X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kadına şiddet dur-durak bilmiyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kadına şiddet dur-durak bilmiyor

Kadına şiddet dur-durak bilmiyor
Kadına şiddet dur-durak bilmiyor

Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde sevgilisi 40 yaşındaki Lokman Barış Çelik tarafından öldürülen 20 yaşındaki Deniz Aktaş'ın annesi Figen Yetişkin, SABAH'a konuştu. Kızının internet kafe işletmecisi Lokman Barış Çelik ile bir yıl önce iş ararken tanıştığını söyleyen Figen Yetişkin, "Kızım tanıştıktan 2 hafta sonra o adamdan şiddet görmeye başladı. Psikopattı, alkolikti. Deniz ne yaptıysa o caniden kurtulamadı. Hep ölüm korkusu ile yaşadı. Hayatının baharında kara toprağa gitti. Allah hiçbir anneye evlat acısı yaşatmasın" dedi.

İKİ KEZ ŞİKÂYET ETTİ, GERİ ÇEKTİ
Deniz Aktaş'ın 13 Mayıs 2014'te Fatih Polis Merkezi'ne giderek Çelik tarafından darbedildiği yönünde başvuruda bulunup, darp raporu aldığı ortaya çıktı. Genç kızın başvurusu üzerine Çelik hakkında "Kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve hakaret" suçlarından işlem yapıldı. Olayın ardından gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen Çelik için evden uzaklaştırma kararı verildi. Ancak olaydan kısa süre sonra genç kızın şikâyetinden vazgeçmesi üzerine uzaklaştırma kararı kaldırıldı. Olaydan 1.5 ay sonra genç kız yeniden aynı polis merkezine giderek Çelik'in kendisini darp ettiği yönünde şikâyette bulundu. Çelik hakkında yine aynı suçlardan işlem yapıldı ancak Deniz Aktaş bir gün sonra polis merkezine giderek şikâyetinden vazgeçince evden uzaklaştırma kararı alınamadı.

'UZAKLAŞTIRMA'DAN KORKMUŞ
Zanlının ifadesinde, cinayeti kız arkadaşının sosyal medya hesabındaki arkadaşlık listesi ve fotoğraflarını beğenen kişileri kıskandığı için gerçekleştirdiğini belirterek, "Artık buna bir son verilmesi gerektiğini düşündüm. Binaya polis araçlarının yaklaştığını görünce öldürmeye karar verdim. Daha önce hakkımda verilen uzaklaştırma kararı aklıma geldi. Yine aynı şeyi yaşamak istemiyordum. Onu ve kendimi öldürerek her şeye son vermek istedim" dediği bildirildi. Olayın ardından Deniz Aktaş'ın annesi Figen Yetişkin'i aradığını ifade eden zanlı, "Kızını öldürdüm. Her şey sona erdi" dediğini, daha sonra vedalaşmak için kendi kızını aradığı ancak kızının kendisini intihardan vazgeçirdiğini söyledi.

'OLAY ANI' AÇIKLAMASI
Antalya Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada cinayetin polis ekipleri binanın önüne geldiği sırada işlendiği bildirildi. İlk ihbarın saat 05.17'de "Bir evden aşırı derecede gürültü çıkıyor" şeklinde geldiği belirtilen açıklamada, saat 05.21'de aynı bölgeden gelen ikinci ihbarın ardından haber merkezinin 05.22'de eve iki ekip yönlendirdiği vurgulandı. Ekiplerin saat 05.27'de binaya ulaştığı anlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "05.32'de ekipler binanın kapısının açılmadığı, 'ihbarcının binanın giriş kapısını açması gerektiği' yönünde haber merkezine uyarıda bulunuyor. 05.43'te ihbarı yapan komşular, binanın dış kapısını açıyor. Tam bu sırada polis ekipleri 3 el silah sesi duyuyor. İhbarın yapıldığı kata çıkıyorlar ancak kapı açılmıyor." Bunun üzerine içeride silahlı şahısların olduğu düşünülerek Özel Harekat'a bağlı rehine kurtarma timinin sevk edildiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

'GEÇ İNTİKAL SÖZ KONUSU DEĞİL'
"Şahıs, kapıda bekleyen polislere silahlı olduğunu ve intihar edeceğini bildiriyor. Polis ekipleri şahsı kapıdan ikna etmeye çalışıyor. Özel harekat polisleri bir süre sonra eve gelerek operasyona başladığı sırada zanlı teslim oluyor. Olayda bazı basın yayın organlarında ifade edildiği gibi ekiplerimizin olay yerine geç intikal etmesi ya da olaya geç müdahale edilmesi söz konusu değildir."

EVLADA SON DOKUNUŞ...

Deniz Aktaş için dün İstanbul Sultangazi Merkez Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi. Annesi Figen Yetişkin, babası Mehmet Aktaş, kız kardeşi Ayşe Aktaş ile teyzesi gözyaşlarına boğulurken, erkek kardeşi Umut, güçlükle ayakta durdu. Annesi ile kız kardeşinin cenaze aracındaki tabuta sarılmaları yürekleri parçaladı. Acılı anne, cenaze aracının arkasından "Gitme annem gitme" diye ağlayıp sinir krizleri geçirdi. Talihsiz kızın naaşı, öğlen namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Habibler Yayla Mezarlığı'nda toprağa verildi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.