YAZARA MAİL GÖNDER Org. Necdet Özel’den 1990 model açıklama

YAZARLAR

Çözüm Süreci bağlamında bir sürü tartışmaya şahit oluyoruz. Hatta bazen her kafadan bir ses çıkıyor. Ancak bu durum normaldir. 40 bin insanın ölmesine yol açan, çok temel toplumsal ve siyasi sorunu çözmek kolay mı?
Kürt-PKK
sorununun 30 yıl sürmesine neden olan aktör, askeriyedir. Niye böyle dediğimi anlatmaya çalışayım: Güneydoğu'da 1984'te başlayan "düşük yoğunluklu savaş" sürüp giderken, sivil siyasetçiler çeşitli çözümler önermişti.
Örneğin 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, sorunun serbestçe tartışılmasını teşvik için, "Federasyon dahil her şey konuşulmalı" bile demişti. Ancak bu sert kayaya çarptı! Siviller ne zaman "Şu işi siyasetle çözelim" dese, karşılarına asker dikildi. Asker, "Elimizi soğutmayın" diyordu. Bu söz şu anlama geliyordu: "Biz PKK'yı silahla bitireceğiz, barıştan bahsederek moralimizi bozmayın."
Askerin meydanı sivillere terk etmesi ancak 2011'i buldu: AK Parti seçimde yüzde 50'yi yakaladı... Başbakan Erdoğan, sivil iradeyi kabul ettirerek Askeri Şûra'da masanın başına tek başına oturdu. (Tabii darbe heveslilerine açılan davaları da unutmayalım.)
O günden sonra asker, "bir adım geri atarak" beklemeye başladı. Süreci siviller götürmeye başladı.

Kanlı ve karanlık günler

Ve geldik bugüne... Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'in, Savunma ve Havacılık Dergisi'ne verdiği demeç, askerin temel fikrinin milim değişmediğini ortaya koydu.
Org. Özel, şöyle diyor: "IŞİD'in giderek güçlenmesi, birçok radikal savaşçının bölgeye akmasına ve PYD/ PKK'nın terör örgütü kimliğinden ziyade, IŞİD ile savaşan meşru bir güç olarak bölgede görülmesine yol açmaktadır. Bölücü terör örgütü, (...) elde ettiği kazanımları artırmaya çalışırken, aynı zamanda kendisini ve uzantılarını masum göstererek farklı bir algı oluşturmaya çalışmaktadır."
Analiz yanlış değil. Ancak Kürt- PKK sorununa bu kavramdan bakarsanız, ortada Çözüm Süreci filan kalmaz. 1990'ların kanlı ve karanlık günlerine döneriz. Klişe bir laf edeyim mi? "Elinde çekiç olan, bütün sorunları çivi olarak görür."
Ordu 29 yıl savaştığı PKK'yı yok edebildi mi? Edemedi. Bugünkü ortamı sivil siyasete borçluyuz.
Ama Genelkurmay Başkanı'nın "bölücü terör örgütü kendini meşrulaştırıyor" söylemi, bence çatışma ortamına dönüşte bir adımdır.

'Silah bırakmayın' mesajı

Çözüm Sürecinin bir amacı da, PKK militanlarını sivil-legal siyasete sokmak değil mi? "Bölücü terör örgütü" dediğiniz zaman, bu yolu kapatmış olursunuz.
Org. Özel'in açıklaması, Kandil'e "Biz sizi düşman olarak görüyoruz... Elimize fırsat geçtiğinde gününüzü göstereceğiz" mesajıdır. PKK komutanları, bu mesajdan sonra, silah bırakmayı akıllarından dahi geçirmez. Apo'nun çağrısına uyarak kongre filan toplamazlar. Toplasalar bile o kongreden "silah bırakmıyoruz" kararı çıkar.
Not 1:
Org. Özel bu açıklamayı, Çözüm Süreci'ni yürütenlerin bilgisi dahilinde, bir siyasi manevranın parçası olarak yaptıysa; bilemem... Onun sorumlusu yöneticilerdir. Ancak "özerk" bir açıklamaysa... Çok can sıkıcı!
Not 2:
PKK saldırıda bulunduğunda, TSK karşılık vermesin demiyorum. Elbette versin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.