YAZARA MAİL GÖNDER "Türkiye seyirci devlet olamaz!"

YAZARLAR

Halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, TBMM'nin yeni yasama yılına başlaması dolayısıyla yaptığı konuşma her bakımdan tarihi nitelikteydi.
Erdoğan'ın mesajları iki ana eksene oturmuştu.
1. bölümde... Siyasetin varlık nedeni, güçlü milli irade vurgusu, Yeni Anayasa çağrısı ve Yeni Türkiye ideali vardı.
2. bölüm ise sıcak gündem maddelerine ayrılmıştı. Suriye-Irak tezkeresi, çözüm süreci, paralel yapı ile mücadele.

***

Cumhurbaşkanı, siyasete sokakta şekil verme, siyaset dışı kurumları göreve çağırma, şiddete yaslanarak siyaset yapma döneminin kapandığını açık dille belirtti, "Sandık her meselenin çözüm yeridir" diyerek son noktayı koydu.
Sınırda askeri taşlayan, meydanlarda polise hakaret eden siyaset anlayışının kendisini küçülttüğünü, hatta çaresizlik içinde olduğunu kayda geçirdi, yeni siyaset çağrısı yaptı.
Bazılarının direnç gösterdiği "Yeni Türkiye" iddiasını güçlü biçimde savundu, hatta içini de doldurdu:
"Yeni Türkiye, çoğulcu Türkiye'dir. Siyaset kurumu, bu çoğulcu toplumsal yapının temsili ile mükelleftir. Yeni Türkiye'de makbul ve makbul olmayan vatandaş ayrımı yoktur!"
***

Gündemin yakıcı konularına gelince...
Erdoğan'ın, Irak ve Suriye'deki gelişmeleri değerlendirirken merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın 1.Körfez Savaşı sırasında 1 Eylül 1990'da, TBMM'de yaptığı konuşmayı hatırlatması manidardı. Buradan hareketle "Türkiye, mevcutla yetinen, seyirci bir devlet olamaz!" dedi ve uluslararası topluma seslendi:
"Teröre karşı verilecek mücadelede, ülke olarak her türlü işbirliğine açığız ve hazırız. Türkiye, geçici çözüm arayışlarında, kendisini kullandıracak bir ülke de değildir!"
Cumhurbaşkanı, "çözüm süreci"nin gerekliliğini ve devamını anlatırken, üstü kapalı olarak MHP ve HDP'ye de eleştiriler yöneltti. Sürecin, Türkiye'nin istikbali ve kardeşliği için hayati önemde olduğunun altını çizdi. "Çözüm süreci nedir?" diye soranlara, "Şiddetin her türlüsünün dışlandığı, siyasetin çözüm aracı olarak devreye alındığı dönem" tanımlaması ile yanıt verdi.
En kritik başlıklardan biri de "paralel yapı" ile ilgili tespit ve çağrısında gizliydi:
"Devlet içindeki paralel yapı siyaseten mahkûm olmuştur. Siyasetin önündeki mesele, bu yapıyı hukuken de tasfiye etmektir!"
Erdoğan, HSYK seçimlerine atıfla yargı erkine de seslendi:
"Bir çetenin, bir karanlık şebekenin güç kazanmasına, önce yargıyı, ardından da tüm toplumu dizayn etmeye kalkışmasına asla göz yumulmayacaktır. Yargı mensupları, onurlarına, meslek ilkelerine ve ülke çıkarlarına sımsıkı sahip çıkarak, yargıyı teslim alma girişimlerine dur diyeceklerdir."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.