X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER KOAH'ta 40 yaş riski
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

KOAH'ta 40 yaş riski

  • Giriş Tarihi: 19.11.2014 09:30 Güncelleme Tarihi: 19.11.2014 09:31
KOAH'ta 40 yaş riski
KOAH'ta 40 yaş riski

Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem Tor, 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı'nın (KOAH) görüldüğünü bildirdi.

Prof. Dr. Tor, 19 Kasım Dünya KOAH Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türk Toraks Derneği, Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı'nca her yıl çeşitli etkinlikler düzenlenerek KOAH farkındalığının ve bilincinin artırılmasının hedeflendiğini belirtti.

Amaçlarının KOAH'ın her yıl daha fazla kişi tarafından bilinmesi ve risk faktörü taşıyan kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurularının artmasının sağlanması olduğunu vurgulayan Tor, "KOAH, dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu tarafından yeterince bilinmeyen bir hastalıktır. Toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH vardır. Oysa 10 KOAH hastasının sadece biri doktora başvurmuş ve doğru tanı alabilmiştir. Bu durumda, ülkemizde bulunan 3?5 milyona yakın KOAH'lı hastanın sadece 300?500 bini kendisinde hastalık olduğunu bilmektedir" ifadesini kullandı.

Tor, Küresel Hastalık Yükü Çalışması verilerine göre, KOAH'ın yılda 2,9 milyon ölüme neden olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye'de solunum sistemi hastalıkları en sık görülen 4. ölüm nedenidir. Bu ölümlerin yüzde 61,5'i KOAH nedeniyledir. Toplumun hastalık konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, erken tanı ve etkin tedaviyi güçleştirmektedir. KOAH'ın gelişimi için tüm dünyada en yaygın görülen risk faktörü sigara dumanıdır. Sigara içenler, içmeyenlere göre daha fazla solunumsal şikayetlere, solunum fonksiyon kaybına ve KOAH ölüm oranlarına sahiptirler. Diğer tip tütün kullanımı ve çevresel tütün dumanı da KOAH gelişimine katkıda bulunmaktadır. Son yıllarda önemi giderek vurgulanmaya başlanan fiziksel aktivitede azalma, hareketsizlik de artık bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir."