Bu bir soru mu? Soruysa neden soru cümlesi değil acaba? İyi çok güzel, kaymaklı ekmek kadayıfı. Zaten televizyon hayatlarımızı esir alıyor, ilişkilerimizin içine ediyor, iki kelam edemez durumdayız, bir de sesli kumanda çıkacak öyle mi? Oldu olacak hepimizi odalar kapatsınlar televizyon ve internetle paralize etsinler, ara sıra serumla beslesinler olsun bitsin.
Bu meseleyi büyütmek istemediğinizi ve bu için bana kızacağınızı da biliyorum, ama kendimi de engelleyemiyorum. Euroviasion'la ilgili bir dizi sorum olacak! Mevlüt Tezel, Can Bonomo'nun şarkısının hazır olduğunu ve TRT'nin şarkıyı dinleyip beğendiğini, ondan sonra Can Bonomo'yu seçtiğini iddia etti...
Evet Mevlüt'ün yazısını ben de okudum. Belki bu konuda duyum almış olabilir ama ben şarkının hazır olduğuna pek ihtimal vermiyorum. Ancak TRT'nin Can Bonomo'da nasıl karar kıldığını da merak ediyorum doğrusu. Yanlış anlaşılmasın Can Bonomo'nun yarışmaya gitmesine karşı olduğumdan değil sadece gündemden bu kadar uzak bir sanatçının, gündemden tamamen uzak TRT'nin nasıl aklına geldiğini kafamda oturtamıyorum. Neyse, hayırlısı.
Bonomo yarışmaya İngilizce şarkıyla katılmak istediğini söyledi. Yarışmada 'İngilizce' faktörü ne kadar önemli?
Çok önemli çünkü SMS'le puan toplanıyor ve İngilizce herkesin bildiği ya da müzik dinlemeye alışkın olduğu bir dil. Üç dakika karşıdaki geçmesi daha kolay yani. İngilizce şarkıyla katılmak kafadan önde başlamak demek. Umarım Bonomo Türkçe sevdasına kapılmaz. Amaaan yapsın şu şarkıyı ilk beşe girsin de kendini kurtarsın bir an önce. Çok zor iş, çok baskılı bir iş.
Geveze ile konuştuğumuzda bunun TRT'nin subjektif seçimi olduğunu ve Müslüm Gürses'i de gönderse bir şey diyemeyeceğimizi söyledi. Seçim sizin paşa gönül kriterlerinize bırakılsaydı, siz kimi gönderirdiniz Bakü'ye! Nedeniyle birlikte söylerseniz çok memnun olurum…
Eğer seçim benim elimde olsaydı Hande Yener'i gönderirdim çünkü uzun zamandır çok istiyor ve talip. Hande Yener'in sesi, sahneye hakimiyeti de çok başarılı. Hem sanatçının arzusu da önemli bir motivasyon. Eğer Hande olmasaydı da Atiye'yi seçerdim çünkü o da Eurovision konusunda istekli bir arkadaşımız. Yeter bu Eurovision soruları offf, bıktım.
Erol Köse'nin TNT'de 'Sabah Şekeri' olacağı haberi geldi. Doktor Erol Bey Twitter'daki etkinliğini ekrana da taşıyabilir mi?
Yüzde yüz taşır. Bir kere Erol Köse ağzı çok iyi laf yapabilen bir adam. Konuşmasını ve konuşturmasını biliyor. Ayrıca boş da konuşmuyor, söz ettiği konulara hakim ve iddiacı. Onu sevseniz de sevmesiniz de kayıtsız kalamazsınız. Bence iyi bir format hazırlanırsa Erol Köse sabah programlarına damgasını vurur.
Hadise, Buse Terim'e dolabını açmayınca Buse Terim açtı ağzını, yumdu gözünü! Şarkıcıların -insanların- dolabını gizleme özgürlüğü yok mudur? (var mıdır?)
Sanırım konu gerçeğinden sapmış. Çünkü aslında olay öyle değil. Buse Terim çok okunan moda bloğu için Hadise'den dolabını açmasını istemiş evet, yine evet! Hadise de özel hayatını gözler önüne sermek istemediği için reddetmiş. Tabii Buse Hadise'nin dolabını bloğu için açacağını zannedip önden takipçilerine duyurduğu için, Hadise'nin red cevabını da takipçilerine açıklamak durumunda hissetmiş. Hepsi bu! Hadise'ye tepki gösteren Buse Terim değil, Buse Terim'in takipçileri. Tabii ki de sanatçıların dolabını gizleme özgürlüğü var. Şimdi Hadise giysilerini gösterse bir kamyon dolusu tepki alacaktı. Yok kaç beden giyiyor, yok ne kadar harcamış bilmem ne... Ben olsam ben de dolabımı göstermem kimseye. Ancak burada Buse'nin ağzını açıp gözünü yummuşluğu yok! Oraya da dikkat edelim.
Mizah haberlerinde 'Modern futbola tepki olarak doğan Sabri' diye anons edilen kaptan geçen haftaki Samsun maçının ardından tekrar gündeme otudu! Siz bir Galatasaray taraftarı olarak Sabri'nin kadrolu günah keçisi ilan edilmesine nasıl bakıyorsunuz?
Hoop! Ben Fenerbahçe taraftarıyım bu biiirrr. Yanlış bir anlaşma oldu herhalde. Sabri'nin günah keçisi ilan edilmesi ise olağan bir durum. Futbolda hep günah keçileri aranır. Herkes futboldan anlar bu ülkede. O yüzden herkesin söylecek bir sözü ve seçmek için iştahla beklediği kurbanı vardır. Ama unutmayalım, bu takımın bir hocası var, yönetimi var, onların üzerinde çalıştıkları bir sistemleri var. Bence bırakalım Fatih Terim karar versin. Hem unutmayalım futbol bir takım oyunu, neden bir kişiye tüm fatura çıksın ki.
14 Şubat kabusu üzerimize çökmeye başladı! Sevgilisi olana ayrı, olmayana ayrı dert 14 Şubat! AVM'lerin, çiçekçilerin, partnerlerin 14 Şubat saldırılarından nasıl korunabiliriz?
Bir süreliğine sevgilinizi terk edin ya da kavga çıkarın. Ne bileyim ben. 14 Şubat yılbaşı gibi ortamı çok fazla meşgul eden bir etkinlik değil zaten. İdare edin, kormayın, metin olun, tez zamanda geçecek emin olun. Eğer 14 Şubat olayına karşıysanız hiç yokmuş gibi davranın. Ama ben seviyorum böyle günleri. Mesela sevgilisiz arkadaşlarınızla konuyu eğlenceye çevirip güzel bir gün geçirebilirsiniz. Ya da en sevdiğiniz insalara onları sevdiğinizi söyleyebilirsiniz. O kadar da negatife bağlamayın canım.