YAZARA MAİL GÖNDER Ve Öcalan “silahlara veda” der

YAZARLAR

Newroz sabahına kapalı bir gökyüzüyle uyanan Diyarbakırlılar dün havayı hiç sorun etmediler. Tıklım tıklım dolu belediye otobüsleriyle, arabalarıyla, yürüyerek mitingin yapılacağı alana aktılar. Miting alanına toplanan muazzam kalabalık, Öcalan'ın mesajını beklemeye koyuldu.
Ve nihayet beklenen an geldi: "PKK'nin kırk yıldır yürüttüğü silahlı mücadeleyi sonlandırmak ve yeni dönemin ruhuna uygun siyasal ve toplumsal taktiklerini belirlemek için kongre yapmalarını gerekli ve tarihi görmekteyim."
Evet, bu uzun cümle muhtemelen sündürülüp yeni bahanelere malzeme yapılmaya çalışılacak. Ama Öcalan'ın sözleri son derece net. PKK'nın bundan sonraki ilk görevi, silahlı mücadeleyi sonlandırmak için bir kongre toplamak!
Öcalan'ın hareketin tüm unsurları için bağlayıcı nitelikteki bu mesajını, "dönemin ruhuyla" gerekçelendirmesi ayrıca önemli. Zira bu vurgu, silahlı mücadelenin terk edilmesi perspektifinin, yapay müzakere koşullarının bir ürünü değil, mantıken, siyaseten ve ahlaken de bir zorunluluk olduğunun kabulü anlamına geliyor.
Öcalan'ın konuşmasındaki diğer bir önemli başlık ise, eşit anayasal vatandaşlık için siyasi mücadele hedefini "Türkiyelik" söylemiyle sıkıca bağlayan "Eşme ruhu" göndermesiydi. Herkesi şaşırtan "Eşme ruhunu halklarımız arasında yeni tarihin sembolü olarak selamlıyorum" sözleriyle Öcalan, IŞİD tehdidine karşı taşınan Süleyman Şah Türbesi'nin bekasının "kendilerinin de sorunu" olduğu mesajını verdi. Bu çıkış, Anadolu'nun ortak tarihi ve kültürel değerlerini sahiplenişin yanı sıra, IŞİD'in Kobani'de Türkiye tarafından desteklendiği türünden manipülasyonları da boşa çıkartacak nitelikte.
Evet, bu newroz 2 yılı aşkın bir süredir devam eden Çözüm Süreci'nin bundan sonraki gidişatına dair olumlu bir dönemeç olacak. Öcalan, HDP'nin ve Kandil'in içindeki çözüm karşıtlarından açıkça kendisini ayrıştırdığını ortaya koydu.
Şimdi önümüzde duran asıl soru, bu çıkışın, egemen Kürt siyasal hareketinin yasal temsilcilerinin Çözüm Süreci'ne dair reflekslerini nasıl etkileyeceği. Öcalan'ın newroz konuşmasında zemin olarak tanımladığı Dolmabahçe deklarasyonu ardından bile, bu adımı küçültmek için çaba harcayanların güzergâhının ne olacağı. Zira artık çözüm için ikna edilmesi gereken aktörün hareketin silahlı mücadeleyi yürütmüş illegal konumdaki aktörü değil, kirli ittifakları barışın önüne koşan bazı yasal temsilcileri olduğu aşikâr.
Ne var ki işlerinin her zamankinden daha zor olacağı da ortada. HDP de Kandil de artık, tabandaki Öcalan desteğini, "maksimalist önderliğin talepleri doğrultusunda uzlaşmıyoruz" manipülasyonuyla mobilize edemeyecekler. Bu net mesajların ardından, Öcalan'ın bölge halkı üzerindeki desteğini arkalarına almak için el mecbur Öcalan'ın rayına girecekler.
Bir dahaki newrozun ajitatif içeriğinden arındırılarak, yalnızca sokaklarda lüks ciplerden "YDG-H" sloganları atanların değil, Anadolu'nun diğer bayramları gibi tüm Türkiyelilerin katılacağı bir forma kavuşması dileğiyle.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.