Fransız romancı Gustave Flaubert yazmaya basladıgında henüz sekiz yasındaydı. Modern romanın ilk örnegi olarak kabul gören basyapıtMı adam Bovary fırtınası tüm dünyayı sarmadan çok önce, ilk kaleme aldıgı roman Bir Delinin Anıları olmustu. Otobiyografik ögeler tasıyan roman, yazarın iç dünyasına da ayna tutar nitelikte.
ELESTIREL BIR BAKIS
Flaubert'in 1838'de yazdıgı Bir Delinin Anıları, yazarın kendisinin de dahil oldugu burjuva dünyasına elestirel bir bakıs olarak da okunabilir. Geçmis ile simdiki zaman arasında gidis-gelisler teknigiyle kaleme alınmıs olan roman, imkânsız bir askın öyküsü. Yalnızlıgı bir yasam biçimi olarak seçen, hatta bunu bir ibadet gibi yasayan kahramanımız, seçtigi bu yasam biçiminin olumlu olumsuz bütün yanlarını tüm keskinligiyle hisseder. Gençligin heyecanı ve sorgulayan zihniyle hem kendini hem dünyayı hem de askı anlamaya çalısan bu karakter, 19. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan bir aynadır da aslında...
Bir Delinin Anıları, Gustave Flaubert, Çeviren: Burak Zeybek, Sel, 94 s., 9 TL.