Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Al-Toraifi, “FETÖ terörist bir örgüttür. ’nin güvenliği aynı zamanda Suudi Arabistan’ın güvenliğidir” dedi ve ekledi: “Türk insanı, 15 Temmuz’da cesurların en cesuru olduğunu gösterdi”

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Nayif'in Ankara temaslarına eşlik eden Kültür ve Enformasyon Bakanı Adel Al-Toraifi, SABAH'a konuştu. "Türk insanı 15 Temmuz'da cesurların en cesuru olduğunu gösterdi. 'nin güvenliği aynı zamanda Suudi Arabistan'ın güvenliği demektir" diyen Al Toraifi, Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu'nun sorularını şöyle yanıtladı:

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Suudi hükümeti Türkiye ile dayanışmasını gösterdi. FETÖ ile mücadelede ne gibi önlemler alıyorsunuz?
(FETÖ) TERÖRİST BİR ÖRGÜT: 'de asayişin sağlanmasından mutluluk duyuyoruz. 'nin güvenliği bölgenin güvenliği açısından oldukça önemli. Türkiye'nin güvenliği aynı zamanda Suudi Arabistan'ın güvenliği demektir; aksi Türkiye için de geçerlidir. Bu korkunç olay yaşanırken, Kral Selman dahil olmak üzere, Suudi hükümeti hemen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile iletişime geçmiş, Türkiye ve Türk halkının yanında olduklarını belirtmiştir. Türkiye vatandaşlarının sokağa çıkıp, silahlara karşı durmaları cesaretin ve vatanseverliğin en önemli örneklerinden biri. Bu olay Türk insanının cesurların en cesuru olduğunu da gösterdi. Tüm dünyaya hükümetine ve değerlerine inanan bir milletin askeri darbelere boyun eğmeyeceği mesajını da verdi. Öte yandan bahsettiğiniz örgüt (FETÖ) terörist bir örgüttür ve bu örgütün Suudi Arabistan'daki faaliyetlerinin engellenmesi için Türkiye ile işbirliği içindeyiz.

Türkiye ve Suudi Arabistan DEAŞ gibi terör örgütleri ve aşırıcılığa karşı nasıl işbirliği geliştirebilir?
EN BÜYÜK KURBANI MÜSLÜMANLAR: Suudi Arabistan, İçişleri Bakanlığı da yapan Prens Nayif'in dünya çapında teröre karşı verilen savaşta önde gelen isimlerden biridir. Suudi Arabistan, Türkiye ile birlikte DEAŞ'a karşı savaşan uluslararası koalisyona katılmıştır. Suudi Arabistan, İslam üzere olduklarını söyleyen bu din dışı oluşumlarla, her cephede savaşmaya devam edecektir. Bunun ardındaki sebebi sorduğumda, o (Prens Nayif) bana terörün en büyük kurbanlarının Müslümanlar ve Suudi Arabistan'ın en çok hedef alınan ülke olduğunu söyledi. Bunun da altında Suudi Arabistan'a sızmaları durumunda tüm dünyadaki Müslümanları etkileri altına alabilecekleri düşüncesinin yattığını ekledi. Dolayısıyla, Batılılara bağlı kalmadan, Müslümanlar olarak DEAŞ'a müdahale etmemiz gerekiyor.

Dünyada İslamofobinin yükselişte olduğunu görüyoruz. Suudi Arabistan'ın bu noktadaki tutumu nedir?
KENDİ ÜLKELERİMİZDE ÇÖZMEMİZ GEREKİYOR: Yurt dışından önce, kendi ülkelerimizde çözüm üretmemiz gerekiyor. Eğer DEAŞ'ın aşırıcı söylemine bir çözüm bulup, bunu ılımlı bir anlayış ile yerleştirirsek, yurt dışındaki Müslümanlar İslamofobiden kurtulabilirler. Batılı ülkeleri ise ılımlı İslam ile terörist örgütler arasında ayrım yapabilmeleri için bilgilendirmeye çalışıyoruz.

Suriye'de siyasi bir çözüm mümkün mü?
ÇÖZÜM ESAD'IN RESMİN DIŞINDA KALMASIYLA MÜMKÜN: Suriye'deki savaşı sona ermesi için Türkiye'deki ve uluslararası müttefiklerimizle yoğun çaba sarf ediyoruz. Milyonlarca insanı dehşet verici bir şekilde öldüren Esad'ın herhangi bir çözümde Suriye'nin lideri olarak devam edebileceğine inanmıyorum. Esad, Türkiye ve komşu ülkelerin güvenliğini de tehdit etti. Suriye'deki siyasi çözüm Esad'ın resmin dışında kalması ile mümkün. Suudi Arabistan, Suriye'deki ılımlı kesime ve mültecilere yardımda bulunmayı sürdürüyor.

Ortadoğu'da özellikle Suudi Arabistan'da Türk dizilerine büyük bir ilgi var, bu açıdan iki ülke arasındaki sosyo-kültürel ilişkilerin düzeyi ne konumda?
TÜRK DİZİLERİNİN REYTİNGİ YÜKSEK: Suudi Arabistanlıların Türk insanına karşı büyük saygısı var. Türk dizileri ise ülkemizde en fazla reyting yapan programlar arasında. Ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan'ın en ilgi gören turizm ülkesi. Suudi Arabistan yönetimi olarak önümüzdeki yıl Hac Türkçe kanalı projemiz hayata geçecek. Bu proje Hac yapamayan Türkler için Hac zamanında Mekke ve Medine'ye açılan özel pencere olacak. Biz onların buradaki manevi havayı hissetmeleri istediğimiz için Mekke, Medine ve Müzdelife başta olmak üzere bir çok yere 2 bin 500 kamera yerleştirdik. Türkiye'de Hac ibadetini imkânı olmayanlara, bu sayede Haccı getirmeye çalışacağız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER