YAZARA MAİL GÖNDER Enerji oyunu

YAZARLAR

Son dönemde petrol fiyatlarında yaşanan ciddi düşüşler, gözlerin tekrar enerji piyasalarına dönmesine sebep oldu. Arz talep dengesinden ziyade farklı siyasi hesapların çarpıştığı yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Bu yaşananların gölgesinde enerji konularında bölgede önemli gelişmeler oluyor.
Bağdat ve Erbil arasında uzunca bir süredir petrol gelirlerinin dağılımı konusunda yaşanan sorunlar, geçtiğimiz hafta varılan mutabakat neticesinde bir çözüme ulaştı. Hem Irak'ın bütünlüğü hem de güvenliği ve istikrarı için çok önemli bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz.
Bunun yanında gaz konusunda da ilginç gelişmeler yaşandı. Özellikle geçtiğimiz hafta gerçekleşen Putin'in Türkiye ziyareti ve buna bağlı gaz konusunda atılan ciddi adımlar bir diğer önemli gündem maddesi oldu. İki ülkenin gaz tedariki konusunda Ukrayna'ya alternatif yeni bir güzergâh üzerinde ön mutabakata varması uluslararası platformda ciddi ses getirdi.
Türkiye'nin enerji ithalatının yüksek olmasından dolayı petrol ve gaz konularında yaşanan bu önemli değişiklikler, bölgedeki hesapları tekrardan etkileyecek. Yüzlerce yıllık tecrübeye sahip oyuncuların yanında, Türkiye de artık bölgedeki bu enerji oyununu öğrenmeye başlıyor.
Ama hepsinden önemlisi, bölgenin barış ve istikrarı için atılan ve atılacak adımlar çerçevesinde Türkiye'nin oynadığı rolün ehemmiyetidir.
Bu istikamette, gerek desteklediği politikaların Irak'ın bir ve bütünlüğüne katkısı noktasında, gerekse Avrupa'ya güvenli gaz tedariki için gösterdiği duruş noktasında izlediği siyasetin tutarlılığı net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Tüm bu enerji siyaseti resmi içinde Türkiye her zamanki gibi güvenilir bir oyuncu ve partner olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bölge güvenliğinin ve barışının tesisi için de bundan daha hayati ve öncelikli başka bir husus var mı acaba?
Not:
Geçtiğimiz hafta açıklanan 2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması raporunun nüfus ve yaşlanma oranları ile ilgili bölümleri çok önemli bilgiler içeriyor. Nitekim ülkemizdeki toplam doğurganlık hızı 1978'de 4.33 iken, günümüzde bu rakam nüfusun kendini yenileme hızı olan 2.1'e yaklaşarak 2.26 olmuş. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2023'te yüzde 10'u, 2050'de ise yüzde 21'i geçeceği, genç nüfusun ise 2013'te yüzde 24 iken 2023'te yüzde 21.2'ye, 2050'de ise yüzde 15.7'ye düşeceği öngörülüyor. Bu gidişatın ekonomi için ne kadar hayati önem taşıdığının altını bir kez daha çizerken, üç çocuk söylemine karşı çıkan müzmin muhalif yahut konu hakkında bilgisi olmayanlar bir yana, sözde eğitimli ve bilgili olduğunu iddia eden kesimin aklından neler geçtiğini düşünmeden edemiyoruz.
Not:
Bekleyelim biraz dedik ama neredeyse iki hafta olmasına rağmen hâlâ ses yok! Bir düzine ağaç için ülkeyi yangın yerine çevirenlerin, düzinelerce asırlık çınar katledilirken takındıkları tavır bizi şaşırtmadı.
Nitekim sonuçta birileri için bu, 11 yıllık siyasi yenilmişlik psikolojisiyle içlerinde gizledikleri öfkeyi ve kini dışarı vurmak için bir bahaneydi. Hadi onu anladık da, sözde aynı saftayız takiyyesiyle 11 yıldır içlerinde haset ve kıskançlık tohumlarını biriktirenlerin bu provokatörlerin peşinden meydanlara çıkıp sobelenmelerine ne demeli. Yok öyle diyen varsa, hâlâ Yalova şehir meydanında yakıp yıkmak için eylem çadırı kuranlara rastlamadık. Gören varsa bir zahmet bize de söylesin!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.