X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Anadolu’da gurme turu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Anadolu’da gurme turu

  • Giriş Tarihi: 26.6.2016
Anadolu’da gurme turu
Anadolu’da gurme turu

Anadolu, gastronomi kültürü bakımından adeta bir hazine. Her bir köşesinde farklı lezzetler karşımıza çıkıyor. Zeytinyağlı yemeklerin ve otların başrolde olduğu ile kebap çeşitleriyle fark yaratan ’a bir yolculuğa ne dersiniz!

Yemek için yaşayanlardan mısınız? O halde yemek için dünyayı dolaşanlardan da olma potansiyeliniz yüksek. Üstelik gastronomik seyahatler son yılların yükselen trendi. Gerçi gidilen bölgeler ve ülkeler zaman içinde değişiklik gösterebiliyor. Örneğin yıllar boyu Fransız mutfağının eline kimse su dökemedi. Ardından sağlıklı olduğu için Japon mutfağı ve suşi furyası yükselişe geçti. Bunu geçen yıl Peru, Arjantin gibi Güney Amerika ülkelerinin mutfakları takip etti. Ama gastro tatil için çok da uzaklara giymeye gerek yok. Malum Anadolu'nun neredeyse her karışında farklı gelenekler, yemekler karşımıza çıkıyor. O halde Anadolu'da kısa bir gurme turuna çıkalım. Önce sağlıklı Akdeniz ve mutfaklarına göz atalım. Ardından da 'da hangi lezzetler var bir güzel tadalım...

EGE'NİN ZENGİNLİĞİ
Birçok gastronomi uzmanı en sağlıklı mutfağın binlerce yıldır Anadolu'nun en zengin topraklarına sahip Ege'de olduğu konusunda hemfikir. Uygarlık süresince Fenikeliler, Venedikliler, Romalılar, Osmanlılar, Araplar ve daha pek çok ulus kendi alışkanlıklarını Ege'ye taşımış. Sonuç olarak da ortaya muhteşem zengin bir mutfak çıkmış. Bu arada o dönemlerde Ege'deki zeytinyağının bugünün petrolü kadar değerli olduğu bilgisini de paylaşayım. Deniz ürünleri bakımından da oldukça zengin olan Ege'de mutlaka tadılması gereken otları unutmamak lazım. Şimdilerde Alaçatı'da düzenlenen ot festivali bölge otlarının geniş kitlelere yayılmasına katkı sağladı. Hardalotu, radika, turpotu, ebegümeci, kuzukulağı, şevketibostan, gelincikotu, ısırganotu, arapsaçı... İşte saydığım bu otlar ve çok daha fazlası Ege sofralarının vazgeçilmezi. Yöre halkı bu otların hepsini çok iyi bilir ve hatta tarlalardan bizzat kendi toplar. O yüzden yolunuz Ege'de ufak bir kasabadan dahi geçse mutlaka menüde bu otlara rastlarsınız. Tire, Urla ise bu otların en güzellerini tadabileceğiniz yerlere sadece bir-iki örnek. Ayrıca enginar Egeliler için vazgeçilmez. Göbeği küçük yaprakları bol sulu olan Ege enginarını yöre halkı kabuklarıyla birlikte yer. Üstelik o enginardan nefis yemekler yaparlar. Zeytinyağlı enginar dışında enginar dolması hatta enginar pilavı da yapılır. Ege'ye özgü yerli ayşekadın fasulyesini, taratorlu taze börülceyi yine ancak bu yörede yiyebilirsiniz. Peynir de Ege yöresinde önemli bir besin. Özellikle lor peynirini çokça kullanırlar. Çökelek ve keçi sütünden yapılan peynirlerin en güzel örneklerine bu bölgede rastlamak mümkün. Ege'ye sırf 'çingen pilavı' yemek için bile gitmeye değer. Aslında yapılışı çok kolay. Çeşitli otlar, zeytinyağı ve çökelek peyniriyle karıştırılıyor. Sonuç mu: Elbette muhteşem. Konu bu kadar peynirden açılmışken peynir tatlısını unutmak olmaz. Tuzsuz peynirden yapıyorlar ve bir oturuşta birkaç tabak birden yiyebiliyorsunuz.

KÜNEFE DE YİYİN
Antakya son yıllarda pek popüler oldu. Yeni açılan otelleri, kafeleri, eğlence yerleri sık sık yazıldı, çizildi. Evet bölge oldukça değişti, güzelleşti... Mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri oldu. Ama Antakya'ya sadece yemek yemek için bile gitmeye değer. Bir kere gidip de künefenin tadına bakanlar ne demek istediğimizi zaten anlarlar... Antakya'nın merkezinde irili ufaklı, çok da gösterişli olmayan birçok kebap salonu var. Genelde içerideki manzara hep aynı. Usta elinde satırla soğanı, maydanozu kıyıyor. Üzerine domates, biber ve satır kıyaması da eklenip tepsiye diziliyor ve ardından fırına veriliyor. Anlattığım yemek tepsi kebabı. Belki anlatırken çok da iştahınız kabarmadı. Ama tadınca daha iyisini hiç bir yerde yemediğinizi anlıyorsunuz. Zaten tepsi kebabı bölgenin en ünlü yemeklerinden biri. Ama elbette Antakya'da ziyafet tepsi kebabıyla sınırlı değil. Kağıt kebabı, libye, Arap kebabı, Firikli aş, Firikli kuru dolma, maklube, sebzeli sini kebabı, yoğurt aşı, mualla... Yemekleri say say bitmiyor. Ama hangi yemeği ya da kebabı yerseniz yiyin, sakın künefe yemeden dönmeyin derim. Künefede kullanılan taze Antakya peynirinden midir bilemedim ama tadı alışık olduklarımızdan çok daha güzel. Hatay'da yemekler için bazı adresler vermek gerekirse: Kahvaltı için soluğu Uzun Çarşı'da alın. Adından da anlaşılacağı üzere upuzun bir çarşı burası. Sabah çok erken saatte açıyorlar. Antakya peynirleri, kaymak, pekmez ve reçel çeşitleri muazzam. Yan yana dükkanlardan istediğinizde oturun. Buradan eviniz için de alışveriş yapmanız mümkün. Künefe için önerilen birden fazla adres var. Ben bizzat hepsine gittim ve tek tek künefeleri denedim. Favorim Yusuf Usta Çınaraltı Künefe oldu. Dondurması, kaymağı, fıstığı... Her şey dört dörtlüktü. Ama Tarihi Bizim Künefeci ve Hatay Kral Künefe de bölgenin ünlü künefecileri.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.