Birinin elinde alyans gördüğümüzde onun evli olduğunu, haç işaretli bir aksesuar takan kişininse Hıristiyan olduğunu henüz onunla konuşmadan anlarız. Maske, takı, boya, arma ya da başlık gibi araçlarla vücut bulan sembol ve işaretlerin binlerce yıllık tarihi birçok görsel eşliğinde sunuluyor
Kökenleri ve Anlamlarıyla Semboller ve İşaretler kitabında. Sözlü iletişime gerek duymadan kendimizi ifade etmemize yarayan sembollerin ne kadar fazla olduğunu görünce şaşırıyor insan. Bu kitapta sadece çok bilinen değil, daha önce hiç duymadığımız veya sembol olacakları aklımızın ucuna gelmeyecek işaretler de yer alıyor. Kitap; Kosmos, Doğal Alem, İnsan Yaşamı, Mitler ve Dinler, Toplum ve Kültür, Sembol Sistemleri olarak altı bölüme ayrılmış. Her bir bölümün birçok alt başlığı bulunuyor. Bütün semboller ya fotoğrafla ya da çizimlerle görselleştirilmiş. O kadar çok sembol varmış ki, dünyada baktığımız, bildiğimiz her şeyin aslında birer sembol olduğunu fark etmiş oluyorsunuz bu kitap aracılığıyla. Gece yatmadan önce elinize alıp, sonuna kadar okuyabileceğiniz türden bir kitap değil; gerek kalınlığı gerekse didaktikliğiyle. Bir başvuru kitabı ya da arada sırada karıştırabileceğiniz eğlenceli bir kitap olarak görebilirsiniz. Görselleri ve mizanpajı usta işi. Ama kitabı karıştırırken rastgele seçip okuduğumuz maddelerin bir kısmında yazım ve dil bilgisi hatalarıyla karşılaştık.
İMKÂNSIZI BAŞARAN KAHRAMANLAR
Kökenleri ve Anlamlarıyla Efsaneler ve Mitler'de ise Asya'dan Amerika'ya, Okyanusya'dan Afrika ve Avrupa'ya özgü sayısız mit ve efsane yer alıyor. Diğer kitap gibi yine her konu çizimler ya da fotoğraflar eşliğinde aktarılıyor. İmkânsız gibi görünen işleri başaran kahramanlar, hiddetlenince felaketler yağdıran tanrılar, yaradılış efsaneleri, kutsal taşlar... 352 sayfalık kitapta hepsi ve daha fazlası var. Ama küçük bir serzenişte bulunalım ve kitabın yazarı Philip Wilkinson'a soralım: "Bu kadar geniş kapsamlı bir kitap hazırlıyorsunuz da Türklerin
Yaratılış (
Altay) ya da
Ergenekon Destanı'na neden yer vermiyorsunuz? Senelerce okuduk, yoksa hepsi birer 'efsane' miydi?"