YAZARA MAİL GÖNDER Erdoğan başkan olsaydı onun için ne değişirdi ki?
kapat

YAZARLAR

Siyaset meydanında esip gürleyenler, yapıcı hiçbir söz söylemeyip sadece neyi veya kimi istemediklerini anlatarak vakit geçirenler ve sürekli seçim kaybeden ana bunu da bir türlü kabullenmeyenler için, bir kabadayı fıkrası vardır.

Hâlâ sırtında sanıyor

Mahalledeki çok azgın bir eşek, sırtına binen herkesi fırlatıp yere atıyormuş. Mahallenin kabadayısı bunu duyunca gelip, eşeğin sırtına binmiş. Ama eşek taşıdığı kişinin kim olduğuna aldırmadığı için yine tepinmeye, sıçramaya başlamış... Ve sonunda sırtındaki mahallenin kabadayısını da yere fırlatmış. Kabadayı yerde perişan, hâlâ sıçrayan ve tepinen eşeğe bakıyormuş... O sırada kendisini acıyarak izleyen mahallelinin farkına varmış... Dönmüş onlara, "Şu eşeğe bakın, beni hâlâ sırtında sanıyor" demiş.

Gerçekler

Yeni Anayasa için Başbakan Davutoğlu'nun iki muhalefet lideriyle yaptığı görüşmeden bir uzlaşma işareti çıkmadı. Özellikle "Başkanlık Sistemi" arayışlarına karşı tavır koyduklarını haberlerden öğrendik. Gelelim siyasetin güncel gerçeklerine... Cumhurbaşkanı Erdoğan halkın oyları ile seçilmiş mi? 1982 Anayasası da Cumhurbaşkanını, olağanüstü yetkilerle donatıyor mu? Ayrıca 1 Kasım seçimleri sonunda Erdoğan'ın kurucusu olduğu AK Parti TBMM'de ezici çoğunluğa sahip mi? Erdoğan'ın Başbakanlığa ve AK Parti Genel Başkanlığı'na elleriyle getirdiği Davutoğlu'nun, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'yle ittifak kurup Erdoğan'a karşı bir konumda yer alması mümkün mü?

Zaten başkandan daha güçlü

Bu durumda Erdoğan'ın "Cumhurbaşkanı" veya "Başkan" olması neyi değiştirir ki? Yani "Başkanlık" arayışını karmaşık bir sistemin düzeltilmesi için değil de sırf Erdoğan takıntısı ile ele alanlara ve "Bu konuyu görüşmeyiz" diyenlere karşı Erdoğan "Kendim için bir şey istiyorsam namerdim. Çünkü şu anda bir Başkan'dan daha güçlü ve üstelik dokunulamaz -denetlenemez konumdayım" deseydi yanlış mı olurdu? Ama bunlar için "Erdoğan'dan sonra ne olacak" diye bir soru söz konusu değil.

Kendin çal kendin söyle

Kısacası her şeye "Hayır" demek yerine siyasetin olumlu gelişmesine ve yarına dönük çözüm arayışlarına katkıda bulunmak daha doğru olmaz mıydı? Hem halkın seçtiği güçlü ve yetkili bir cumhurbaşkanı ve hem de TBMM çoğunluğuna dayalı ve cumhurbaşkanına karşı konumda güçlü bir başbakan ileride bir arada bulunamazlar mı? Ama bazıları böyle işte... Bir şeyler yapıp bir şeyler söylüyorlar. Ama toplumun yarına dönük beklentileri ile uyum içinde olmadıkları için, kendileri çalıp kendileri söylemiş oluyorlar.

Kaşınmak meselesi

Bir baloda çiftler pistte vals yapıyorlarmış. Bu sırada iki kolu olmayan bir adam piste çıkmış ve orkestranın vals çalmasına aldırmadan tepinmeye başlamış. Durumu şaşkınlıkla izleyenlerden biri adamın yanına gitmiş ve "Sen neden tepiniyorsun" diye sormuş. İki kolu olmayan adam bu soruyu sorana dönmüş, "Ne yapayım, sırtım kaşınıyor" demiş ya...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ak il ak il

başkan gibi davrnmıyormu: hiç bir şey değişmezdi, çünki başkanlığı yaşattırıyor. Anayasal olarak değişmesede bşknlık onlar açısından tıkır tıkır işliyor.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 08.01.2016 11:21
Kemal Kemal

Kişi nam ile işler işi/Namsız bir pula değmezmiş kişi... (Barbaros Hayreddin Paşa)

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 08.01.2016 11:15
yasin yasin

Sayın Barlas,
Size de nasıl bir başkanlık sistemi olacağnı anlatacağınıza körü körüne başkanlık gelsin demeseniz keşke.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 08.01.2016 08:19

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.