YAZARA MAİL GÖNDER Taksim Meydanı’na ne olacak?

YAZARLAR

Taksim Gezi Parkı'nın orijinalinde park olarak inşa edilmediğini dün anlatmaya başlamıştım... Bugün Gezi Parkı dediğimiz mekân esasen İsmet İnönü'nün villasının bahçesinin bir kısmıydı. Oraya İnönü Gezisi denirdi. Sonra Taksim Gezisi denmeye başlandı.
En son Gezi Parkı gibi Türkçe açısından da komik bir ifade yaygınlaştı. O yüzden çağdaş kamusal park ve bahçe özelliklerinin hiçbiri yok Gezi'de...

***
İnönü villasının deniz manzarasını emniyete almak için de o dönem geniş bir alan Belediyece istimlak edilmiş, bir istinat duvarı ve üzerine Sedad Hakkı Eldem tarafından Meşhur Şark Kahvesi yapılmıştı. Kaidesi hazırlanan ve Güzel Sanatlar Akademisi'ne ısmarlanan İnönü heykeli o villa bahçesine dikilemedi; çünkü 1950'de DP iktidara gelmişti.
***
Bu sebeple İnönü adı değiştirilen ve Taksim Gezisi diye anılmaya başlanan bu mekân, bırakın geceleri, gündüzleri bile insanların geçmekten korktuğu ölü bir alandır. 31 Mayıs 2013 FETÖ provokasyonundan sonra burası muhalifler nezdinde anlam kazandı.
***
Bir lar bu park bozmasının yerinde yükselen Topçu Kışlası bir yığın hadiseye şahit olmuş, bu bakımdan yakın tarihimiz açısından büyük önem taşıyan güzel bir yapıydı. Kör kazmaya teslim edilmeseydi, Taksim, hiç şüphesiz daha güzel ve daha anlamlı bir meydan olacaktı. Şüphesiz Topçu Kışlası'nın yıkılması bir tarih cinayetiydi.
***
Aşağı yukarı iki yüz yıldan beri yıkmayı çok seviyoruz; bari yıkılanların yerine yapılanlar güzel olsa! Sözüm ona modernlik adına, cennet gibi bir şehir, göz göre göre yakılıp yıkılarak bir beton cehennemine dönüştürüldü...
***
şimdi yeniden tanzim edilecek ve Lütfi Kırdar'ın acımasızca yıktığı Topçu Kışlası da anlaşılıyor ki yeniden yapılacak.
Peki bu kışlanın bir küçük imitasyonunu yapmak doğru mu, anlamlı mı?
***
Bu konuda ben de Beşir Ayvazoğlu gibi düşünüyorum. Yapılacak olan, eskisinin aynısı bile olsa, bir imitasyon, bir çeşit ruhu olmayan tiyatro dekorundan öteye geçmeyecektir. Bir binanın tarihi kimlik kazanabilmesi için zamanın tüm dokularına sinmiş olması lazım; yapılacak kışla binasının duvarlarına kulaklarınızı dayadığınız zaman bir zamanlar orada talim yapan askerlerin seslerini duyamazsınız. Yeni bir binada, geçmiş zaman hissedilmez.
***
Yapılması gereken şey Taksim Gezisi'yle meydanın seviyesini eşitlemektir. Elmadağ'a kadar uzanan ve küçük bir santral park niteliği taşıyan -şu anki tuhaf çakma parktaki gibi merdiven yahut duvar gibi herhangi bir engelle karşılaşmadığımız- bol ağaçlı ve emniyetli bir parka dönüştürülmelidir o mekân...
***
Tamamen yayalaşmış bir Taksim'e ihtiyacımız var. Motor, egzoz, araba, otobüs, kompresör sesi hiç duymadığımız ve istediğimiz anda meydandan düzayak yemyeşil gerçek bir park alanına geçebildiğimiz bir Taksim...
Ve o yemyeşil ortamın içinde küçük bir kayıkla dakikalarca su üstünde süzülebildiğimiz bir güzel gölcük...
***
Bana göre olması gereken Taksim projesi budur. Bu tarz bir alternatif Taksim düzenlenmesine dair belediyenin ve hükümetin elinde planlar olduğunu da biliyorum. Bu süreçte kamuoyu bu alternatifleri tartışacaktır ve elbette son tahlilde İstanbul halkının çoğunluğunun desteklediği proje hayata geçecektir.
Demokrasi budur...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.