YAZARA MAİL GÖNDER Ne teknoloji ne kent işte size teknokent

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

İsmiyle müsemma. Adıyla bütünleşmiş demek. Taşıdığı isim, yaptığı iş olmuş anlamı taşır. Tamirhane deyince tamir işleri yapılan mekânın anlaşılması gibi.
Bunun yanı sıra ismiyle müsemma olmayanlar vardır. Misal Denizli'de deniz yoktur. Tıpkı tahtakurusunda tahta, keçiboynuzunda keçi olmadığı gibi. Bir de teknokentte ne tekno ne de kent bulunmayışı, "ismiyle müsemma olmayışın" örneğidir.
İhracat rakamlarına bakıyoruz, Kuzeyde Rus ayısı, doğuda İran takozu, güneyde ateş çemberi yüzünden zaten başı belada olan ihracatımızın çıkış yolu, teknoloji yoğun üretime geçmek ama bunun için oluşturduğumuz kurumlar, dökülüyor.
Bu kurumların başında, sayıları 60'a varan teknokentler geliyor. Katma değeri yüksek üretim ve Ar-Ge için kurduk ama cari açığa çare olmadıkları gibi başka şeye dönüştüler. Açık iyi bir şey değildir. Aç ve açıkta olmayı çağrıştırır ki öyledir. Benim tanımım şu: Açık; ihtiyacı karşılamama hali... Ayağa yetmeyen yorgan... Ya derin kuyu veyahut kısa ip... Bu yüzdendir ki ben cari açığı da bütçe açığını da "akıl açığıyla" özdeş tutarım ve daha fazla aklın, sürdürülebilir çare olduğuna inanırım.
Devletin üretim ekonomisine sağladığı yığınca destek vardır ve yatırımcıya altyapısı hazır arazi sunmak, bunların içinde ilk sıralarda gelir. Beklenti, yatırım yapacak olanın önünü açmak, ona destek sunmak...
Fakat tecelli bu arazilerin "etik açık" yüzünden istismarına dair binlerce örneğin önümüze konulmasıdır. Bugün araziyi kuluçkada tutanı sorgulayan yeni bir zihin yapısına vardık. İyi de yaptık.
Bu sayfanın manşetinde kritik sektörlere gelecek yeni destekler yer alıyor. Arkadaşımız Dilek Güngör Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut ile Türkiye'nin take off (havalanma) dönemini konuşmuş.
Biliyoruz ki take off ileri teknolojisiz olmaz. Bunları kurduk ama benim dikkat çekmek istediğim, teknopark gibi inovasyon için elzem arazilerdeki benzer kötü kuluçkalar haline gelmesidir.
İleri teknoloji kümelenmesi için kamu, üniversite yakınlarında teknoparklar kurmuş ve burada "kuluçkalar" oluşmasına izin vermiştir. Amaç, bu kuluçkalardan binlerce kartal uçurmak, ekonominin ihtiyaç duyduğu katma değerli üretimi geliştirmek idi.
Burada da tecelli farklı... İşini iyi yapanları özenle ayrı tutarak... Çoğu teknokent bugün "emlak ofisine" dönüşmüş durumda. İçeride "amaca uygun yenilikçi üretim" yerine, organize sanayi gibi şirketler türemiştir. Kısaca buralar ne kent olabildi ne de teknoloji barındırıyor.
Üstelik burada yer almak isteyen ve hedefi inovasyon olan şirketler, hava parasından astronomik emlak bedeline dek yığınca maliyete katlanmak zorundadır. Ben, teknokentlere aktarılan kaynakların kısılması taraftarı değilim. Fakat üretmeyen kuluçkaların da artık sorgulanması gerektiğini düşünüyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.