Hem de Onur’un ailesine gelin olup herkes tarafından sevilen hayırlı bir evlat olduktan sonra. Ummadığın taş baş yarar misali herkes şaşkınlıktan küçük dilini yutuyor.
İşte bir ilişkide hiç yaşanmaması gereken şey: Sevgilinizden ne olursa olsun para almayın.
Tamam, Şehrazat Onur’dan parayı aldığı zaman sevgili değillerdi belki ve sonrasında olacakları kestirebilecek konumda değillerdi.
Erkek arkadaşınızla aranıza maddi konuları soktuğunuz zaman iş bazen sarpa sarabiliyor.
Çok yakın bir zamanda olmasa bile, sonradan sorunlar çıkabiliyor. Hem arkadaşlarınız ne güne duruyor ki?
Reşat Nuri Güntekin’in ünlü romanından uyarlanan dizi, 1987’de TRT’de yayınlanmış fakat şimdi olduğu gibi yoğun ilgi görmemişti. Yaprak Dökümü, ana temasını aldığı hikayeden oldukça uzaklaştığı için aslında açıkçası biraz kabak tadı verdi.
Ailenin genç kızlarının yaptıkları karşısında babanın düştüğü durumu gördükçe insan üzülmeden edemiyor. Doğal olarak aklımıza hemen kendi ailelerimiz geliyor. Bu yaşa gelene kadar elbette biz de onlardan bir şeyler sakladık. Belki gizli gizli tatile çıktık, belki sevgilimiz olduğunu bile söylemedik.
Leyla, ailesini paramparça eden Oğuz’la gizli gizli görüşmeye başladığında bunu tabii ki ailesine söyleyecek cesareti gösteremedi. Hatta iş seyahati etiketi altında sevgilisiyle tatile bile çıktı. İşte öğrendiğimiz ilk şey: “Beni burada kimse tanımaz nasıl olsa” gibi düşünceleri hemen kafanızdan atın. Uzun zamandır görmediğiniz bir tanıdıkla karşılaştığınız anda tehlikeli sularda yüzüyorsunuz demektir.
Siz en iyisi yalan söylemek yerine şunu aklınızdan çıkarmamaya çalışın: Anne ve babanızın, karşı cinsle ilgili görüşlerini her zaman dinleyin. “Yok, ben bildiğimi okurum” diyorsanız o zaman önleminizi alın. Planınızı kusursuz bir şekilde yapın, hiçbir şekilde açık vermeyin. Sorulabilecek her türlü soruya uygun bir cevap üretin.
En önemlisi ise söylediğiniz yalanı hiçbir zaman unutmayın. Sevgilinizle çıktığınız ama okul gezisine gittiğinizi söylediğiniz tatilden iki yıl sonra “Selin’le Antalya’da ne kadar da eğlenmiştik” gibi cümleler kurmayın. Eğer hafızanız yeterince sağlam değilse, en iyisi sahte anılarınızı kendinize saklayın.
İşte çağımızın anne- kız ilişkisine başarılı bir örnek. Kızının İstanbul’da tiyatro okumaya karar vermesi ünlü sanatçı Hümeyra’nın canlandırdığı anne karakterini çileden çıkarıyor.
Fakat, anne her ne kadar kızına bu konuda gözdağı vermeye çalışsa da, dayanamayıp onun peşinden İstanbul’a gidiyor.
Anne yüreği diye bir kavram boşu boşuna çıkmamış. Belki de hiçbirimiz anne olmadan onların üstümüze neden bu kadar titrediğini anlayamayacağız. Ama anlamasak bile anlayış göstermek de bizim elimizde.
Aileniz istemiyor diye hayallerinizden vazgeçmenizi söylemiyoruz. Zaten onları kırmadan ne kadar kararlı olduğunuzu gösterirseniz, onlar da sizi baş koyduğunuz yolda destekleyecektir.
İnsan belki komşusunu seçemez ama gözlerini dört açmazsa ölümlerden ölüm beğenebilir.
Arkadaşlar gibisi yoktur. Hele hele siz bir şeyleri unutmaya çalışırken yaşananları inatla kafanıza kakmaya çalışanları yok mu!
Tıp okumak zaten zor. Eğitim aldığınız hastanedeki doktorlardan biriyle aşk yaşamanız işi daha da zorlaştırabilir.
Yaptığınız her şeyin bir karşılığı vardır. Yanlış yaptığınız insanlar bir gün karşısınıza çıkıp size zorluklar yaşatabilir.
Aşık olduğunuz erkek gizli bir ajan çıkabilir. Sırlarınızı açıklarken dikkatli olun!
Biz bundan bir ders çıkaramadık. Anlayan varsa bize söylesin.