Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Paralel yapı soruşturmaları çeşitli alanlarda devam ediyor. Bu soruşturmalar süreci geçmişte olduğu gibi ideolojik nedenlerle değil insanların haklarını ihlal eden somut suç tespitleriyle ilerliyor. Öte yandan kriminal bir deha olan Pensilvanya zihniyeti dikkatleri dağıtmak için her türlü ters manyel taktiğini deniyor.
Bu arada yargı ve devlet içinde bu Pensilvanya taktiklerinin uzmanı olmuş kişiler de var ve onlar da karşı taktiklerle bu yapıyı her geçen gün hiç bilinmeyen taraflarıyla daha da deşifre ediyor.
Çok mu karmaşık bir cümle oldu? Gelin ben olayı daha da karmaşıklaştırayım ve bu yılbaşı arefesinde size bir bulmaca çözdüreyim. 16 yıl öncesine dönelim. Aşağıdaki olayı dönemin konjonktürüyle beraber dikkatle okuyunuz ve bu fotoğrafta kaç tane Pensilvanya ters manyeli olduğunu bulunuz.

***

16 Aralık 1998 hiçbir olağanüstülüğü olmayan, sıradan bir gün... Hayat normal akışında devam ederken öğle saatlerinde gazete ve televizyonların haber merkezlerinde müthiş bir hareketlilik başladı. Muhabirler açık olan televizyonların başına üşüşürken, müdür ve editörler de tanıdıklarını aramaya başlamışlardı.
Gazetecileri harekete geçiren, televizyonların "Son Dakika" anonsuyla geçtikleri bir haberdi:
İstanbul'da Narkotik Şube'nin başından alınan Ferruh Tankuş zehir zemberek açıklamalar yapıyordu. Tankuş'un suçladığı isimler hiç de sıradan değildi. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir'i hedef almıştı.
Ancak Tankuş birkaç gün sonra Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican ile İstanbul Valisi Erol Çakır'ı da suçlamalarına dahil etmişti.
***

Anlatılanlara göre Tankuş son derece başarılı bir narkotikçiydi. Tanıyanlara ve yanında çalışanlara göre Tankuş uyuşturucu tacirlerine göz açtırmıyordu. Bu yüzden İstanbul'da yüzlerce kilo uyuşturucu madde yakalanmıştı. Hatta bu yakalanan uyuşturucular basına gösterilirken yapılan toplantılarda Ferruh Tankuş'un yardımcılarıyla "çak çak" yapması günlerce konuşulmuştu.
İşte Tankuş tam da ününün zirvesindeyken tayini Narkotik Şube'nin başından Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü'ne çıkarıldı. Tankuş da bu karar üzerine ertesi gün basın toplantısı yapacağını açıklamıştı.
***

Herkes Ferruh Tankuş'un basın toplantısında, müdürlüğü sırasında yapılan çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür edeceğini düşünüyordu.
Belki bir de emniyet muhabirlerine teşekkür ederdi. Ama kimsenin aklına Tankuş'un zehir zemberek açıklamalarla amirlerini suçlayacağı gelmemişti. Ferruh Tankuş, yaptığı açıklamada kendisinin dört milyon dolar karşılığında tayin edildiğini söylüyordu. Suçladığı kişi İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir'di.
Uyuşturucu kaçakçılarının emniyet müdür yardımcılarıyla bağlantı kurduklarını, araba tahsis ettiklerini, para verdiklerini söylüyordu. Tankuş bir şey daha ilave ediyordu açıklamalarına; Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican'ın oğlu Murat Bilican, bir uyuşturucu kaçakçısının kardeşiyle ortak bar açıp, işletiyordu.
Bu açıklamalar Emniyet Genel Müdürlüğü'nde deprem etkisi yaptı. Bugüne kadar polisler arasında kavga olurdu ama hiçbiri bu noktaya gelmezdi. Kol kırılır, yen içinde kalırdı. İlk defa Tankuş olayında böyle olmadı.
Ferruh Tankuş ne söylemek istiyorsa, tüm kamuoyu ile paylaştı. Önce Tankuş'a soruşturma açıldı. Bir süre sonra polislikten ihraç edildi.
Ancak Tankuş'un söylediklerinin önemli kısmı doğru çıkmıştı. Bu yüzden Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican önce zorunlu izne ayrıldı, ardından da görevden alındı...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER