X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Genciz geleceğiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Genciz geleceğiz

  • Giriş Tarihi: 18.5.2014

Mervehan, Tahran'da film çekmek istiyor; Talha sevgilisine kavuşmayı bekliyor; Bedel de yurtdışında iyi bir eğitim alıp Türkiye'ye dönmek istiyor. Hepsinin hedefleri ve kaygıları farklı, ortak yönleri ise genç olmaları! 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nda gençlerin sesine kulak verdik

Talha Şirin-17

HER CUMARTESİ DİSKO GECESİ
Lise öğrenimini yarıda bırakan Talha Şirin, Şişli'de bir kuaförde çalışıyor. İşini ve dans etmeyi çok seviyor. Bizimle konuşurken sürekli saçlarını düzeltmesi dikkatimizi çekiyor. Kendini şöyle anlatıyor: "Haftanın altı günü çalışıyorum. Perşembe günleri iznim var, onu da kız arkadaşımla dolaşarak geçiriyorum. Bir keyfim var vazgeçemediğim o da her cumartesi diskoya gitmek. Diskoda hayat var. Dans etmeyi seviyorum ama itiraf edeyim bu konuda çok da iyi değilim." Liseyi yarıda bırakan Talha, sonrasında bu kararından pişman olunca açıktan liseye yazılmış. Hedefi kuaförlük üzerine eğitim almak. Bir diğer hayali ise geçen aylarda kaçırdığı ama yakalandığı kız arkadaşıyla evlenmek. Kız arkadaşını kaçırma sebebi kızın ailesinin 'okul bitmeden evlilik yok' kararıymış. Talha, "Tek kaygım dara düşmek. Onun dışında bir kaygım yok. Bakarsınız ileride kendi dükkanımı açarım ama o da böyle söylemesi kadar kolay değil. Evlendikten sonra her şey yoluna girer" diyor. Ona "15 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?" diye sorduğumuzda anlamlı bir şekilde gülümsemekle yetiniyor.

Mervehan Can-19

TAHRAN'DA FİLM ÇEKMEK İSTİYORUM
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve Televizyon bölümü öğrencisi Mervehan Can, gezmeyi, film izlemeyi, çiçekleri çok seviyor. Tesettürlü olduğu için okuduğu sektörde iş bulmasının çok zor olduğunu iddia eden Can, "Çalışmak istiyorum. Sinema sektöründe yer almak beni çok mutlu edecek. Çünkü ben göstermeyi ve anlatmayı çok seviyorum. Kendime de güveniyorum" diyor. Mervehan'ın kaygıları çok fazla ama çabalamaktan da vazgeçmiyor. Şimdilerde okul gazetesinde yeteneklerini sergiliyor. Ne olursa olsun gençliğini yaşayabildiğini söyleyen Mervehan, gençlerin hiçbir engeli aşılamayacak gibi görmemeleri gerektiğine inanıyor. Ve son olarak gelecekle ilgili hayallerini şu sözlerle özetliyor: "15 yıl sonra Beyrut, Fas gibi ülkelere gitmişim ve Tahran'da filmimi çekmişim, düşünsenize! Çok istiyorum. Bunu başarmak için elimden geleni yapacağım."

Esra Özkan-17

TAKIMI DÜNYA BİRİNCİSİ OLDU
Esra, Mevlanakapı Kız Teknik Lisesi'nde okuyor. Aynı zamanda yedi yıldır lisanslı futbolcu olarak turnuvalara katılıyor. "İlk kez sokakta oynadım ve gönül verdim bu spora" diyen Esra'nın oynadığı futbol takımı bir ilke de imza atmış. 19 ülkeden yüzlerce lise kadın futbol takımının katıldığı 2014 Dünya Futbol Turnuvası'nda Brezilya ve Finlandiya'yı yenerek birinci olmuşlar. Hâlâ kazandıkları zaferin mutluluğunu yaşayan Esra, gelecekle ilgili planlarını ise şöyle anlatıyor: "Bir kadının futbolcu olarak hayatına devam etmesi bu ülkede bir hayal. Bu nedenle beden eğitimi hocası olmak istiyorum. Zaten kazandığım turnuva sayesinde yetenek sınavından muafım. Marmara Üniversitesi'nde okumak istiyorum." Esra, gelişmiş ülkelerde spor yapmak isteyen gençlerin daha fazla imkanı olduğunun da altını çiziyor. "Gençliğimi futbol sayesinde yaşıyorum" diyen Esra, "Bu sporu yapmasaydım sosyalleşemezdim ve başka ülkelere gidemezdim" diyerek sözlerine devam ediyor. Esra, 15 yıl sonra kendini mutlu bir aile kurmuş bir beden eğitimi hocası olarak görüyor.

Oğuzhan Karademir-18

DANS BENİM İÇİN YAŞAMAK DEMEK
Dans etmek Oğuzhan Karademir için yaşamak demek. Breakdans yapan Karademir'in en büyük hedefi dünyaca ünlü dansçılarla beraber aynı sahneyi paylaşmak ve dans kültürünün içinde sonsuza dek yaşamak. Red Bull BC One İstanbul finalinde birinci olan Karademir, 13 Eylül'de Zagreb'te gerçekleşecek Doğu Avrupa finalinde Türkiye'yi temsil edecek. Karademir'in en büyük kaygısı da yine dansla ilgili. Dans etmeden bir gününün geçmeyeceğini düşünen Oğuzhan Karademir "En büyük korkum hayatıma istemeden yön verecek bir olayın başıma gelmesi" diyor.

Zeynep Serra Kansal-18

SINAV TELAŞI BENİ ÇOK YORDU
Kandilli Anadolu Kız Lisesi son sınıf öğrencisi Zeynep Serra gezmeyi, okumayı ve müzik dinlemeyi seviyor. Kendini anlatma fırsatını yakalar yakalamaz, "Kendime bakarım, giyinmeyi ve özenle hazırlanmayı çok severim. Ama son bir yıldır ne kendime bakabiliyorum ne de dünyada neler oluyor takip edebiliyorum. Sınav temposu benden bir yılımı aldı" diyor. Zeynep Serra'nın hedefi belli, psikoloji okumak. Heyecanla ve gözleri parlayarak anlatıyor: "Hep İzmir'de okuma hayalim oldu. Bunu başarmak istiyorum. Psikoloji okuduktan sonra ülkemde sözü geçen ve kitapları okunan bir psikolog olmak, toplumsal anlamda yardımlarda bulunmak ve ailemin yüzünü kara çıkarmamak en büyük hedefim." Serra'nın tek şikayeti üniversite sınavına hazırlanma temposunun yoruculuğu değil. Onun başka kaygıları da var. Büyük çoğunluğunu da gelecekle ilgili kaygılar oluşturuyor. En büyük korkusunun kendini anlatamamak olduğunu söyleyen Serra duygularını şöyle dile getiriyor: "Kendimi anlatamamak ve anlatmama izin verilmemesinden çok endişeliyim. Susmaya tahammülüm yok. Düşünmek ve düşüncelerimi özgürce söylemek istiyorum. Bu nedenle belki de düşünceye yoğunlaşmak ve düşünceyi yorumlayabilmek için psikoloji okumak istiyorum."

Samet Alkan - 16

HEDEFİ TOKYO OLİMPİYATLARI

Anafen'de okuyan yüzücü Samet Alkan, Turkcell'in sağladığı burs sayesinde dünyaca ünlü yüzücü Michael Phelps ve ABD Milli Takım antrenörü Bob Bowman'dan eğitim alıyor. Bu fırsatı değerlendirmenin kendisi için çok önemli olduğunu belirten genç yüzücü "Hayalim 2016 Rio Olimpiyatları'nda yüzmek. Finale kalamasam da oraya gitmek ve kendi seviyemi görmek istiyorum. Tabii en büyük hayalimse 2020'de Tokyo'daki olimpiyatlarda Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmek ve boynuma madalyayı asmak" diyor. Bir sporcu olarak Alkan'ın en büyük endişesi ise sakatlanmak. Bu kadar büyük hedefler çok çalışmayı gerektiriyor. Samet Alkan bunun farkında olduğunu şu sözlerle anlatıyor: "Gençliğimi güzel yaşayabildiğime inanmıyorum. Çünkü İstanbul'dayken sabah 04.00'te Bayrampaşa'dan Üsküdar'a geçip antrenmana gidiyordum. Antrenmandan sonra okula, okuldan sonra da yine antrenmana gidiyordum. Hafta sonları da dershaneye devam ediyordum. Şimdi de günlerim antrenmanla geçiyor. Hayatımın en neşeli ve özgür anlarında çalışmak zorunda kalıyorum." Alkan zaman zaman bunalsa da hedefinden asla vazgeçmeyeceğini de belirtiyor ve "Avrupa'nın en iyi yüzücüsü olma yolunda ilerliyorum, olacağıma da inanıyorum" diyor.

Bedel Türker-19

HARVARD'I OXFORD'A TERCİH ETTİ
Üsküdar Amerikan Lisesi son sınıf öğrencisi Bedel Türker kendini "Ailesine çok düşkün, arkadaşlarında samimiyet arayan çalışkan biriyim. Yaptığım işlere kendimi adarım" diye tanımlıyor. Eğitime önem veren Türker "Yurt dışında iyi bir eğitim aldıktan sonra Türkiye'ye dönmek istiyorum. Şu anda ne yapacağıma karar vermedim, geleceğimle ilgili karar verdiğim tek şey Türkiye'ye dönmek istediğim" diyor. Onun en büyük hayali ülkede değişiklikler yapabilecek bir pozisyona erişmek ve toplumsal anlamda önemli işler yapmak. Çok çalışmış ve okulda büyük başarılar yakalayarak Harvard Üniversitesi ve Oxford Üniversitesi'nden teklif almış. O seçimini Harvard'tan yana kullanarak siyaset bilimini tercih etmiş. Bu kadar başarılı bir genç olmasına rağmen onun da korkuları var. Türker "Babam beni aile değerlerine çok bağlı yetiştirdi. Bir gün ailemden kopmak düşüncesi çok korkunç geliyor" diyor. Okulun en başarılı gençleri arasında olan Türker, Avrupa'daki gençlerin daha avantajlı olduğunu söylüyor ve sözlerine şu şekilde devam ediyor: "En büyük dezavantajımız eğitim sistemimizin tek yönlü olması. Amerika'daki çoğu üniversitede bir öğrenci ne okumak istediğini ikinci yılın sonuna kadar karar vermiyor. Bu öğrencinin ne okumak istediğine daha sağlıklı seçmesini sağlıyor."