X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İnce hastalık geri döndü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İnce hastalık geri döndü

  • Giriş Tarihi: 14.2.2016
İnce hastalık geri döndü
İnce hastalık geri döndü

Barış Arduç'un vereme yakanladığı söylentileri hepimizi hem üzdü hem de korkuttu. Kendimizi tuhaf isimli virüslerden korumak için uğraşırken bir de başımıza Yeşilçam'ın kan tükürten hastalığı çıktı

Kiralık Aşk dizisinin başrol oyuncusu Barış Arduç, kısa sürede kendine hatrı sayılır bir hayran kitlesi edindi. Genç kızlar bu yakışıklı gencin attığı her adımı takip etmeye, erkekler de onun gibi kusursuz kaslara sahip olmak için spor salonlarında daha çok vakit geçirmeye başladı. Kolay değildi; yıllardır bir daha çıkmaz dediğimiz jönümüz tam karşımızda duruyordu. Üstelik son derece fit, cool ve gençti. Ancak bir sabah, yıldızı parlayan yeni jönümüzün tüberküloz, daha bilinen adıyla verem olduğunu öğrendik. Aniden üzerine inşa ettiğimiz gökdelenlerimiz yıkılıverdi. Onun için endişeleniyorduk da! Peki, ne olmuştu da, bu spor yapan, sağlıklı, beslenmesine dikkat eden ışıl ışıl görünen oyuncumuz vereme yakalanmıştı. Bu mümkün müydü? Birden geçen yüzyılda bıraktığımızı düşündüğümüz tüberküloz, hayatımızın gündemine oturdu. Hoş; Arduç, basın açıklamasında verem olmadığını ağır bir zatürre geçirdiğini söylemiş içimize su serpmişti ama aklımız da karışmıştı bir kere. Peki, Yeşilçam'ın aşk filmlerinden aşina olduğumuz verem, hayatımızdan tamamen çıkmış mıydı? Yoksa ciddi bir tehlike vardı da bizim mi haberimiz yoktu? Ortalıkta enteresan grip çeşitleri, Zika virüsleri dolaşırken bu kez de verem mikrobu mu hortlamıştı? Kafamızdaki tüm bu sorulara yanıt bulmak için Central Hospital'dan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mübeccel Akman'ın kapısını çaldık ve hayatımızdaki bu hayalet tehlikeyi masaya yatırdık.

SİNSİ BİR HASTALIK

Akman, toplumda fakir hastalığı olarak bilinen veremin son yıllarda yaygınlaştığını, modern hayat koşullarının bu duruma zemin hazırladığını söylüyor. Hepimiz modern hayatın bir parçasıyız ve çalışma ortamlarında iç içe yaşıyoruz. Ölümle sonuçlanabilecek bu bulaşıcı hastalığın nasıl farkına varabileceğimizi, ne tür önlemler almamız gerektiğini ve tedavi yöntemlerini merak ediyoruz. İşte doktorumuzdan A'dan Z'ye veremle ilgili bilmemiz gerekenler...

DÜNYADA İKİNCİ SIRADA
Tüberküloz, enfeksiyona bağlı ölümler arasında dünyada 2. sırada. 1 yılda 7-8 milyon kişi verem mikrobu yüzünden hastalanıyor ve yaklaşık 2 milyon kadarı ölüyor. Hastalığa sebep olan mycobacterium tuberculosis adlı mikrop, solunum yoluyla akciğere girdikten sonra, kan ve lenf yardımıyla tüm vücuda kolaylıkla yayılabiliyor.

MODERN YAŞAM TEHLİKE
Veremin ekonomik seviyesi düşük ve az gelişmiş ülkelerde daha sık görüldüğü bilinir. Ancak günümüzde giderek yaygınlaşmasının sebepleri arasında; modern hayatın getirdiği hızlı yaşam koşulları, kalabalık ortamlarda bulunma, hijyenik olmayan çalışma şartları, çok fazla dış etkene maruz kalma, kişisel temizliğe önem vermeme, hatalı beslenme, spordan uzak bir yaşam ve stres gibi faktörler bulunuyor. Sigara, alkol kullanımı, diyabet ve kanser gibi hastalıklar da vereme yakalanma riskini artırabiliyor.

BCG AŞINIZ VAR MI?
Son dönemlerde düzenli bir yaşam tarzını benimseyen, sağlıklı beslenen ve fiziksel aktivitelerini yapan kişilerde de verem hastalığı görülmeye başlandı. Üstelik yaşları da oldukça genç. Bu tür vakalarda çocukluk çağında verem aşısının yaptırılmamış olduğunu görüyoruz. Oysa tüberküloz hastalığından korunmak için yapılan BCG aşısı, hastalığı büyük oranda önler.

ZATÜRRE İLE KARIŞABİLİR!
Hastalık, sağlıklı bir kişiye öksürme, hapşırma, nefes alma ve konuşma yoluyla bulaşır. Çatal, kaşık, kıyafet gibi nesnelerle, cinsel yolla ve kan ile bulaşması mümkün değildir. Veremli kişilerle uzun süre etkileşim halinde bulunmamak gerekir. Bu nedenle aile bireylerinden ya da ofis çalışanlarından birinin veremli olması diğer sağlıklı kişiler için büyük risktir. Kişide yüksek ateş, halsizlik, iştahsızlık, terleme, göğüste ağrı, kuru ya da balgamlı öksürük, kilo kaybı gibi semptomlar görülüyorsa tüberkülozdan şüphelenilebilir. Çoğunlukla zatürre hastalığı ile de karıştırılır. Ancak zatürre hastalığının vereme sebep olabileceğine dair kesin bir bilgi yok.

İYİLEŞMEK MÜMKÜN

Tedavi sürecinde hastanın en az 6 ay boyunca ilaç kullanması gerekir. İlaçlar düzenli olarak kullanıldığında tamamen iyileşmek mümkün. Yaşça küçük olanlarda vereme karşı direncin sağlanabilmesi için BCG aşısı yapılır. Bu, küçük yaşlarda etkili olduğundan yetişkin hastalarda sonuç vermez.
KORUYUCU TEDAVİ ÖNEMLİ
Beslenme, dinlenme ve hava değişimi tedavide büyük rol oynar. Ağır işlerde çalışan, günün büyük bölümünü dışarıda ya da kalabalık ortamlarda geçiren kişilerin istirahat etmesi gerekir. Enfeksiyona yeni yakalanmış 15 yaş altındaki kişiler ile risk taşıyanlara koruyucu tedavi uygulanır. Bu tedavi düzenli olarak yapıldığında, verem mikrobu almış kişilerin hastalanmasını yüzde 90'a varan oranda önler.

SET ORTAMLARI TEHLİKELİ
Veremden korunabilmek için çocukluk çağında verem aşısı olunması şart. Daha sonra sağlıklı beslenme, düzenli spor yapma ve genel vücut temizliğine dikkat edilmeli. Örneğin uyku düzeninin olmadığı, uzun çalışma saatleri nedeniyle vücudun yorgun düştüğü dizi setleri, verem hastalığı riskinin arttığı ortamlar. Bu tür bir iş ortamına sahipseniz, her yıl mutlaka akciğer filmi çektirin. Güneş görmeyen rutubetli yerlerde az vakit geçirin. Ofisinizi sık sık havalandırın. Sigara ve alkolden ise uzak durun.

EN ÇOK İSTANBUL'DA GÖRÜLÜYOR
Dünya Sağlık Örgütü'nün 2014 yılı verilerine göre; dünyada 9,6 milyon tüberküloz hastası vardı. Bunların 1 milyonu çocuktu. Ülkemizde ise, 13.378 hasta bulunuyor. Hastalarda olgu saptama ve başarı oranı yüzde 90. 2013 yılında tanı konulan 13.409 hastanın 4.124'ü İstanbul'da yaşıyor.

PINAR YILDIZ YÜKSEL