Nabi Kımran üniversitede başladığı devrimcilik yaşamının önemli bir bölümünü cezaevlerinde geçiren ve halen hakkında yapılan yargılamalar nedeniyle 'firari' olan bir yazar. Onu bu sayfalara konuk eden şey ise geçtiğimiz günlerde Kalkedon Yayınları'ndan çıkan
Firari Kahkahalar adlı yeni kitabı. Bir kitabın yazarı firari ve kitapta yer verilen tüm öyküler gerçek ise devrimcilerin trajikomik tanıklıkları da olursa adının
Firari Kahkahalar olmasından doğal bir şey olamaz elbette. 'İyimser, güleç, direnç yüklü öyküler' diyor öykülerine Kımran ve teorinin griliğinin yanında yaşamın yeşil ağacının gülümsemesine duyulan ihtiyaçla tutuyor notlarını. Ve insanların devrimciler hakkında anlatılan cadı kazanlarından değil, resmiyetin kapısını azıcık aralayıp yürek ısıtan öykülerle tanımalarını istiyor kendisini ve yol arkadaşlarını. Ona göre devrimcilik 'güleçliğin' mezarı değil, ne de 'Muro' gibi bir kepazelikle benzeşir bir yanı yok devrimci cephede gülümseyebilmenin. Yazar esprili bir hayat için devrimcilikten imtina etmek gerekmediğini, bilakis bir devrimcinin hayatının en zor anlarında bile güleç bir iyimserlikle iç içe olduğunu savunuyor, düşünüyor ve yazıyor. Bir kısmı dışarıda bir kısmı da cezaevinde yaşanan öyküleri okurken adında yer alan 'kahkaha' ibaresinin ne kadar isabetli bir seçim olduğunu düşünmemek elde değil, çünkü her bir öykü insanda makaraları koyverme hissine yol açıyor: "İlk açıldığında bir süre Tekirdağ F Tipi'nde kaldık. Sabahları yarım saat su veriliyor, sonra tıss... Bahar aylarından itibaren, beşer litrelik pet su bidonlarına doldurulan suyu güneşe koyarak biraz ılık su elde edebilir, banyoya benzer bir şey yapabilirsiniz. Peki ya kerli ferli cezaevi müdürlerinin nezaretinde onlarca gardiyan 'pet şişe operasyonu' yaparak, ne var ne yok alıp giderse? Ya da kantinden alınan bisküvilerle 'bisküvinin amaç dışı kullanımı' nedeniyle pasta operasyonu yaparlarsa? İnanınız ki bu 'operasyonlara' maruz kaldığınızda gülmekten çatlarsınız." Devrimcilerin F tiplerinde yaptığı ilk işlerden birinin mizah dergisi çıkarmak olmasının tesadüf olmadığını söylüyor Nabi Kımran ve devam ediyor: "Sizi delirtmek, iradenizi kırmak, teslim almak; ez cümle insanlığınızdan soyundurmak için kurgulanan bu mekanizma, sizi deliler gibi güldürmenin ötesine geçmiyorsa foslamış demektir." Nabi Kımran,
Firari Kahkahalar'da anlatılanların yaşandıkları anda çok daha komik olduğunu belirtiyor ve belirgin bir mütevazılıkla bu eksikliği has bir edebiyatçı ya da mizahçının yeteneğinin olduğundan daha çarpıcı, estetik ve daha gerçek hale getirebileceğini söylüyor. Ama dedik ya, oldukça mütevazı bir ifade bu, çünkü kim ne derse desin
Firari Kahkahalar hem edebi hem de 'terörist' olarak etiketlenen insanların yaşamlarının öte yanına geçmemizi sağlıyor: "Normalin ve normalleştirilenlerin tel tel döküldüğü bir toplumda, 'mahallenin delisi' olmak bir onur nişanı sayılmalıdır. 'Mahallenin delilerinin' komik hallerinin de anlatacağı çok şey var."
Firari Kahkahalar Nabi Kımran Kalkedon Yayınları 223 s., 16 TL