Türkiye, Anadolu'dan kaçırılan tarihi eserleri geri almak için mücadelesine devam ediyor.
Boğazköy Sfenksi ve
Yorgun Herakles heykellerinin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı, çalışmalarını, ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki J. Paul Getty Müzesi'nde bulunan eserler üzerine yoğunlaştırdı. Bu mücadelede tek başına da değil. Müzede eserleri sergilenen bir diğer ülke İtalya da Türkiye gibi tarihi eserlerini J. Paul Getty Müzesi'nden geri almak için yoğun çaba sarf ediyor. Fakat müzede bulunan eserlerin, Anadolu'dan yasa dışı yollarla çıkarılmış olması ve envanter kaydının bulunmaması, eserlerin ülkemize dönmesini zorlaştırıyor. Türkiye'nin eserlerini geri alabilmek için tek umudu, müze yetkilileriyle 'iyi niyet' çerçevesinde sürdürülecek görüşmeler. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, SABAH'a yaptığı açıklamada, J. Paul Getty Müzesi'nde bulunan Anadolu kökenli tarihi eserlerin büyük çoğunluğunun kaçak kazılar yoluyla yurt dışına çıkarıldığını belirtiyor. Bu nedenle müzede bulunan eserlere ait herhangi bir envanter ya da çalıntı kaydı yok. Dolayısıyla Türkiye, eserlerin kendisine ait olduğunu ispat edemiyor! Bilim insanları tarafından hazırlanan raporlar da müze tarafından delil olarak kabul edilmiyor.
MÜZENİN CEVABI BEKLENİYOR
ABD ve Türkiye'nin kültür varlıkları kaçakçılığıyla ilgili yasalarının farklı olduğuna vurgu yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı, ulusal kanunlar ve uluslararası anlaşmalarda belirtilen zamanaşımı süresini de göze alarak, konunun ikili görüşmeler yolu ile iyi niyet çerçevesinde çözülmesinin zorunlu hale geldiğini belirtiyor. Kültür ve Turizm Bakanlık yetkilileri yakın bir zamanda müze yetkilileriyle Ankara'da görüşerek talebini yeniledi. Fakat müzeden henüz bir yanıt alınmış değil.
GERÇEK, KÜNYELERDE
J. Paul Getty Müzesi, Türkiye'den kaçırılan eserleri iade etmek için çalıntı ve envanter kaydı beklese de, bahsi geçen eserlerin künyelerinde, eserlerin Anadolu'dan geldiğini açıkça belirtiyor. Dünyadaki müzeleri gezerek, Anadolu'dan kaçırılan tarihi eserlerin izini süren araştırmacı Yaşar Yılmaz, J. Paul Getty Müzesi'nin bünyesinde Türkiye'de örneği bulunmayan birçok tarihi eserin yer aldığını ve bunların kökeninin belirtildiğini anlatıyor: "Sadece randevu alınarak gezilebilen müzede Burdur sınırları içerisinde bulunan Kremna Antik Kenti'nden kaçırılan birçok eser var. Mermer ilham perisi heykelleri bunların en önemlilerinden. Türkiye'de bu heykellerin hiçbir örneği bulunmuyor, J. Paul Getty Müzesi'nde ise altı tane var. Bunların dışında Datça'dan birçok heykel, Anadolu'nun çeşitli yerlerinden çıkan gümüş defineler, boyu iki metreyi aşan heykeller de J. Paul Getty Müzesi'nde yer alıyor. Eserlerin Anadolu'ya ait olduğunu da açıkça yazmışlar eserlerin künyelerine."
Anadolu'nun Gözyaşları adlı, yurt dışındaki tarihi eserlerimizin envanterine yer veren kitabı yakında yayımlanacak Yılmaz, bu mücadelede Bakan Ertuğrul Günay'ın tavrının desteklenmesi gerektiğini düşünüyor: " Bakan Günay,
Boğazköy Sfenksi için Türkiye'de kazı çalışmaları yürüten Alman arkeologların kazı izinlerini iptal etmeyi göze aldı. Türkiye'de ilk kez alınan bir tavırdı. Kutlamak ve cesaretlendirmek lazım. Aynı tavrın diğer eserler için de alınmasını temenni ediyorum."
RESTORASYON İÇİN ALDILAR İMİTASYONUNU VERDİLER
J. Paul Getty Müzesi'nde yer alan eserlerin haricinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın geri almak için uğraştığı diğer bir eser de II. Selim Türbesi'ne ait olan Çini Pano. Pano, Fransa'nın ünlü Louvre Müzesi'nde sergileniyor. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin geçen şubatta ülkemize yaptığı ziyaret sırasında, bu eserin iadesine yönelik talep, bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı. Fakat Fransız makamlarından hünüz bir cevap alınamadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, SABAH'a yaptığı açıklamada Türkiye'nin pano ile ilgili belgelere sahip olduğu belirtiliyor. Panoların restorasyonu 1880'li yıllarda Fransız arkeolog Albert Sorlin- Dorigny'e verilmiş. Sorlin-Dorigny ise bu eserlerle birlikte sağlam durumdaki eserleri de Fransa'ya götürerek müzelere satmış. Türkiye'ye ise Paris Seine'deki Choisy Le Roi fabrikasında üretilen imitasyon çinileri göndermiş. Bakanlık, tüm bunları kanıtlayan belgelerin ellerinde olduğunu belirtiyor.