Agatha
Christie'nin polisiyelerinden bu yana çok sular aktı. Artık polisiyelerde yeni trend, yalnızca katilin kimliğini merak ettirmek değil, geri planda sosyal ve toplumsal eleştirilerle suç kavramının asıl nedenlerini ve dinamiklerini sorgularken, bir yandan da yeni tip, alışılmışın dışında dedektifler yaratmak, bu arada toplumsal trendlerden de bol bol beslenmek... Yani uzun lafın kısası artık eski dedektifler de yok, katilin uşak sanıldığı düz mantıklı polisiye hikâyeler de. Nurdan Beşergil'in, Can Yayınları'ndan çıkan
Bana Baktığın Gibi Bakma adlı polisiye romanı, tam da bu anlattığımız yeni türe iyi bir örnek. Beşergil'i biz aslında öyküleriyle tanıyoruz. Bu, ilk romanında yazar, merkezine 'sudoku' bulmacalarını alan bir öykü anlatıyor. Romanın baş kahramanı olan, sudoku uzmanı genç kadının, soruşturmayı yöneten komiserle birlikte, şehirde 'sudoku çözerken ölenlerden' oluşan esrarengiz bir suç dalgasını araştırması esnasında tanık olduklarının, son derece eğlenceli ve esprili bir biçimde anlatıldığı öykü; bir noktadan sonra parapsikolojik olaylara da yelken açıyor. Ama merkezde yer alan suçtan da, katilin kimliğinden de öte bu roman; kahramanımızla komiser arasındaki aşk ilişkisi, mizahi yanı ve yazarın öykücülüğünden gelen son derece canlı, detaylı anlatımıyla dikkat çekiyor.
POLİSİYENİN USTALARINDAN...
Polisiye edebiyatı denilince akla ilk önce İngiliz polisiyeleri geliyor kuşkusuz. Türün tartışmasız en nitelikli örneklerine imza atan İngilizlerin, son dönem en önemli suç yazarları arasında gösterilen Ian Rankin; yarattığı 'Edinburghlu dedektif' seril e r i y l e , uluslararası çoksatanlar listelerinin gediklileri arasında yer alan usta bir isim. Resif Y a y ı n l a - rı'ndan çıkan
Komplo ise onun son kahramanı müfettiş Malcolm Fox'un ilk macerasını anlatıyor. Diğer polisleri soruşturan özel bir birimde çalışan müfettişimiz, kirli bir polisin peşinde araştırma yapmaya hazırlanırken, kendisinin de içine çekildiği bir cinayet komplosuyla baş etmek zorunda kalıyor. Rankin, yalnızca sürükleyici bir polisiye öykü yazmakla kalmıyor, geri planda suçun asıl kaynağı olan küresel ekonomik krizin toplumsal etkilerini irdeliyor. Öte yandan, Sel Yayınları'ndan yayınlanan
Ara Sıcak'la, ödüllü bir Kanadalı yazarla merhabalaşıyoruz; Anthony Bidulka... Yazar, Türkçe'ye çevrilen bu ilk kitabında, sevimli gay dedektif Russell Quant'la tanıştırıyor bizi. Hafiyemiz, düğün arifesinde ortadan kaybolan Tom'un ardından Paris yollarına, müstakbel eşi, zengin işadamının isteği üzerine düşüyor.