İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti'nin öne çıkan etkinliklerinden 'İstanbul'da Yaşıyor ve Çalışıyor'a katılmaya davet edilen son isim, Avusturyalı sanatçı Peter Kogler oldu. İtalyan sanatçı Remo Salvadori, İngiliz fotoğraf kuramcısı Victor Burgin ve İspanyol sanatçı Antoni Muntadas'ın ardından, uluslararası çağdaş sanat piyasasının yakından tanıdığı Peter Kogler bir süreliğine İstanbul'da 'üretecek'. Viyana ve İstanbul arasında mekik dokumaya başlayan Kogler, İstanbul'a yabancı olmadığı gibi, daha önce Avrupa Kültür Başkenti projelerinde de yer almış. 2003'te kültür başkenti olan Avusturya'nın Graz şehri için bir proje hazırlamış: Tren garını 'süslemiş'. Sanatçının işi, hâlâ tren garında, yerli yerinde duruyor. SABAH'a konuşan Kogler, İstanbul'a da kalıcı bir eser bırakmak istediğini söylüyor. Ve bu eser bir halı olacak. Sanat üretiminde bilgisayarı ve dijital baskı olanaklarını sıklıkla kullanan Kogler'in sanatını yansıtan imgelerle süsleyeceği halı için 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, dokumanın yapılacağı bir fabrika aramakla meşgul. Kogler henüz halının tasarımını gerçekleştirmiş değil, ama yapıtın sonbaharda, Kogler'in seçeceği tarihi bir mekânda sergilenmesi planlanıyor.
2010 PROJELERİ EĞLENCELİ: "Karşılaştırma yapmak zor ama, İstanbul'un en az 2003 yılında Avrupa'nın kültür başkentliğini yapmış olan Graz kadar başarılı olacağına inanıyorum. 2003'te ben de bazı projelerde görev almış, tren istasyonu için büyük bir yerleştirme yapmıştım. Geçici olarak yapılmıştı, fakat sonradan bu eseri saklama kararı aldılar. Şimdiye dek 2010 kapsamında birkaç farklı aktiviteye katıldım, bazılarını broşürlerden öğrendim. Ama bence, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti için hazırlanan çalışmalar gayet güçlü ve eğlenceli."
SANATA YATIRIM VAR: "İstanbul'a ilk ziyaretimde çok gençtim, 70'lerin sonlarındaydı. Sanırım İstanbul'un nüfusu o zamanlar 3-4 milyon civarındaydı. Şimdi ise 15 milyonluk bir nüfustan bahsediliyor. İnanılmaz bir değişim bu. Kültürlerin çeşitliliği açısından İstanbul olağanüstü bir yer. Çok farklı kültürler ve bunların arka planlarını oluşturan tarihler İstanbul'da yan yana. Bu da özelikle sanatçılar için mükemmel bir potansiyel. Bence İstanbul en heyecan verici şehirlerden biri. Nedeni de çok dinamik olması. Ve tabii ki bu dinamizm sanat sahnesine yansıyor. Ayrıca İstanbul'da, Bienal gibi kültürel aktivitelerin yanı sıra yeni gelişmelerin de olduğunu biliyorum. Sanata yatırım yapan şirketler de var. Bence Türkiye'nin sanat sahnesi hareketlenmeye başladı. Bu da İstanbul'un heyecanını bir kat daha arttırıyor."