YAZARA MAİL GÖNDER Malı görelim öyle konuşalım

YAZARLAR

Medya çok yaygara etti ama cumhurbaşkanı temkinli konuştu: "Çağrılar güzeldir ama aslolan uygulamadır."
Çünkü daha önce kaç kere "silah bıraktılar" ve kaç kere de ateşkesi bozdular...
Cumhurbaşkanı, "bu uygulama seçim öncesinde araziye ne kadar yansıyacak" diye soruyor ve ekliyor: "Bundan önce mart seçimlerinde maalesef yansımadı, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yansımadı, temennim odur ki yapılan açıklamaların ardında durulur"...
Yani, şimdi herkes merakla "PKK gene su koyuverecek mi" diye bekliyor. Kusura bakmasınlar, bu konuda da sabıkalıdırlar.
Gerisi hamasettir. Yeni bir dönem, huzur geliyor, yeni bir zemin, seher vakti güneş doğdu cart curt, bunlar profesyonel politikacı ve kaşarlanmış gazeteci laflarıdır.
Hele hele Selocan'ın hükümete yönelttiği "sonuç almak istiyorsa güvenlik paketinden vazgeçsin" gibi tehditler, umutlu olmaya çok da fazla olanak sağlamıyor.
Şimdi HDP'ye düşen görev CHP ile saf tutmaktan ve hükümetle zıtlaşmaktan vazgeçmek değil midir?
Bıraksınlar bu ayakları: Hükümet Kobani'ye yardım etmedi ve ordumuz Suriye'ye dalmadı diye "ekim ayı ayaklanmasını" çıkaranlar uzaylılar mıydı?
Atmasalardı polise Molotof... Canın istediği zaman silah bırakıp canın istediği zaman tekrar alacaksın ve sonra da hükümetin elinde niçin silah var diye kızacaksın...
Kürtçe yayın özgürlüğünü getiren, asimilasyon politikasını tarihe gömen, olağanüstü hali geçmişte bırakan, devletin zart zurtuna son veren, memlekette görülmemiş bir rahatlama havası estiren AKP yönetimine nankörlük ettiler!
Bu sefer de bekleyip "samimiyet derecelerini" göreceğiz.
Tayyip Erdoğan'ın düşmanları onları gene kışkırtmak isteyeceklerdir.
Daha şimdiden "Tayyip'e güvenmeyin, bağımsızlığa kadar direnin" fikrini işleyen Türk gazetecileri arasında homurtular yükselmeye başlamıştır bile...
Bunlar, Avrupa Birliği'ni ve İsrail'i memnun edecek "bölünmüş bir Türkiye" istiyorlar. Kimisi bunu para için yapıyor, kimisi görevle, kimisi kin ve nefret dürtüsüyle, kimisi de aklı ermeden.
Toparlayalım: HDP meclise girer de başkanlık sistemine aklı yatmazsa, yeni bir anayasa hayaldir.
HDP meclise giremezse de bu sefer AKP'nin "kendi kafasına göre yapacağı" yeni anayasada özerklik hayal olacaktır.
Uygulamayı asıl o zaman görürüz: Bakalım silahı o zaman da bırakıyorlar mı, bırakmıyorlar mı?
Bütün bu patırtıda hem ilginç hem de hazin olan, Türk sağının tutumu.
Onlar hiçkimsenin silah bırakmasını falan istemiyorlar.
Halka vaadedecek hiçbir şeyi olmayan ve bu yüzden de oyları yüzde 13'lerde sürünen MHP, "cumhuriyet, vatan, millet PKK'ya peşkeş çekiliyor" diyor, "bu açıklama ihanetin belgesidir, teslimiyet anlaşmasıdır"...
Savaşa devam etmek isteyenlerin yüzde 13 oy alabilmeleri bile tuhaftır.
Bir de, yüzde 1 bile oy alamayan sözde liberallerin savaş çığlıkları var tabii...
Barış sürecini baltalamakta ne güzel birleşiyorlar! Bunun ayıbı da "birilerinin yanında duranlara" yeter.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.