YAZARA MAİL GÖNDER Bedellinin bedeli

YAZARLAR

Bizi hiç ilgilendirmiyor... Yani askerliğini otuz-kırk yıl önce yapmış, bunu çoktan gerilerde bırakmış olan orta yaşlı erkekleri ve de daha yukarısını... Askerlik çağına gelmiş bir oğlu olmayanlarımızın da umurunda değil. Çoğumuz bunları da geçtik, artık dede olduk.
Oysa binlerce, on binlerce genç "bedelli" diye inliyor.
Parasını bastırıp askere gitmeyecekler.
Tuhaf değil mi, şanlı ordumuza katılıp kahramanlık destanları "yazmamak" için can atan bu kadar çok vatan evladının bulunması?
Faşistler buna ne diyecekler, merak ederim. Türk gençlerinin "patates soymaktan kaçınmalarını" nasıl yorumlayacaklar? Onları "sütü bozuk olmakla" mı suçlayacaklar?
Neyse, tartışma ve beklenti şimdilik sona erdi. Bedelli çıkmayacak.
Çünkü "zengin çocuklarının askerlikten yırtmasına imkân sağladığı için" eşitsizliğe neden oluyormuş...
Biz o eşitsizliği daha önce yaşadık.
Kimimiz yedeksubay olduk, kimimiz er.
Yok, erlik yapanların hiçbir "sakıncalı" durumu yoktu, o dönemde devlet büyüklerimiz öyle uygun gördükleri için nefer oldular.
Velhasıl şöyle ağız tadıyla birilerine komuta etme, "emir verme" keyfini yaşayamadım bendeniz de, dört ay neferlik yani "tak şak" yapıp gittim. Dört ay dediler dört ay yaptım, dört sene deselerdi dört sene yapacaktım.
Eşitsizliğin kralı da başımıza geldi: Üniversiteyi "zamanında" bitirseydim bu kez dört ay asteğmen olacaktım, bölüm değiştire değiştire "fark dersleri" yüzünden sömestr kaybettiğim için dört ay er oldum. Geç kalmıştım.
Yaa, bir zamanlar "kısa dönem yedeksubaylık" bile vardı, şimdi gençlere şaka gibi gelir.
Onun için bize kimse eşitsizlik mavalını okumasın.
Nitekim başbakan da "bu konjonktürde mümkün değil" demiş.
Tercüme edeyim: Burnumuzun dibinde Ortadoğu altüst olurken, Kürt ayrılıkçıları kan dökmeye yeniden girişirken, askere ihtiyacımız var!
Türkiye'yi alıp Latin Amerika'ya taşıyabilsek, orduyu da gönül rahatlığıyla küçültürdük.
Fransa elbette kaldırır zorunlu askerliği, Fransız ordusu 1940 yılında çok ağır ve utanç verici bir yenilgiye uğradı, sonra Amerikan yardımıyla iyi kötü belini doğrultup celallendi, Amerikan ordusunun koltuk altında Almanya'ya yürüdü... Yetmiş yıldan beri de hepi topu iki sömürge savaşına girdi, Vietnam ve Cezayir, ikisini de kaybetti. Şu anda Fransız ordusunun kalabalık ve güçlü olması için hiçbir neden yoktur. Becerip de bir "Avrupa Birliği ordusu" da oluşturamadıklarına göre...
Türk ordusunun, konjonktürden falan öte, gençlere zorunlu askerlik yaptırmasının başka ve daha önemli nedenleri de vardır:
Bir kısmı tek kelime Türkçe bilmeden gelen Kürt gençlerine Türkçe öğretmek, hatta bu arada sünnet bile olmadan gelenleri de sünnet ettirmek!
Ve genç köylüleri tornaya sokarak onlara Atatürk'ü "on dört maddeye bağlayıp" zorla ezberletmek, bir emekli generalimizin deyimiyle "kafalarına çivi gibi çakmak"...
Ne kadar başarılı olduğunu son otuz yılda olup bitenlere bakarak anlayabilirsiniz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.