X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Minik bedeni bir yudum suya hasret
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Minik bedeni bir yudum suya hasret

  • Giriş Tarihi: 26.10.2014 10:13
Minik bedeni bir yudum suya hasret
Minik bedeni bir yudum suya hasret

Bursa'da, 3 yaşındayken banyoda bulup içtiği temizlik maddesi nedeniyle iç organları büyük hasar gören, ilk götürüldüğü hastanede doktorlar tarafından yaşaması imkansız görülen çocuk, 4 yılda 30 ameliyat geçirmesine rağmen sağlığına tam olarak kavuşamadı.

7 yaşındaki Kayra, 2010 yılında evinin banyosunda bulduğu temizlik maddesini içtikten sonra fenalaştı.

Ailesi tarafından önce Çekirge Devlet, daha sonra Dörtçelik Çocuk hastanelerine götürülen çocuğun tedavisine, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde devam edildi.

Bursa'da iki kez ameliyat edilen çocuk, Ankara'da Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürüldü. Kayra, başkentte de 28 cerrahi operasyon geçirdi. Bu ameliyatlarda midesinin bir bölümü alındı ve ağız içi, böbrekleri ile diğer organlarına müdahalelerde bulunuldu.

Sağlığına tam olarak kavuşamayan, yemek borusu zarar gördüğü için bağırsağından kolon çekilen Kayra, yutma refleksi olmadığından ağız yoluyla değil karnından besleniyor.

Geceleri tükürüğünü yutamadığından sık sık boğulma tehlikesi geçiren çocuk, sürekli öksürüyor.

YURT DIŞINDA TEDAVİ İÇİN DESTEK ÇAĞRISI

Anne Ayşen Karakaş, oğlunun kimyasal maddeyi içince önce dilinin paramparça olduğunu, ağız içi ve diş etlerinde ciddi yanıklar meydana geldiğini söyledi.

Geçirdiği operasyonlar sonucu oğlunun ağız içinde herhangi bir sorun kalmadığını belirten Karakaş, şöyle devam etti:

"İlk götürdüğümüz hastanede yaşamasının imkansız olduğu söylendi. Gırtlak kısmında ciddi yanıkları var. O maddeyi içtiği için yemek borusu yok oldu. Olmayan bir şey kalın bağırsağından çekildi ve yukarı yapıldı ama şu anda eskisi gibi olmadığı için ve hiçbir şekilde yutamıyor. 3-4 yıldır bu sorunla ilgili fizyoterapi alıyor ama bu tedaviye hiçbir şekilde karşılık veremiyor. Ameliyatı yapan doktorlar da şaşırmış durumda. Çünkü hepsi 'İlk defa böyle bir vaka ile karşılaştım. Ne yapacağımızı artık biz de bilmiyoruz' dedi. Onlar da tedaviyi bıraktı çünkü oğlum tedaviye cevap veremiyor. Sürekli Ankara'ya gidip geliyoruz. Harcanan parayı önemsemiyorum. Çocuğumun bir an önce sağlığına kavuşmasını istiyorum. Başka hiçbir şey istemiyorum."

Oğlunun durumuyla ilgili bazı kurumlara başvurduklarını aktaran Karakaş, gerekirse yurt dışında tedavi edilmesi için destek beklediklerini bildirdi.

"SÜREKLİ BAŞINDA BEKLİYORUM"

İnegöl ilçesinde yaşayan anneanne Meral Güneş ise kızı çalıştığı için torununa kendisinin baktığını, gece gündüz ilgilenmek zorunda kaldığını dile getirdi.

Anaokuluna giden torununun bir şey yiyip içemediği, çiğnediği yiyecekleri tükürdüğü bilgisini veren Güneş, "Bu nedenle okulda torunumu yemek salonuna almıyorlar. Yemek saatlerinde okula gidip karnından besliyorum" dedi.

Güneş, geceleri de torununun başında adeta nöbet tuttuğunu anlattı. Torunu hastalanınca rahatsızlığının arttığını vurgulayan Güneş, şunları kaydetti:

"3 yıldır eşimden ayrı yatıyorum. Sürekli başında bekliyorum. Bazen saat 02.00'de, 03.00'te rahatsızlanıyor. Böyle bir durumda alıp hastaneye götürmek zorundayız çünkü ateşleniyor, boğulma tehlikesi geçiriyor. Birkaç kez ambulans bile çağırdığımız oldu. Bir de beslenme borusu patladığı zaman İnegöl'de değiştirme imkanımız yok, Bursa'ya gitmemiz lazım. 3 saat içinde değişmesi lazım. Değişmediği takdirde tıkanma oluyor. Bunları karşılayacak maddi güçte değiliz. Sadece eşim çalışıyor. Evimiz kira. Oğlum var, üniversitede okuyor. Kızımın durumu da belli. O da çalışmaya başladı. Ankara'ya gidip gelmek bizi gerçekten zorlamaya başladı. Bir gidişimiz 600-700 lira. Maddi durumumuz buna elverişli değil. Torunumun bir an önce iyileşmesini istiyorum. Ne olur bize ellerini uzatsınlar. Yeter ki sağlığına kavuşsun, başka bir şey istemiyoruz."