Londra Yunus Emre Kültür Merkezi'nde 'Mucibince Amel Oluna' adlı bir sergi düzenleniyor. Adından da anlaşılabileceği gibi sergi Osmanlı padişahlarının fermanlarından oluşuyor. 1500'lerden başlayıp 1920'lere kadar uzanan bu fermanların hepsi işadamı Remzi Gür'ün şahsi koleksiyonundan seçilmiş. Alt başlığı 'Remzi Gür Koleksiyonundan Ferman ve Berat Örnekleri' olan sergiyi Uluslararası Kültür ve Sanat Derneği (UKSD) düzenliyor. 23 Kasım- 10 Aralık arasında gerçekleşecek sergiye Vodafone ve THY de destek veriyor. Uzun yıllar Londra'da yaşayan, İngiltere sanat çevreleri tarafından yakından tanınan ve önemli bir Osmanlı dönemi sanat koleksiyoneri olan Remzi Gür'le sergi hakkında konuştuk.
- Osmanlı idari sistemi hakkında nazıl bir izlenim veriyor bu fermanlar?
- Yönetim biçimi padişahlık olsa bile padişahların kararlarını etkileyecek merciler var. Osmanlı hüküm sürerken padişahın söylediği her şey bir kanun niteliğinde değildi; bir danışma kurulu vardı. Zaten adil olmasaydı bu kadar geniş bir coğrafyada bu kadar uzun süre hüküm süremezdi. Bu fermanlar işin temelinde 'adalet'in olduğunu gösteriyor.
- Sergi fikri nasıl doğdu?
- Sergi fikri yeni değil. Ankara'da, İstanbul'da, Kars'ta, Kastamonu'da, Erzurum'da bu fermanları sergiledik. Epeydir bu eserleri yurtdışında sergilemeyi de düşünüyorduk ama bugüne kadar mümkün olmadı. Önümüzdeki günlerde sayın Cumhurbaşkanı'nın yurtdışı seyahatleri dolayısıyla İngiltere'de yapmayı uygun gördük.
- Cumhurbaşkanı'nın ziyaretiyle nasıl bir ilgisi var bu serginin?
- Birkaç bakımdan ilgili... Hem Türkiye gündemde olacak hem de bu tür eserlerin böyle toplu bir şekilde yurtdışına çıkması kolay değil. Bu seyahati vesile ederek Kültür Bakanlığı'ndan bu eserlerin yurtdışına çıkması için izin aldık. Bir de İngiltere'de iki yıl önce kurulmuş olan Yunus Emre Kültür Merkezi var. Bu sergi, kültür merkezinin de İngiltere toplumuna açılmasına katkıda bulunacak.
-
Fermanların hepsi sizin şahsi koleksiyonunuzdan... Nasıl derlediniz bu eserleri?
- Biraz zor oldu doğrusu. 1995'ten beri topluyorum. Uzun süre İngiltere'de yaşadım. Oradaki müzayedelerde hat, tezhip gibi Osmanlı eserleri satılırken 'Bunlar burada satılıyor, sahibi biz olmuyoruz' diye üzülüyordum. Bir iki tane almıştım. Daha sonra Türkiye'ye gelince çoğalttık. 1999'da Osmanlı'nın 700. Kuruluş yıldönümü vesilesiyle İngiltere'de bir sergi yapmayı düşünmüştük ama beceremedik. Çalışmalarımıza ağırlık verip kendi elimizde Osmanlı'ya ait bir koleksiyon oluşturduk. Müzayedelerden, eşten dosttan, gerek satın gerekse emanet alarak 150'den fazla parçamız oldu.
- Maddi değeri ne kadar sizce bu koleksiyonun?
- Bunun için maddi değerini söylemek zor hatta maddi değer biçmek yanlış olur. Ben zaten bunları kendi malım olarak görmüyorum. Bunlar milletin malıdır, ben sadece muhafaza etmeye çalışıyorum. Osmanlı'nın bize bıraktığı bizim de bizden sonra gelenlere bırakmamız gereken bir miras...
-
Koleksiyonunuzda 150 ferman var ama bunların bir kısmını götürüyorsunuz İngiltere'ye. Neye göre seçtiniz?
- Albenisi olan, ölçüleri farklı olan, günümüzle ilgili olan eserleri seçtik. Mekke ve Medine ile ilgili feraşet fermanları var mesela. Sınırlarla, ticaretle ilgili fermanlar var. Bir tanesinde 'İngiltere ticaret gemilerinin İstanbul Boğazı'ndan daha rahat geçmelerini sağlayacak tedbirlerin alınması' diye padişahın bir emri var.
- Sanatsal değeri nedir bu fermanların?
- Tek parça kağıt olarak bu fermanların boyutları çok farklı. Bir buçuk metreye iki metre gibi kağıt ölçülerine sahip ferman var; bir defa böyle bir kağıt yok. İkincisi: Hattın çeşitli safhalarının ve türlerinin hepsi değişik fermanlarda kullanılmış. Üçüncüsü: Bu fermanların hepsinin edebi değeri var. Zamanın ve durumun şartlarına göre yazılmışlar. Daha sade yazılanlar olduğu gibi daha ağır yazılanlar da var. Ayrıca dil olarak daha yumuşak ya da sert bir hitap tarzı benimsemiş olan fermanlar var. Bunun yanısıra ciddi bir süsleme sanatı yani tezhip var bu fermanlarda. Mürekkepte is, kan, süt, altın kullanılmış. Bunların hepsini bir araya getiren bir eser, şaheserdir.
ESERLER MÜZEYE
- Bu sergiyi müzeye dönüştürmeyi düşünüyor musunuz?
- Müzeyle ilgili çalışmalarımız proje aşamasında. Bir iki yıla kadar bitirmeyi düşünüyoruz. Ayrıca Kültür Bakanı sayın Ertuğrul Günay Ankara'daki sergimizde 'Yurt dışında yapacaksanız biz bunu zenginleştirerek getirelim' demişti. Başka ülkelerde de sergi açmak için çalışıyoruz.
İBRAHİM ALTAY / SABAH