Yakın tarihe ilgi gün geçtikçe artıyor. Bu kez de Cumhuriyet tarihinin en önemli eğitim kurumu Köy Enstitüleri bir sergide fotoğraflarla anlatılıyor. Cumhuriyet tarihi üzerine araştırmalar yapılan Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü'nde, 2010'da Ankara: Kara Kalpaklı Kent sergisiyle Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki Ankara'yı anlatılmıştı. Enstitü bu araştırma serisinin devamı olarak şimdi de Köy Enstitüleri'ni kurucusu, dönemin İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç'un arşivinden görülmemiş fotoğraflarla, kişisel eşyalarla anlatan bir sergiye ev sahipliği yapıyor. 'Düşünen Tohum Konuşan Toprak: Cumhuriyet'in Köy Enstitüleri 1940-1954' başlıklı sergi, 17 Nisan 1940'da kurulan Köy Enstitüleri'nin 72. kuruluş yıldönümüne denk getirilerek dün açıldı. Küratörlüğünü Ekrem Işın'ın yaptığı sergide Köy Enstitüleri'nin getirdiği yenilikçi eğitim anlayışını görmek mümkün. 1940'la 1954 yılları arasında açık olan 21 Köy Enstitüsü'nde öğrencilere müzikten, resime, tarıma hatta kayak yapmaya kadar her alanda eğitim verildi. Enstitülerde 20 bine yakın öğretmen, yaklaşık 10 bin de sağlık memuru ve eğitimci yetiştirildi. İdealist anlayışı Anadolu'nun her yanına yaydılar. Aşık Veysel'in de öğretmenleri arasında olduğu Köy Enstitüleri'nden Fakir Baykurt, Mahmut Bakal gibi edebiyatçılar yetişti, 'Köy Edebiyatı' akımı da böyle doğdu. Serginin açılışında bulunan Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü mezunu, eğitimci, yazar Pakize Türkoğlu köy enstitülerinin önemini, "Yaygın kanı eğitimin lüks bir ihtiyaç olduğudur. Oysa Tonguç enstitülerin ekonomik olarak kendilerine yetebilmeleri için üretim sırasında eğitim tekniğini geliştirmiş. Bu yöntem iş yaparken eğitmeye, kireç kararken kimya, tuğla hesaplanırken matematik öğretmeye dayanıyor. Köy enstitülerinin getirdiği yenilik budur." diyerek anlatıyor.
ENSTİTÜLER SADECE 14 YIL AYAKTA KALDI
1935'de Türkiye'de yapılan bir araştırmaya göre okuma yazma bilmeyenlerin oranı %80'leri buluyordu. Köy Enstitüleri de bu durumu değiştirmek amacıyla Atatürk'ün isteğiyle kuruldu. Köy Enstitüleri için 1936'da Köy Eğitmen Kursları açıldı. Burada edinilen deneyimle dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç'un önderliğinde Köy Enstitüleri modeli hazırlandı. TBMM, bu enstitü modeline ilişkin kanunu, 1940'ta kabul etti ve köy öğretmen okulları enstitüye çevrildi. 1946'ya dek enstitü çıkışlı öğretmenler, köylülere en iyi eğitimi ulaştırmak için yetiştiler. 1946 seçimleri sonrasında ise Milli Eğitim Bakanlığı'na Reşat Şemsettin Sirer getirildi ve yeni bakan İsmail Hakkı Tonguç'u tasfiye etti. Bu süreçten sonrası için eğitimci yazar Niyazi Altunya sergi kitabında, "Enstitüler kurucularını kaybetti ve özgün yapısını yitirdi" diyor. Ardından Yüksek Köy Enstitüsü 1947'de kapandı, 1954'de çıkan bir kanunla da enstitülerin 21 tanesi kapatıldı.
FİLMİ DE GELİYOR
Köy Enstitüleri'nin tarihini anlatan bir de filmin çekimleri tamamlandı. Yönetmenliğini Ali Adnan Özgür'ün yaptığı film Toprağın Çocukları adını taşıyor. Film 1940-1954 yıllarında hizmet veren Köy Enstitüleri'nin kapatılma sürecini anlatıyor. Filmde Erkan Can, Şebnem Sönmez, Türkü Turan, Ufuk Bayraktar rol alıyor.