X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Düşünce gücü ile zayıflayın!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ile zayıflayın!

  • Giriş Tarihi: 23.12.2014 09:18 Güncelleme Tarihi: 23.12.2014 11:49
Düşünce gücü ile zayıflayın!
Düşünce gücü ile zayıflayın!

ve değişimi ile fazla kilolardan kurtulabilirsiniz.

Amerika ve Avrupa ülkelerinde de yaygınca kullanılmaya başlanan na subliminal oto-telkin kodlama yoluyla zayıflama metodunun Türkiye'ye gelmesinde büyük bir rolü olan, Neuroscience dallarında Nöro Natürel Beden Uzmanı Deniz Egece , zayıflama kampında obeziteden ve aşırı kilolardan muzdarip binlerce kişiyi sağlığına kavuşturmaya yardımcı olmuş ve artık bir daha eski günlerine (kilolu) dönmeyecekleri bilinçaltı değişimlerini sağlamıştır.

ZİHİNSEL ANTREMANLARLA ZAYIFLAMA YOLLARI

Zihinsel antrenmanlar ile zayıflanabileceğini vurgulayan Bilinçaltı Uzmanı Deniz Egece, beden modelleme, beslenme ve harekete olan inanç değiştirme, tat ve lezzet algısal değişimi, zihinsel kelepçe, algısal değişim, odaklanma ve kişisel motivasyon eğitimleri ile kişinin kiloyu kafada bitirebildiğini belirtiyor.
Deniz Egece tarafından bilinçaltı değişimi için subliminal teknik ve telkinler, bilinç farkındalığı, bilinçaltı kodlama, bilinçaltını özgürleştirme, motivasyon, odaklanma, zihinde yeniden beden modeli ve algısı oluşturma, kuantum fizik yasaları, nöroplastisite ve epigenetizim eğitimleri vermektedir. Kampın özeliğinden bahseden Deniz Egece, kilo merkezli olsa da, Kamp'ta tüm psikosomatik hastalıklarla nasıl tedavi edebileceğini ve gelecekte oluşacak hastalıkları şimdiden önlemeye yönelik olması olduğunu belirtiyor ve bunun sebebinin, enerjilerin aynı fizik yasları ile çalışır olmasından kaynaklandığını dile getiriyor.

Deniz Egece, sistemi şöyle anlatıyor; ''Esas çözüme yaklaşımı, kilo verdirmekten ziyade bir daha kilo almayacak durumu kişinin zihninde yapılandırmaktır. Kilo verilen süre içersinde, neşe sevinç, coşku ve motivasyonla bu kimlik değişimi gerçekleşmektedir. Sarkmadan, vücut şekli bozulmadan, 10-15 yaş gençleştirmeye yardımcı olan bir yöntemdir'' diyor.

Egece zayıflama kampında, zayıflama metotlarının içinde bildiğimiz hiçbir klasik zayıflama metoduna yer vermediğini anlatan Deniz Egece, Diyet yok, Spor yok, İlaç yok, Ameliyat yok, Bitki ya da alternatif tedavi olmadığını söylüyor.

Kişilerle konuşulduğunda her şeyi yedikleri ve içtikleri halde, kilolarından kurtulduklarını ve yıllardır akıllarında sürekli beslenme olup yaşamlarının çoğunu mutfak ve tuvalet arasında geçtiğini ancak kamp sonrasında beslenmeye olan takıntılarının bittiğini ve bundan dolayı da yaşamlarının farklı alanlarında da zaman ayırıp yeniden hayata döndüklerini söylediklerini anlatan Deniz Egece, Psikosomatik hastalıkların çözüm süreci konusunda şu yaklaşımlarda bulunuyor.

''Psikosomatik hastalıklar kişinin kendi bilincindeki bilgisini değiştirerek yönetebildiği ve çözebileceği bir durumdur. ''

''Kişiye bedeninde bulunan bilgi öğretilmeli ve yapıcı ve yıkıcı yöndeki bilginin trafiği yön verebilmeyi öğretilmelidir.''

''Kişi kendi kendine değişimi gerçekleştirebilsin. Çünkü zihindeki bilginin bedendeki sonuçlarına ancak kişi kendisi ulaşabilir ve an be an kendisi yön verebilir.''

Obezite ve şişmanlık psikosomatik bir hastalık mıdır? Psikosomatik hastalıklar ne demektir?
Bilinçteki bilginin bedende oluşturduğu hastalıklara Psikosomatik hastalıklar denir. Fazla kilolar bir Psikosomatik hastalıktır. Reel çözümü de bilinçteki bilginin düzenlenmesi olduğunu söyleyen Deniz Egece, Dünya sağlık örgütünün de açıklaması o yöndedir diyor ve ekliyor, ''Psikosomatik hastalıklar, bilincin bedende ürettiği sorunlar anlamına gelmektedir. Bilinçteki bilgide oluşan karışıklık ya da yıkıcı bilgiler bedende de karışıklık ya da yıkıcı sonuçlar doğurabilmektedir. Bilinç ile beden sibernetiktir birbirini etkilemekte ve değiştirmektedir.''

BİLİNÇALTI NEDİR? NEDEN DEĞİŞMELİDİR?

Deniz Egece, İnsan vücudundaki tüm enerji akışının bilinçaltımızın yönlendirmeleriyle meydana geldiği bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir diyerek sözlerine şöyle davam ediyor.

''Bilinçaltı sıfır ile 12 yaşımıza kadar açık ve korumasız hafıza alanımızdır. 12 Yaşımızdan sonra bilinç üstü oluşarak bilinçaltına giden bilgilerin bekçiliğini yaparak koruma sağlamaktadır. İşte ne olduysa tamda 12 yaşımızın öncesinde beslenme, hareket ve bedenimiz hakkımızdaki ebeveynlerimizin bize kodladığı inançlarımız oluşuyor ve bunlar bilincimizin ilk, en derin ve köklü bilgileri oluyor. Bilinçaltımız bedeni hem hasta edebilme, hem de şifa edebilme yetisine sahiptir. ''

DÜŞÜNCE GÜCÜ İLE NASIL ZAYIFLANIR?

Beden her zaman değişen bir süreçtir, dışarıdan ya da içeriden ürettiğimiz bilgi bedenin yapı ve kimyasını değiştirmektedir. Dışarıdan gelen ya da içimizden ürettiğimiz yıkıcı bir bilgi bedende yıkıcı hormon üreterek kimyasını değiştirmektedir diyen Deniz Egece, yıkıcı yöndeki tüm bilgiler tekrar ve miktar edildiğinde bedende hastalık ya da şekil bozukluğu olarak ortaya çıkmakta olduğunu belirtiyor.

''Bilinçteki bilgi ve inançlar duyguya dönüşürler '' gerçeğini anlatan Deniz Egece, duygular da hormon üretir, üretilen hormon, bilgi ve inancın türüyle, şiddeti ile eş uzantıdadır diyerek, beynin amigdala bölgesinde üretilen Nöropeptitler kana karışarak bedendeki eş değer organın hücresine gittiğini ve hücrenin içindeki DNA'nın bilgisini değiştirecek kimyasal salgılamayla bilgi transferi yaparak hücreyi etkilediğini ve değiştirdiğini vurguluyor. Bu bilimsel gerçek, kişi bilincindeki bilgiyi değiştirdiğinde bedenini tedavi edebileceği anlamı kazanmaktadır diyen EGECE, tam tersi olan yıkıcı inanç ve bilgilerle kendisini hasta edebileceğini ve bedensel şekil bozukluğuna sebep olabileceğini söylüyor.

Neden kilo alırız? Nasıl zayıflayabiliriz?
''Kilo almamızın asıl sebebi alınan gıdalar değildir'' diyen Deniz Egece, bedenin hareketsizliğine sebep olan bilincimizdeki yıkıcı bilgidir diyor ve ekliyor.. ''Çocukluk dönemlerinde ebeveynlerin harekete değil, beslemeye odaklı ilgisinin aşırı yoğun olması, ye kızım ye oğlum şeklinde baskılar, yetişkin olduğunda stres ve beslenme odaklı çözümlere yönelme bilgisi, diyet yapma bilgisi, kişinin zayıflama yönünde beslenmeye dikkat ederek çözüm üretmeye çalışıyor olması, duygusal açlığını besinlerle bastırma yönündeki bilgiler vb.. bir çok bilgi kilo almanın ana sebeplerindendir. Stres, korku ve kuruntulu düşünce biçimleri, zihindeki yıkıcı bilgi türü ve biçimi, şiddetle tekrar edildiğinde kanser, kalp hastalıkları, verem gibi birçok hastalığın oluşmasına sebep oluyor. İşte tam da bu noktada Bilinçaltı Kodlama ve Telkin yöntemiyle birçok sorun ve hastalığın ya da oluşacak sorunları önceden oluşmasını engelleyebilmekte ve yapıcı yönde etki etmektedir. ''

Diyet ve Kilo

Diyet ya da yasaklar bilinç üstünün emirleri ile yapılır ama her seferinde ilgilenilen bilgi bilinçaltı tarafından da güçlendirilmektedir. Deniz Egece, Kilolar verilip diyet bırakıldıktan sonra, bilinçaltı devreye girerek beslenmeye olan eski inanç ve duyguların devreye girmesine sebep olmaktadır diyor. ''Diyet yapıldığı sürece kiloları verirsiniz, ama bıraktığınızda verdiğinizin çok daha fazlasını geri alma tehlikesiyle karşı karşıya kalırsınız. Buda geçici çözüm olan, diyet döngüsüdür. ''
Yaptığı örneklemeler gayet açık anlatan Deniz Egece, diyet, ilaç, kelepçe takma, yağ aldırma gibi birçok metotla sinekleri kovalayabilirisiniz ama esas olan sinekleri üreten bataklığın kurutulmasıdır diyerek, Bilinçaltını tarla olarak ele alırsak, tarlayı tekrardan işleyerek bataklık olmaktan kurtarmak gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde problem bir süre sonra tekrardan ortaya çıkmaktadır. Mesele kilo verdirmek değil, kilo üreten sebebi zihinde bitirmektir diye belirten Deniz Egece, bilinçaltındaki bilginin değişmesinin asıl çözüm olduğunu söylüyor.

Zayıflamak için eğitim yeterli midir?
''Evet temel eğitim yeterlidir'' diyen Deniz Egece, Tabii ki altı günde tüm kiloları vermiş olmamaktadırlar. Altı gün içersinde midenin doğal olarak küçülmesine yardımcı olmaktayız. Bedene sevgiyle nasıl yaklaşılacağını, oto hipnozu kendi kendilerine uygulayarak bilinçaltının inanç değişimi, oto-hipnoz eğitimi, fiziksel harekete geçmek gibi ilk önemli başlangıçları tetikliyoruz,''diyor.