X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Antarktika'ya Türk üssü kazandıracak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Antarktika'ya Türk üssü kazandıracak

  • Giriş Tarihi: 6.9.2013

Dalış eğitmeni Sibel Karasu, Osman Atasoy'la çıktığı dünya turu sırasında babasını kaybetmiş. Daha sonra Antarktika'ya da giden ikili, burada bir Türk üssü kurulması için çalışıyor

Sibel Karasu aslında bir dalış eğitmeni. 1992'de "Uzaklar" teknesiyle dünya turu yapan Osman Atasoy, ikinci kez bir dünya turu yapma planını Karasu açtı. Ancak Sibel Karasu karar vermekte çok zorlandı. Kendi sözcükleriyle, "Karada sorumluluklarım vardı. Yıllar önce annemi kaybetmiştim ve babamla yaşıyordum. Çoğu insanın gidememesinin sebebi geride bıraktıklarıdır" diyordu. Sonunda karar verip Ekim 2008'de "Uzaklar 2" teknesiyle yola koyulduğunda onun için geride bıraktığı en değerli şey babasıydı. Ve onu kaybettiğini yolda, seyahatinin birinci yılında Kanarya Adaları'ndayken öğrendi.

'RÜZGÂR ÇIĞLIK ATIYOR'
Osman Atasoy ile seyahate Horn Burnu'nu aşma hayaliyle çıktıklarını anlatan Karasu, Horn Burnu'nun denizcilerin Everest'i olduğunu şu sözlerle anlatıyor:"Horn Burnu çevresindeki okyanuslar 'Tanrının terk ettiği denizler' olarak biliniyor. Çünkü en fazla batığın olduğu yer orası. Çok hızlı bir şekilde alçak basınç cepheleri geçiyor, bu nedenle fırtınalar diyarı. Eskiden oradan geçen denizciler, geçişten sonra şeref olarak kulaklarına küpe takarlarmış." Zorlu yolculuk Horn Burnu'na yaklaşırken denizcilere çok zor anlar yaşattı. "Orada gerçekten rüzgâr öyle sert esiyor ki çığlık seslerini aynı duyuyorsunuz" diyen Sibel Karasu tam da o bölgede ciddi bir kaza geçirdi. Teknenin arkasındaki ana yelkeni tutan bumba ani bir rüzgârla yön değiştirdi. Tam halatın altında olan Sibel Hanım'ın gözünün altı 3 santim açıldı. Karasu o anları şöyle anlatıyor: "Tam denizin ortasında her yere neredeyse 1 haftalık mesafedeydik. Yara göze çok yakın olduğu için dikemedik. Pensle tutturmaya çalıştık ve ben o açık yarayla yola devam ettim. Bir yandan da burada ne yapıyorum, ne işim var diye düşünüyordum."

'10 GÜN GÜNEŞ YÜZÜ GÖRMEDİK'
Yaklaşık 10 gün fırtınada zor zamanlar geçirdiklerini anlatan Karasu bir yandan da açık yarasının mikrop kapmaması için uğraşmış. "Karaya çıktığımda gözüm iyileşmişti. Yine de doktora gittik, 'elinize sağlık' dediler. Osman Türkiye'ye döndüğümüzde estetik yaptırmaya söz vermişti ama gerek kalmadı" diyerek gülen Sibel Karasu, Uzaklar 2'nin çok sağlam ve güvenli bir tekne olduğunu söyleyerek, bunun onları Antarktika'ya gitme konusunda cesaretlendirdiğini anlatıyor. Antarktika'nın küçük bir haritasını telsizlerinin üzerine yapıştıran ikili bu yüreklendirmelere kayıtsız kalamamış. "Antarktika, dünyanın sonu nasıl gidilebilir diye düşünürken kendimizi yolda bulduk. Güney Amerika'ya indiğinizde Şili kanallarına varırsınız. O kanallarda zaten buzullar var. Biz orada bir kış geçirdik ve neredeyse 1 hafta, 10 gün güneş görmediğimiz oldu. Oradaki soğuğa vücudumuz alıştı" diyen Karasu, Antarktika'da sürekli tetikte bir buçuk ay geçirdiklerini anlatıyor. "Zamanımın çoğunu penguenlerle, deniz aslanlarıyla geçirdim" diyen Sibel Karasu, Antarktika'yı ise "O huzuru hiçbir yerde göremezsiniz" sözleriyle anlatıyor.

36 YIL SONRA ZİRVEYE KATILAN İLK TÜRK

Karasu, Antarktika'ya o kadar gönülden bağlanmış ki Türkiye'ye döner dönmez yeniden bu güzel kıtaya gitmenin planlarını yapmaya başlamış. Ancak bu kez yalnız değil bir grup bilim adamıyla önemli bir proje için gitmeyi planlıyor. Karasu süreci şöyle anlatıyor: "Türkiye'ye dönerken bizim neden bir üssümüz olmadığını düşündük ve geldiğimizde bunu birkaç devlet büyüğümüzle paylaştık. Fikir çok ilgi gördü. Ulaştırma Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nın desteğiyle Brüksel'e gittik. Orada 36 yıldır düzenlenen Antarktika ülkeler toplantısı vardı. Türkiye şimdiye dek hiç katılmamıştı. Bu konuda güzel gelişmeler oluyor belki bu kış Türk bilim adamlarıyla oraya bir sefer düzenleyip üs için yer araştırmasında bulunabiliriz." Türkiye'ye döndüğü Kasım 2012'den bu yana doğru dürüst dinlenemediğini anlatan Sibel Karasu yeni yeni seyahat notlarını elden geçirmeye başladı. Gökova'da yaşıyor ve yeni seyahatler için, yorgun teknesinin bakımlarını yapıyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.