YAZARA MAİL GÖNDER Fort

YAZARLAR

Yalan anket, düzmece haber, abartılı yorum... Bunlar, muhalif basının iktidara vurmak için kullandığı araçlar.
İşe yaramadı ve yaramıyor ama başka çareleri yok.
Bundan önceki seçimlerde de aynı araçları kullandılar, ellerinden başka türlüsü gelmiyor. Oynayacak başka kartları yok.
Yerel seçim öncesi "AKP seçimi yaptırmayacak çünkü korkuyor" balonunu uçuran şaşkınlar vardı. İstanbul Belediyesi'ni yüzde 48'le kazanan AKP'nin o seçim öncesi "yüzde 23'e düştüğünü" yaymaktan utanmayanlar bile vardı. Şimdi de yüzde 41'e düştüğünü yazanlar var, okurları bu kadar kör kör parmağım gözüne domuzluktan bıkmış olmalılar ki sürekli tiraj kaybediyorlar...
Biz de kesip saklıyoruz, seçimden sonra uygun bir yerlerine vurmak üzere.
"Ekonomi battı, memleket yandı yıkıldı, halkımız aç ve sefil" şaklabanlığı, buna kendileri de inanmasalar bile gene de denemek zorunda kaldıkları başka bir silah.
Fakat bu arada daha tehlikeli, daha pis bir silah da keşfettiler:
Terörü hükümete mal etme çirkinliği!
Bu manevra için Roma hukukunun "quid prodest" ilkesine sığınıyorlar: Bir vaka kimin işine yarıyorsa fail odur.
PKK askere saldırmıştır, bu karışıklık HDP'ye itibar kaybettirir, AKP'ye oy sağlar, demek ki PKK'yı saldırtan iktidardır!
Asker silahlı saldırıya silahla cevap vermiştir, demek ki barış sürecini bozan, "iktidara çalışan" Genelkurmay'dır!
Terör artar, cenazeler gelir, kan çıkarsa bundan güçlü olan parti çıkar sağlar, demek ki terörü azdıran iktidardır!
Cepheleşme keskinleştirilirse güçlü olana yarar, demek ki cepheleşmeyi körükleyen iktidardır!
Bütün köpekler dört ayaklıdır, Sokrates de dört ayaklıdır, demek ki Sokrates köpektir!
Bunu, herhalde ar damarları bütün bütüne çatlamadığından olmalı, "ima edip" geçenler var. Tam tersine, üstüne üstüne gidenler de var.
"AKP ile PKK arasında danışıklı dövüş varmış"...
PKK saldıracak, Türk askerini öldürecek, böylece kendi siyasi kanadı HDP'ye oy kaybettirip meclise girememesini, yani AKP'nin anayasa yapacak çoğunluğa erişmesini sağlayacakmış! Öyle anlaşmışlar...
Eh, tabii Türk milleti de buna karşı son sözünü seçimde söyleyecekmiş: Artık CHP'yi mi iktidara getirir, CHP-MHP koalisyonunu mu sağlar, nasıl uygun görürse!...
Özelliklerinden bir diğeri pişkinlik ve yüzsüzlüktür. Her seçimde madara oldular, hemen ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi kaldıkları yerden yeniden başladılar. 2019 yılının nisan ayında yazacaklarını şimdiden okur gibiyim: Memleket battı, halkımız aç ve sefil... Huzursuzluk artıyor, Türkiye çöküyor...
Şimdi buna bir de seks boyutunu eklediler. İlginç bir tarihçimiz var. Yeni bir Türkiye isteyenlere "dışkı" anlamına gelen kelimeler kullanarak çok kibar saldırılar da yapıyor ama son olarak müstekreh yaklaşımını daha başka bir uzmanlık alanına çevirdi, "birbirinizi fortlayarak yeni Türkiye'yi kuramazsınız" dedi.
Muhalif basın da bu nezih hocasına baksın ve ters açıdan hizaya gelsin: Yeni Türkiye'ye fortlayarak engel olamazsınız! Ne birbirinizi, ne müşterinizi...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.