YAZARA MAİL GÖNDER İnsan aklını yok sayan söylemlere sinirlenmeyin

YAZARLAR

Bazı gezi-zekâlıların seçim sonuçlarını yorumlama biçimine bakınca, "İnsan aklı nasıl bu kadar sığ olabilir" diye şaşırmıyor musunuz?
Mesela İngiltere'de, Fransa'da ve hatta Yunanistan'da kimse kalkıp yüzde 30'lu oylarla iktidar olmuş hükümetlere, seçim sonrasında "Halkın yüzde 70'i size karşı" diyebilir mi?
Bizde de mesela HDP'ye sevdalanmış bir seçmen, AK Parti'ye oy vermedikleri için MHP'li seçmenlerle yoldaş mı oluyor? Sırtını YPG'ye veya PKK'ya dayamış bir HDP sözcüsü ile Devlet Bahçeli, aynı yolun yolcuları mıdır yani?

Hangisi köymüş?

Nevşehirli ilk kez geldiği İstanbul'da trenden inince Haydarpaşa'da karşıya bakmış ve gördüğü semtin adını sormuş. Ona "Bu gördüğün yer Kadıköy" denilince sinirlenmiş.
- Bizim Nevşehir'e şehir, Kadıköy'e de köy diyenlerin aklına turp sıkayım, demiş ya.
Bu gezi-zekâlılar da, oyların yüzde 50'sini almış ve ülkeyi 2002'den beri yöneten AK Parti ile, seçim barajının yakın çevresinde kümelenmiş partileri eş tutunca, aklın sınırları biraz zorlanmıyor mu?

Temel mantığı

Oysa insan aklı bu kadar sığ değil... Bunları ciddiye almak yerine "Temel mantığı" açısından bakarak anlamaya çalışmak daha sağlıklı olabilir.
Hani Temel opera binasının müdürüne gitmiş, "Ben burada oğlumun sünnet düğününü yapacağım, salonun kirası ne kadar" diye sormuş.
Opera'nın müdürü gülerek "Mümkün değil efendim. Bu binada düğün, sünnet gibi etkinlikler yapılmıyor" deyince Temel sinirlenip, bağırmış müdüre.
- Öyleyse kapıdaki afişte neden "Bu gece Figaro'nun Düğünü var" diye yazıyor?

Sadece gülümseyin

Kısacası bu saçmalıklara sinirlenmek yerine olayları gülümseyerek izlemekte, sayılamayacak kadar çok yarar vardır. Talihi yaver gidip şöhrete ve servete sahip olmuş veya bir gazetede köşe sahibi olduğu için sözü dinlenen bir kişi akılsızca, görgüsüzce ve hatta densizce söylemler seslendirdiğinde Montaigne'in şu cümlesini hatırlamaz mısınız?
- Talih akılsızları akıllı yapmaz, onları sadece talihli yapar.

Akla saygı

Tarihin her döneminde ve tabii bugün de geçerli olan bu çeşit özdeyişleri hatırlamak, insanların "Akıl" denilen olguya saygı duymaları gerektiğini hissettirir. Bunlardan birkaç örnek daha aktarayım:
- Olayları yönlendiremediğiniz zaman kendinizi yönlendirmeyi deneyin.
- Başkasının bilgisi ile biz de bilgili olabiliriz, ama başkasının aklı ile biz de akıllı olamayız.
- İnsanlar hafızalarının zayıflığından sık sık şikâyet eder ama kimse aklının kıtlığından şikâyet etmez.
- Bizimle aynı şeyleri düşünmeyenlerin dışındakileri pek akıllı bulmayız.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.