin tekrar kitaba dönmesini saglamaktan da geri kalmıyor. Anlayacagınız
Alice Harikalar Diyarında'yı bir kez daha okumanın tam zamanı! Bu güne dek sayısız degisik sekilde yayımlanmıs kitaplar sagolsun, hikâyeyi bilmeyen yok... Peki hakkında bunca söz söylenmis ve söylenmeye de devam eden bu eseri özgün metninden Türkçelestirilmis kopyasını okumadan
Harikalar Diyarı'nda yol almak mümkün mü? Tabii ki degil. Iste bu sebeple, Is Bankası Kültür Yayınları'nın Lewis Carroll'ın eserini tam metin olarak yayımladıgı sekliyle okumanızı tavsiye ediyoruz. Alice'in tadına varabilmek için, hikâyeyi Lewis Carroll'ın kendi cümleleriyle okumak gibisi var mı? Simdi kitaptaki hikâyeyi bir kenara koyup, biraz da kitabın kendi hikâyesine, öykünün yazılma, yayımlanma, okunma ve elestirilme sürecine bakalım. Yazarın gerçek ismi Charles Lutwidge Dodgson. Lewis Carroll, onun edebi eserlerinde kullandıgı isim. Carroll, Oxford Üniversitesi'nde çalısan, bir yandan da siirler ve kısa öyküler yazan bir matematikçi. Üniversitenin dekanı Henry Liddell ile yakın dostlukları var. Carroll, 1862 Haziranı'nda bir gün Liddell'in üç kızı Lorina, Alice ve Edith'le nehirde sandal gezintisine çıkıyor. Kızların canı sıkılınca onlara bir masal anlatmaya baslıyor. Kitabın basında yer alan ve kitabın yazılma hikâyesini özetleyen siirde yazar, ortanca kız Alice'in sandal gezintisi sırasında "Masalın içinde gerçek olmasın!" dedigini ve böylece seneler boyu "Yazar burada neyi kastediyor? Bu neyi sembolize ediyor? Bu bölümde ne sorgulanıyor?" gibi soruların pesi sıra sorulmasına sebep olacak bir eserin ortaya çıkmasına önayak oldugunun sinyalini veriyor.
FANTASTIK EDEBIYATIN ÖNCÜSÜ
Böylece
Alice Harikalar Diyarında, fantastik edebiyata öncülük etmekle kalmıyor, 'nonsense literature' kapsamında da yerini alıyor. Tuhaf karakterler, garip olaylar ve anlamsız çagrısımlarla örülmüs eserlerden olusan bu edebiyat türü, mantıksızlık içinde kendine ait bir mantık içeriyor. Carroll da gerçeklerle oynayarak alıstıgımız anlamları bozar gibi görünürken, aslında anlatmaya çalıstıgı her ne ise onun altını çiziyor, verdigi mesaja deger katıyor. Bir matematik ve mantık adamı olarak, bunu olaganüstü bir ustalıkla yapıyor. Yazarın abartılı espri anlayısı, kelime oyunları, sıfatları ait olmadıkları durumlarda kullanımı, metnini bilmecelerle süslemesi, zıtlıklarla olusturdugu olay örgüsü, ortaya konan olagandısılıga mantık çerçevesinde eslik eden ve onu destekleyen gündelik detaylar, alısılmamıs davranıs kalıplarını belli bir mantıga oturtması, duygu çıkmazlarını hafife alır bir tavırla yüceltmesi, sıra dısı metaforlar, kuralsızlıklarla bezenmis kurallar dizisi olusturması, varolus sorgulamaları... Tüm bunlar, hiçbir yaptırımları olmadan içine düstükleri ve çözmekte zorlandıkları yetiskin dünyasında bocalayan çocuklar için müthis ferah bir pencere açıyor. Mantıklı olanla olmayanı ayırt etme konusunda çocuklara yol gösteriyor, farkındalık yaratıyor, onları hayata karsı donanımlandırıyor. Kitabın hikâyesine geri dönersek... Alice sandalda anlatılan hikâyeyi o kadar begeniyor ki, Carroll'a yazıya dökmesi için ısrar ediyor. Yazar öyküsünü kendi elleriyle resimleyerek hazırladıgı kitabı 1964 Kasımı'nda Alice'e hediye ediyor. Kitap, 1965 yılında bu kez profesyonel bir çizer, John Tenniel tarafından resimlenerek yayımlanıyor ve büyük basarı kazanıyor.
Alice Harikalar Diyarında, Lewis Carroll, Çeviren: Sinan Ezber, Türkiye Is Bankası Yayınları, 170 s., 12 TL.